Sokollu Mehmed Paşa Kimdir?

Sokollu Mehmed Paşa Kimdir? Osmanlı sadrazamı (Sokol, Bosna, 1505 – İstanbul, 1579) Bosna’nın Şahinoğulları ailesindendir. Müslüman olmadan önceki adı Bayo idi. Çocukluğunda rahip olan dayısının yanında bir süre kilisede çalıştı.

Kanuni Süleyman’ın ilk zamanlarında devşirme memurlarından Yeşilce Mehmed Bey tarafından beğenilerek Edirne sarayına getirildi; Mehmed adını aldı. Bir süre Edirne sarayında eğitim gördükten sonra, İstanbul’a getirilerek Enderun’a alındı.

Hazine odasında ve Hasodada çalıştı. Sonra rikâbdar, çuhadar, silâhtar Ye büyük kapıcıbaşı olarak görev aldı. Barbaros Hayreddin Paşanın ölümü üzerine sancakbeyliği payesiyle kaptanıderya oldu.

İran seferinde Semiz Ali Paşanın Mısır beylerbeyliğine tayini üzerine Rumeli beylerbeyliğine getirildi (1549). Bu görevde bulunduğu sırada Avusturya ile Osmanlı devleti arasındaki barış bozuldu.

1551’de Sokullu Mehmed Paşa, Erdel seferiyle görevlendirildi. Semendire sancakbeyi Rüstem Bey, Niğbolu sancakbeyi Mehmed Bey ile bir kısım kırım kuvvetleri,

Eflak ve Boğdan voyvodalarının gönderdikleri birlikler, Sokullu’nun emrine verildi. Yardımcı olarak da 2 000 kişilik bir yeniçeri kuvveti gönderildi. Sokullu Mehmed Paşa ordugâhını Slankamen’de kurdu. Mihaloğlu Ali Beyin akıncıları ve Budin beylerbeyi Hadım Ali Paşanın askerleri de burada orduya katıldı. Sokullu Mehmed Paşa 80 000 kişilik osmanlı ordusuyla, 7 eylül 1551’de Slankamen’den hareket ederek Tisza ırmağını geçti ve Erdel’e girdi.

Bu sefer sırasında 12 kale Osmanlıların eline geçti. Tamışvar kalesinin kuşatması sırasında kış geldiği için ordu Belgrad’a çekildi. Ertesi yıl, Erdel seferiyle ikinci vezir Kara Ahmed Paşa görevlendirildi.

Sokullu da Rumeli beylerbeyliği kuvvetleriyle onun emrine verildi. 1552 Temmuzunda Tamışvar’ın ele geçirilmesinden sonra, Serdar Ahmed Paşa ile birlikte bazı kalelerin alınmasında yararlık gösterdi. Kuzey Macaristan’ın önemli bir kalesi olan Eğri’nin kuşatılmasında bulundu. Sokullu, bu kuşatmada 35 gün büyük çaba harcadı.

Fakat, kış yaklaştığından ordusuyla Belgrad’a çekilmek zorunda kaldı. 1552’de İran savaşı (Nahçivan seferi) başlayacağı sırada, padişah Sokullu’ya Rumeli askeriyle birlikte Tokat’ta kışlamasını emretti.

Nahçivan seferinin sonunda, padişahın Amasya’ya geldiği sırada üçüncü vezir olarak Divanı Hümayuna alındı ve Kanuni’nin en çok güvendiği devlet adamlarından biri oldu. Dobruca yöresinde ayaklanan Düzmece Mustafa’nın üzerine gönderildi (1555). Sokullu bu iş için Edirne’de karargah kurduğu sırada Niğbolu sancakbeyi, Düzmece Mustafa’yı yakalayarak Sokullu’ya teslim etti.

Sokullu Mehmed Paşa üçüncü vezirliği sırasında şehzade Bayezid ve Selim arasındaki mücadeleye karıştı. 29 Mayıs 1559’da Konya ovasında iki kardeş arasındaki savaşı Selim’in kazanmasında Sokullu’nun büyük payı oldu.

Rüstem Paşanın 10 temmuz 1561’de ölümü üzerine, sadrazam olan Semiz Ali Paşanın yerine ikinci vezirliğe getirildi. Dört yıl bu görevde bulundu. Semiz Ali Paşanın ölümünden sonra sadrazam oldu (1565).

Sokullu Mehmed Paşa, 1566 yılı başında, Avusturya imparatoru Maximilien tarafından gönderilen elçinin birikmiş vergileri getirmemesi ve anlaşmazlık konusu olan Erdel meselesi hakkında olumlu bir cevap vermemesi üzerine, Avusturya’ya savaş açılmasını sağladı.

