Süngerler,Özellikleri,Sindirim Sistemi | Biyoloji Bilgileri |

Süngerler hakkında Bilgi, Çoğunlukla denizlerde yaşayan basit, çok hücreli hayvanlar.

Sünger çokhücreli hayvanların en ilkel olanlarındandır.

Süngerler Özellikleri

Vücut yapısında gerçek doku ve organlar bulunmaz; ağzı, iç organları, sinir sistemi yoktur.

Evrim ve yapı bakımından, çok hücrelilerden ziyade tek hücrelilere yakınlık gösterir.

Süngerlerin Sindirim Sistemi

Sünger suda yaşayan bir hayvandır. 5 000 Kadar türü vardır; bunların 150 kadarı tatlı sularda, geri kalanı denizlerde yaşar.

Basit bir sünger, tabanı yere yapışık küçük bir tüpe benzeri tabanın tam karşısında «oskulum» denilen bir delik bulunur; burası sindirim boşluğuna giren suların ve sindirilmeyen maddelerin dışarı atıldığı yerdir.

Ayrıca süngerin çeperlerinde «por» denilen birtakım delikler bulunur.

Besinler su ile beraber buradan vücut boşluğuna girer.

Besin parçacıkları vücut boşluğunu saran içderideki yakalı ve kamçılı hücreler tarafından yakalanarak sindirilir. Süngerlerin 1 mm’den 180 sm’ye kadar değişik büyüklükte türleri vardır; tatlı sularda yaşayanlar genellikle küçüktür.

Süngerin vücudu yumuşaktır; vücuda desteklik eden iskeleti ise iğneciklerden, tellerden veya boynuzsu maddeden oluşur.

İskeletlerinin yapısına göre süngerler başlıca üç gruba ayrılır: kalkerli süngerler (calcarea), denizle

rde bulunur; boyları 15 sm’den büyük değildir; iskeletleri 1,3 veya 4 sıra kalsiyum karbonat iğneciklerinden ibarettir.

Silisli süngerler (hexactinellida) [Bunlara camsı süngerler de denir.] denizlerde 200-1200 m derinlikte bulunur;

iskeletleri tüle benzer düzgün bir kafes teşkil eden 6 sıralı silis iğneciklerden meydana gelir.

Keratinli süngerler (cornacuspogia) denizlerde ve tatlı sularda bulunur, iskeletleri sponjin denen keratin tellerinden oluşur.

Tuvalet süngeri de denilen doğal sünger, bu hayvanların bazı türlerinin (Euspongia officinalis ve Hippospongiolequina) iskeletinden ibarettir.

Sponjin tellerinin arasında çok ince kum tanecikleri bulunur.

Temizlemede eşyayı silen ve parlatan bu kumlardır.

Süngerleri sünger avcısı denen dalgıçlar denizden çıkarır.

Çıkarılan süngerler bir süre çürümeye bırakılır.

Sonra suda ayakla çiğnenir, daha sonra, asitli su ile yabancı maddelerden arıtılıp ağartılır.

Usulüne göre temizlenerek sterilize edilen süngerler eskiden cerrahîde, boşlukları genişletmek için kullanılırdı.

Bir cevap yazın