Sölenterler Nedir?

Sölenterler Nedir Hayvanlar aleminin bir şubesi. (Hemen hepsi suda [denizde] yaşayan, bir eksene göre bakışımlı, sölomsuz, torba şeklinde basit sindirim aygıtı bulunan hayvanlardır.)

Sölenterler Genel Özellikleri

Sölenterler’in hepsi, ne kadar karmaşık yapılı olursa olsun, kurtçuğumsu, basit bir esas tipten (gastrula) türer. Her canlı duyarlı bir dış deriyle sindirime elverişli bir iç deriden oluşan bir torba biçimindedir; torbamn ucunda bir delik bulunur (ağız).

Bu delik hem besinlerin alınmasına, hem dışkıların ve eşeysel ürünlerin dışarıya çıkmasına yarar. Selenterelerde bakışım ışınsaldır: yani organlar ağızdan geçen bir eksene göre ve onun çevresinde tekrarlanır; benzer kısımların sayısı birkaç taneden birkaç yüze kadar çıkar.

Dışta deri, içte bağırsak ödevi gören her iki deri tabakası, mezoglea adı verilen saydam bir maddeyle birbirinden ayrılır. Mezoglea çoğu zaman pek incedir. Fakat medüzlerde olduğu gibi bazen büyük bir gelişme gösterir.

Sölenterlerin derisinde knidoblast adı verilen hücreler vardır. Bunların içinde zehirli bir kese, keseye bağlı kıvrık bir tel ve telin ucunda bir iğne bulunur. Yakıcı kapsül (nematosist) adı verilen bu zehirli organ çok karmaşık bir savunma ve saldırma aracıdır.

Sölenterlerin Üremesi

Sölenterler yumurta ile çoğalır, yumurtadan çıkan kirpikli kurtçuk suda yüzer, erginleşince ya bir yere tutunur veya serbest kalır. Fakat selenterelerin çoğu tomurcuklanarak çoğalmaya ve topluluk kurmaya elverişlidir. Bir yumurtadan meydana gelen ilk selentereye 00zoit denir.

Blastozoitler, yani öteki bireyler tomurcuklanma yoluyla ondan ürer. Bunlar ya serbest bireyler haline geçer veya ilk selentereden ayrılmayarak kalabalık bir topluluk meydana getirir.

Mercanlar, hidralar, gorgonlar v.b. bu çeşit topluluklardır. Selentereler iki alt bölüme ayrılır: knidtiler ve taraklılar. Knidlilerin yakıcı kapsülü vardır, ötekilerin yoktur. Taraklılar da iki kısma ayrılır: küçükyutaklılar, büyükyutaklılar. Knidliler ise şu bölümlere ayrılır: hidralar (yeşil hidra), mercanlar (mercan, deniz şakayıkı, madrapar) ve gerçek medüzler (denizanaları).

En eski zoolojik devirlerde bile selenterelere rastlanır. Bütün deniz dibi tortullarında bunların kalıntıları bulunur. Bugün denizlerde, yüzeyden en derin çukurlara kadar, bir yere tutunmuş veya serbest halde selentereler vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir