Süryanice Nedir,Kökeni,Özellikleri

Süryanice Nedir,Kuzey Mezopotamya’da konuşulmuş eski sami dili.Yeni Süryanice, Rezaye gölü kıyılarında oturan halkların konuştuğu dil.

Süryanicenin Kökeni

Süryanice, sami dillerinin Aramca öbeğine girer. Doğu Aramcadan gelen bu dil, gerçekte, Suriye hıristiyanlarının klasik dili haline gelen Edessa şehrinin lehçesiydi.

Hıristiyanlıktan önce konuşulan ve yazılan Süryanice ancak M.S. II. yy.dan itibaren önem kazandı: Peschitta denen İncil tercümesi, Badresane ve oğlu Harmonius’un İlahileri ve felsefe kitapları, Edessa yakınlarındaki hıristiyanlar tarafından kilise dili olarak kabul edildi ve Yahudiler ile hıristiyanlar arasında «pagan» kelimesiyle eşanlamlı olarak kullanılan «aramca» kelimesinden kaçınmak için «Süryanice» adını aldı.

Daha sonra, Yunancanın ardından, Doğu Roma imparatorluğunun en önemli dili oldu ve misyonerler aracılığıyla Çin’e kadar girdi (iki dilli Sin-gan-fu yazıtı bunu kanıtlar).

III. yy.dan VII.yy.a kadar, özellikle ilahiyatla uğraşan ama yunan felsefi ve İlmi geleneklerinin de mirasçısı olan zengin bir edebiyat oluştu.

Zaten yunanca etkisi, birçok yunanca terim aktaran ve Yunancanın cümle yapısını örnekseyen dilde de görülür.

V. yy.daki ilahiyat tartışmaları Süryani kilisesini iki rakip gruba ayırdı: Roma imparatorluğu tebaası olan monofizit Jakobitler ve Pers imparatorluğuna göçen Nesturiler. Bu bölünme, dil alanına da yansıdı.

VII. yy.da Süryanice, Aramacanın alan kazanması ve günlük kullanımda Süryanicenin yerini almasıyla litürji dili haline gelince nesturi ve jakobit gramercileri nokta-ünlüleri kullanarak Incil’in geleneksel okunuşunu kesinleştirdiler.

Bu ünlüleşme iki grubun telaffuzunda farklılaşmaların doğmasına yol açtı.

Batı Süryanîcedeki (a) ve (o)yu nesturilerin dilinde (o) ve (ou) karşılar. En eski telaffuz biçimi batı telaffuzudur. Daha sonra bu iki sistem bir karışım halinde birleşmiştir.

Süryanice, arap fetihlerinden sonra yunan medeniyeti kalıtlarını Araplara aktaran bir kültür dili olarak XIII. yy.a kadar yaşadı.

Süryanice bugün bile doğu hıristiyanlarının kutsal dilidir ve Asya’daki bazı bölgelerin lehçelerinde canlı bir dil biçimi olarak devam eder.

Süryani yazısı palmyra dili aracılığıyla aram yazısından türemiştir; iki tipi vardır: eski biçim estranguelo («yuvarlak») ve işlek yazı serto («yazı»).

Manicıler Süryani yazısını kabul ettiler ve bu yazıyı Çin Türkistanı’na kadar soktular. Moğollar hala Süryanî alfabesinden türemiş bir alfabe kullanmaktadırlar.

Yeni Süryanice

Edessa’da konuşulmuş dilin çağdaşı olan bir süryani lehçesinden türemiştir. Amerikalı misyonerler bu lehçeyi edebiyat dili haline getirmeyi başarmışlardır.

Yeni Süryanice, Edessa’da konuşulmuş eski ağızdaki atılmış biçimleri (sebep geçmiş zamanı gibi) muhafaza eder; buna karşılık Süryanicedeki birçok biçimi yitirmiştir.

Melodili bir ses sistemi Yeni Süryanicenin başlıca özelliğidir. Kelime hâzinesinde birçok türkçe, kürtçe veya arapça kelime vardır.

Bir cevap yazın