1 Mayıs 1566’da İstanbul’dan yürüyüşe geçen ordunun başında ihtiyarlamış ve hasta olan Kanuni olmakla birlikte seferi baştan sona kadar padişah adına Sokullu yönetti. Zrinyi Mik-loş tarafından savunulan Sigetvar kalesinin kuşatılmasında, sadrazam büyük çaba gösterdi.

Kalenin alınmasından bir gün önce padişah öldü. Sokullu, padişahın ölümünü bir hafta saklamak zorunda kaldı; bu arada Kütahya’da bulunan şehzade Selim II’-ye mektup göndererek Belgrad’a gelmesini bildirdi.

Sokullu, padişahın ölümünü Belgrad’a dört konak kala Kanunî’nin otağının çevresinde Kur’an okutarak açıkladı. Disiplini bozulan askeri yatıştırdı.

Belgrad’a gelen Selim II’nin cülus bahşişinden kaçınması üzerine asker arasında yeni karışıklıklar çıktı. Sokullu, padişahın askerin isteğini yerine getirmesini sağlayarak olayları bastırdı.

Selim II Sokullu’yu sadaret makamında bıraktı. Bu sıralarda meydana gelen Yemen ve Basra isyanlarını bastırdı. Avusturya elçileriyle 7 ay süren görüşmeler sonunda bu ülkeyle bir barış antlaşması imzalandı. Sokullu, Osmanlı devletinin komşularıyla iyi ilişkiler kurduktan sonra, Asya’daki müslüman devletleriyle olan ilişkilerine eğildi.

XVI. yy.da Osmanlı imparatorluğu Hint denizi hâkimiyeti konusunda Portekiz ile mücadele ediyordu. Sumatra’daki müslüman Ace hükümdarı Sultan Alâaddin, Portekizlilerin saldırıları karşısında Kanuni Süleyman’dan yardım istemişti. Sokullu, Kurtoğlu Hızır Bey kumandasında Sumatra’ya yardımcı kuvvetler gönderdi.

Sokullu, İslam devletleriyle olduğu gibi Asya’daki Türk devletleriyle de ilişkiler kurmak istedi. Bu devletlerle Osmanlı devleti arasında en kısa yol olan Don ve Volga ırmakları arasında bir kanal açmayı ve bu kanalla Hazar denizini Karadeniz’e bağlamayı düşündü.

Kefe sancakbeyi Kasım Bey, bu kanalı açmakla görevlendirildi. Kanal inşaatı, Rusların saldırısı ve Kırım hanının bu işte gerekli çabayı göstermemesi yüzünden sonuçlandırılmadı.

1570’de Kıbrıs meselesi ortaya çıkınca Sokullu, Venedik ile barışın bozulmaması için, bu sefere önce taraftar olmadı. Avrupa devletlerinin Osmanlı devleti aleyhine birleşmesinden çekindi.

Sokullu’nun karşı çıkmasına rağmen Piyale Paşa, Lala Mustafa Paşa gibi vezirlerin ve Nakşa dukası Joseph Nassi’nin teşvikiyle Selim II, Kıbrıs’ın alınmasına karar verdi. Ebussuud Efendinin fetvasıyla açılan seferin başarılı olması için Sokullu da çalıştı. Kıbrıs adası ele geçirildi ve bir eyalet haline getirildi.

Sokullu, Kıbrıs’ın alınmasından sonra Venedik ile hemen barış yapmak için çalıştı. Avrupa hıristiyan devletlerinin, Osmanlı devletine karşı birleşmelerini önlemek için Fransa kralı Charles IX’a mektup göndererek eski dostluğun devamını istedi.

Sokullu’nun çabasına rağmen papanın önderliğiyle Papalık, Ispanya ve Venedik, Osmanlı devletine karşı bir kutsal birlik meydana getirdiler; 1571 sonbaharında İnebahtı’da (Lepanto veya Naupaktos) osmanlı donanması birleşik hıristiyan donanması tarafından yenildi.

Sokullu, yeni donanmanın yapımına büyük önem verdi. Sokullu’nun Venedik balyosuna söylediği «Biz sizden Kıbrıs’ı alarak kolunuzu kestik, siz bizim donanmamızı yenerek sakalımızı tıraş ettiniz.

Kesilen kol yerine gelmez, tıraş edilen sakal ise daha gür çıkar» sözü ünlüdür.Kış mevsimi içinde yoğun bir çalışma ile yeni bir donanma kuruldu. Avrupalılar yeni osmanlı donanmasının karşısına çıkamadılar. Venedik, Ispanya’dan yardım göremeyeceğini anladı, fransız elçisinin aracılığıyla barışı kabul etti ( mart 1573).

