Sitem Nedir? ve Örnekleri

Sitem Nedir ve Örnekleri,(fars. sitem). Bir kimseye, yaptığı hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık v.b. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme: Şimdi yatağın kenarına birakılıvermiş ‘olan küçük Muazzez de şikayet ve sitem dolu ağlamasına devam ederdi (Sabahattin Ali).

Canımın çekirdeğinde diken / Gözümün bebeğinde sitem var (B. Rahmi Eyüboğlu).

Sitem etmek, bir kimseye, öfkelenmeksizin çıkışmak: Bize de tramvayda «Buyurmuyorsunuz, tenezzül etmiyorsunuz» diye sitemler etti (Ahmed Rasim).

— Esk. Haksızlık, zulüm.

Eziyet.

Sitem-âlud (veya sitem-âlude), sitemli: Bir boğuk şada / Ruhunda inliyor, sitem-âlud ü pür-taleb (Tevfik Fikret).

Sitem-âzim, zalim, haksızlık eden.

Sitem- dîde, zulüm görmüş, haksızlığa uğramış.

Sitem-dîdegân, zulüm görenler.

Sitem-keş, eziyet çeken.

Sitem-name, sitemli mektup: Takdim olunmak üzere mükemmel bir sitemname hazırlamaktan… (Recaizade Ekrem).

Sitem-resîde, zulme uğramış.

Sitemli sıf. Sitem taşıyan: İhsan sitemli bakışlarla onu süzdü: «Bizden de mi saklı? Gücendim doğrusu» (Sabahattin Ali). Nazmiye, gözlerinin sitemli bir bakışiyle: «Nişanlımın teyzesi niçin senin yabancın olsun?» (R.N. Güntekin).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir