Sürüngenlerin Yapısı

Sürüngenlerin Yapısı,Damağın yapısı önemli değişiklikler gösterir.

Sürüngenlerin Yapısı
Sürüngenlerin Yapısı,Damağın yapısı önemli değişiklikler gösterir. İlkel yapı, kertenkeleler gibi, bazı sürüngenlerde korunur fakat kaplumbağalarda ikincil bir damak ortaya çıkar ve bu, timsahlarla memeli sürüngenlerde daha da gelişir.

İlkel yapı, kertenkeleler gibi, bazı sürüngenlerde korunur fakat kaplumbağalarda ikincil bir damak ortaya çıkar ve bu, timsahlarla memeli sürüngenlerde daha da gelişir.

Çene eklemi, dörtköşemsi kafatası kemiği ve squamosus kemikleri arasında oluşur.

Dişler, genellikle koni biçimlidir.

Dişlerin değişik biçimlerde olması özellikle memeli biçimlerde görülür.

Eksen iskeletinde, kaplumbağalar ve yılanlarda göğüs kemiği yoktur.

Omurların gövde kısımlarının ya yalnız arka tarafları ya da yalnız ön tarafları çukurdur.

Sürüngenlerin Yapısı

Sürüngenlerin üyeleri bir dört ayaklı üyesinin temel yapısındadır, fakat kimi kez çok değişikliğe uğrar ve pterozorlarda olduğu gibi uçmaya ya da pleziyozorlar ve ihtiyozorlarda olduğu gibi yüzmeye uyarlanma gösterir.

Bazı dinozorların’ ön üyeleri gibi çok indirgenmiş de olabilir; son olarak ayaksız kertenkeleler (kahverengi köryılan) ve yılanlarda hiç üye bulunmaz.

Birçok sürüngende, barsak başlıca iki bölüt içerir: Bunlardan biri, dar olan incebarsak ve öbürü bir boğumlu incebarsaktan ayrılmış olan daha uç tarafta bulunan kahnbarsaktır.

Kalın barsağın başlangıç bölümünde çıkıntılar vardır.

Yılanların ve boncuklu kertenkelelerin tükürük bezleri, zehir bezlerine dönüşmüştür.

Akciğerler, birçok kertenkelede ve noktalı kamadişte az gelişmiştir: Kimi türlerde yalnızca sağ akciğer gelişme göstermiştir.

Sürüngenlerin kalbi genelde iki kulakçık ve bir karıncık kapsar: Yalnızca timsahların iki karıncığı vardır.

Kalbin bölmelere ayrılmış olması sayesinde, toplardamar kanı (kirli kan) ve atardamar kanı (temiz kan) birbirinden iyice ayrılmıştır. Kalpten çıkan ana atardamarın başlangıcındaki şişkin bölüm uzunlamasına üçe, yani bir

akciğer atardamarı ile iki ana atardamar yayma ayrılmıştır.

Sürüngenlerin böbreği, çok lopçuklu olması nedeniyle kertikli bir görünümdedir.

Sidik borusunun her kolu bu lopçukların birine denk düşer.

Kimi sürüngenlerde bir sidik torbası vardır.

Üreme aygıtı amniyonlularm üreme aygıtıyla aynı genel yapıdadır.

Erkekte bir çiftleşme organı vardır.

Tiroyit bezinin yapısı yalındır.

Dinozorların çok büyük boyutlu olmalarının nedeni, hipofizin aşırı çalışmasına bağlanmıştır.

Sinir sistemine gelince, sürüngenlerde beyin kabuğu özellikle koku alma sinirlerini içerir; bu bir rinansefaldir.

Üç köşeli bir bağ, beyin yarıkürelerini birbirine bağlar; beyincik indirgenmiştir.

Sürüngenlerde görme oldukça gelişmiştir.

Fosil biçimlerde ortada tek bir göz vardı.

Sürüngenlerin koku alma duyusu da aynı biçimde gelişmiştir.

Yılanların dilinin ucu ortamdaki kokuya karşı duyarlıdır.

İşitme, sürüngenlerin yaşamında ancak küçük bir rol oynar.

Çıgıraklı yılanın yüzünde, kızılaltı ışınları algılamaya yarayan bir yüz çukuru vardır.

Kimi sürüngenler özellikle, birçok yılan ve Kuzey Amerika’nın ıssız yerlerinde yaşayan boncuklu kertenkele gibi birkaç kentenkele zehirlidir. Yılanların zehir bezleri kulakaltı bezlerinden türemiştir.

Demek ki zehir, değişikliğe uğramış tükürüktür.

Bu bezler bir kanalla üstçenedeki dişlerle bağlantılıdır.

Boncuklu kertenkelelerde, zehir tersine,altçene dişleriyle akıtılır.

Dünyada zehirli yılanlar yüzünden yılda yaklaşık 30-40 000 ölüm olayı görülür.

Bir cevap yazın