Piyale Paşa ve Kılıç Ali Paşanın emrindeki donanma Ispanyollara ait yerleri tahrip etti. Tunus ve Halkülvad kalesi alındı (1574). Bu sırada Selim II öldü; yerine Manisa’da bulunan Şehzade Murad padişah oldu (1574).

Sokullu Mehmed Paşa, Murad III devrinde de sadrazamlıkta kaldı. Güvendiği adamlarını ve akrabalarını önemli mevkilere getirdi. Murad III’ün tahta geçmesinden bir süre sonra İran şahı Tahmasp uzun süren bir saltanat devrinden sonra öldü.

Tahmasp’ın ölümü İran’da karışıklıklar çıkmasına sebep oldu. Bu karışıklıklar sırasında Van beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa İran’a savaş açılmasını teklif etti. İstanbul’daki savaş taraftarları da padişahı, savaş açılması konusunda etkilediler.

Sokullu, Padişaha İran’a açılacak seferin sakıncalarını anlattı. Kanuni devrindeki seferde çok sıkıntılar çekildiğini söyledi; fakat etkili olamadı. Sefere karar verildi. Lala Mustafa Paşa serdarlığa getirildi. Bu sırada Lehistan tahtı yine boş kaldı.

Rus çarı ve Avusturya imparatoru, Lehistan tahtını ele geçirmek için faaliyete geçtiler. Sokullu, Erdel voyvodası Bathory’nin Lehistan tahtına geçmesini sağladı. Bathory, Osmanlı devletini koruyucu olarak tanıdı.

Aynı zamanda Kırım hanına vergi vermeye devam edeceğini bildirdi. Sokullu, İngiltere ile bir ticaret anlaşması imzaladı. İspanya, bir elçi göndererek barış istedi; ancak bu ülkeyle barış, Sokulu’nun ölümünden sonra gerçekleşti.

Sokullu’nun son önemli işlerinden biri de Fas sultanlığındaki saltanat kavgasına karışması oldu. İdrisi hanedanından Abdülmelik tarafını tutan Osmanlı devleti Trablusgarp beylerbeyi Ramazan Paşayı Abdülmelik’e yardıma yolladı.

Abdülmelik Ramazan Paşa ile birleşerek rakibi Muhammed Mustansiri ve ona yardım için gelen Portekiz kuvvetlerini Vadiüsseyl’de yenilgiye uğrattı (1578). Bu başarılarına rağmen Sokullu’nun nüfuzu sarsılmaya başladı; ona karşı olanlar kuvvetlendi.

Yakın adamlarından Feridun Bey azledildi. Kethüdası ve güvendiği öteki kimseler görevlerinden alındı. Sokullu, bir ikindi divanında derviş kıyafetinde bir adam tarafından saldırıya uğrayarak öldürüldü (12 ekim 1579).

Sokullu’nun İstanbul’da Kadırga ve Azapkapısı’nda yaptırdığı iki cami ve imparatorluğun başka yerlerinde birçok hayratı vardır.

Sokollu Mehmed Paşa’nın Mimari Eserleri  

1577-1578 yılında İstanbul’un Azapkapı semtinde Sinan tarafından yaptırılan Azapkapı Camii, Galata’daki en önemli Osmanlı anıtı olarak kabul edilmektedir.

Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi, Sinan tarafından ca. 1572 İstanbul’un Eyüb semtinde, medrese, okul ve mezarının bulunduğu Külliye,Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi 1549 yılında inşa edilmiş ve iki defa da 1569’da Sinan tarafından genişletilmiştir.

İstanbul’un iki Osmanlı başkenti ve Edirne’nin Lüleburgaz arasındaki ana karayolunda bulunan kervansaray, hamam, cami, medrese, bir okul, pazar sokakları ve daha sonra Sultan’ın kullanımı için özel daireler.

Antakya yakınlarındaki İstanbul-Edirne karayolunda ve Payas’ta bulunan Havsa’da inşa edilen Külliyeler.
Sinan tarafından yaptırılan Alpullu, Lüleburgaz ve Çorlu köprüleri.

Arslanagića’daki köprü Trebinje’da en çok
Vezir’in Podgorica’daki köprüsü

Zepa’daki köprü ve Saraybosna’daki Keçi Köprüsü (Kozija ćuprija)

Havsa’daki halk hamamı, Yesildirek (İstanbul), Edirne ve Lüleburgaz halkı hamamları, Sinan tarafından yaptırılmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir