Sultan Ahmet Camii,Mimari Özellikleri

Sultan Ahmet Camii Mimari Yapısı Caminin önü ve iki yanı, geniş bir dış avlu ile çevrilidir.

Çevresi pencereli bir duvarla kuşatılan bu dış avluya, üçü cephede olmak üzere sekiz kapıdan girilir.

Sultan Ahmet Camii Mimari Özellikleri

Sultan Ahmet CamiiCaminin iki ayrı kareye yakın planı vardır.

Birinci (öndeki) kare (iç avlu) 26 tane granit mermer ve porfir sütuna oturtulan 30 kubbeyle çevrilidir.

Mermer döşemeli olan avluda çevresinde altı mermer sütun bulunan bir şadırvan vardır.

Şadırvan kemerleri, kabartmalı o-larak rumî geçmelerle; köşebentleri de kabartma lâle ve karanfil motifleriyle süslüdür.

İç avluya, biri cepheden, ikisi yandan merdivenle çıkılan üç kapıdan girilir. Bu kapılar ve cümle kapısı bronzdandır.

İkinci kare (caminin harem kısmı) 64 X 72 m ölçülerinde bîr alanı kaplar ve çapı 24 m, yüksekliği 43 m olan bir orta kubbeyle örtülüdür.

Bu kubbe, dört büyük filayağı üzerine binen dört büyük kemere pandantiflerle oturur; 5 m çapında olan bu ayaklar, aşağıdan yukarıya doğru yivlidir. Bu yivler ayaklara yumuşak bir görünüş sağlar.

Üçer eksadra ile genişletilen sivri kemerli dört yarım kubbe, caminin içine büyük bir hacim verir.

Aşağıdan yukarıya beş sıra olarak istiflenen 260 yuvarlak kemerli pencere, yapıya büyük bir hafiflik ve hiç bir camide görülmeyen bir ışık sağlar. Caminin sol köşesinde hünkâr mahfeli yer alır.

Mozaik ve yeşim süslemeli mihrabı, sedefli kapısı, türkuvaz üzerine altın yaldızla yazılı çinileri, süsleme bakımından büyük bir değer taşır.

Mahfelin oyma ve kabartma işlemleri, mermer korkulukları taş işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır. Mahfelin yanında Ahmed I*in bir çilehanesi (itikâf köşesi) bulunur.

Hünkâr mahfelinin camiden ve Kasrı Hümayundan da girişi vardır. Mahfelin altındaki ahşap tavan da süsleme bakımından zengindir.

Caminin duvarları XVI. yy. sonuyla XVII. yy. başlarına ait çini panolarla kaplıdır.

İnşaat defterlerine göre, burada 21 043 çini kullanıldı. Çinilerdeki motifler sayılamayacak kadar çoktur.

Camideki yazılar devrin ünlü hattatlarından Ahmed Gubarî tarafından yazıldı.

Sedef işleri mimarın kendisi tarafından yapıldı. Zamanla bozulan kalem işleri, gene de eski özelliklerini korur.

Caminin, diğerlerinde görülmeyen özelliklerinden biri de altı minareli oluşudur.

Ana kapının iki tarafında yer alan minareler ikişer şerefeli, köşelerde yer alanlar üçer şeref elidir. Cami, bu altı minare ve kubbesiyle, Ayasofya’nın ağırlığı karşısında, hafifliğin ve inceliğin başanlı bir örneğidir.

Cami, Sultan Ahmed’in türbesi, misafirhane, imaret, medrese, dârüşşifa, çarşı gibi yapıların merkezi durumundaydı.

Atmeydanı’nın (Sultanahmet) bir ucunda yer alan bu binalar, sonradan ortadan kaldırıldı. Caminin sol tarafında bulunan Kasrı Hümayun da yandı.

Sultan Ahmet Camii

Sultan Ahmet Camii

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir