Sürüngenlerin Yaşam Döngüsü

Sürüngenlerin Yaşam Döngüsü,Yılanlar ve kaplumbağaların sınırlı yaşam yerleri yoktur. Gerçek koloni oluşturan sürüngen sayısı azdır fakat çoğu, özellikle kışı geçirmek için oldukça büyük topluluklar oluştururlar.

Bazı türler, karınca ya da termit yuvalarında yaşarlar. Bu durum özellikle ikiyönlü kertenkelegillerde (Amphisbaenidae) görülür.

Cinsel farklılık genellikle az belirgindir; sırt yüzgeçleri ve baş boynuzları kimi kez erkeğe özgüdür.

Eşler (yani bir erkek ve bir dişi) çiftleşmek için dışkılıklarını birbirine yaklaştırırlar. Erkek, dişinin sırtına kimi kez dişleriyle yapışarak ata biner gibi biner.

Döllenmede gecikme olabilir, spermato-zoyitler de uzun süre canlı kalabilirler: Bir yılan son çiftleşmesinden beş yıl sonra yumurtiayabilir.

Sürüngenler, çoğunlukla, yumurtlayıcıdırlar (ovipar). Yumurtalarım toprağa gömerler; yavru, yumurtadan çıktığında erişkinin küçük bir modeli gibidir.

Dişi aligator, bitki kalıntılarıyla bir yuva yapar; bu, sürüngenlerde seyrek görülen bir durumdur. Kimi kertenkeleler ve yılanlar, sözgelimi engerek ve doğurgan kertenkele doğurucudur (vivipar). Sürüngenlerin deri değiştirmesi iyi bilinen bir olaydır.

Üstderinin boynuzsu tabakası (stratum corneum) yaklaşık her ay parçalar halinde düşer. Büyüme, beslenme, sıcaklık gibi çeşitli iç ve dış etkenler bu olayın kaynağı olabilir.

Yılanlar derilerini tek bir parça halinde bırakırlar. Sürüngenler, yüz yaşma, hatta kaplumbağalar bunun iki katı kadar olmak üzere, çok ileri yaşlara erişebilirler.

Tropikal bölgelerde yaşayan sürüngenlerin bolluğuna karşın, kimi türlerin seyrekleşmesinden ya da ortadan kalkmasından insanlar sorumludur (yılan derisinin özellikle marokencilikte kullanımı nedeniyle). Rodriguez adası kaplumbağasının (Testudo vosmaeri) soyu, XVIII. yy’a doğru tükenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir