Şüyuun Giderilmesi

Şüyuun Giderilmesi Ne Demek,Müşterek mülkiyette, paydaşlar arasında aynen paylaştırma (taksim) ile veya mülkiyet konusu şeyin satılarak bedelinin paylaştırılması yoluyle son verme. Şüyuun giderilmesi, rıza ile veya kazai yolla olur. Paydaşlar, rızalarıyla şüyuu gidermeleri halinde, aralarında buna ilişkin bir sözleşme yaparlar.

Şüyuu Şüyuun Giderilmesi

Paydaşlar şüyuun giderilmesinde üç yoldan biri üstünde anlaşabilirler:

1. aynen taksim…

2. mülkiyet konusu şeyin pazarlık veya artırma şeklinde satılarak bedelinin paylaşılmas.

3. mülkiyet konusu şeyin, paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından iktisap edilmesi. Kanunun saymış olduğu bu yollardan başka bir yola başvurmak da mümkündür.

Mesela, müşterek mülkiyete konu olan yerin, başka bir şeyle trampa edilmesi de söz konusu olabilir.

Şüyuun giderileceği şey, bir gayrımenkulse, sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekir. Tarafların müşterek mülkiyete nasıl son verileceği üstünde anlaşamamaları halinde şüyu, kazai yolla (mahkeme kararıyla) sona erer.

Şüyuun giderilmesi davası, sadece paydaşların taksim şekli üstünde anlaşamamaları halinde değil, taksim şekli üstünde anlaşmış olsalar bile sonradan paydaşlardan birinin taksime gitmemesi halinde de açılır.

Hakim, şüyuun giderilmesi davasının açılması halinde, taksim şeklini tespit etmekte bağımsız değildir. Hakim, dava konusu şey aynen bölünebiliyorsa, aynen taksime; aynen bölünememe halinde satışa karar verebilir.

Bunun yanında hakim, satışa karar vermişse, satışı açık arttırma yoluyla yaptırmak zorundadır. Aynen taksime gidebilmek için gerçekleşmesi aranan şartlar şunlardır:

1. şey, paydaşların paylarına uygun olarak kısımlara ayrılabilmelidir.

2. bölünmeden sonra, bu parçaların bölünmüş olarak değerlerinin toplamının tamamın değerine oranla, önemli bir düşüklük göstermemelidir (bu değerlendirme objektif ölçülere göre yapılır).

3. bütün paydaşlar aynen taksimi reddetmiş veya aynen taksime gidilmeyeceğine ilişkin bir sözleşme yapmamış olmalıdırlar.

4. aynen taksim, kamu hukuku kurallarına göre yasaklanmış olmamalıdır.

Şüyuun aynen taksim şeklinde giderilmesi mümkünse hakim, önce sehimleri (bölümleri [her paydaşa düşecek olan parça ve kısımlar]) somut olarak belirtir.

Paylar eşitse, sehimler de eşit olacağı için, bunların paydaşlara taksiminde kur’a çekme usulüne başvurabilir. Uygulama, bu kura çekme usulünü zorunlu olarak benimsemiştir.

Taksim edilen sehim eşdeğerde değilse, o zaman daha düşük değerdeki yeri alan paydaşa, öteki paydaşlar belirli bir ivaz verirler. Böylece değer yönünden bir eşitlik sağlanmış olur.

Şüyuun giderilmesi davası, herhengi bir paydaş tarafından istenebilir. Burada davalı öteki bütün paydaşlardır. Kural olarak, paydaşlar her zaman şüyuun giderilmesini isteyebilirler. Ancak belirli bazı durumlar için sınırlama vardır.

Bu durumlar şunlardır:

1. taraflar bir sözleşmeyle (idamei şüyu sözleşmesi) şüyuun giderilmesi hakkını engellemişlerdir. Bu durumda, paydaşlar belirli bir süre için paylı durumun devamı üstünde anlaşmışlardır. Bu sözleşmenin süresi en çok 10 yıldır.

Ancak bu 10 yıllık süre dolduktan sonra, paydaşların yeni bir sözleşme yapmalarına engel yoktur. Sözleşme sona ermeden paydaşlar şüyuun giderilmesini isteyemezler.

2. müşterek mülk devamlı bir amaca tahsis edilmiştir. Müşterek mülkiyetin konusu olan şey, devamlı bir amaca tahsis edilmişse, şüyuun giderilmesi istenemez. Mesela bir arsanın paydaşlara garaj olarak hizmet etmesi için satın alınması halinde, devamlı bir amaca tahsis söz konusudur. Bunun gibi, komşu iki gayrimenkul arasındaki çit, parmaklık gibi sınırlar üstünde müşterek mülkiyet söz konusuysa, şüyuun giderilmesi istenemez.

3. zaman uygun değildir. Şüyuun giderilmesi, uygun olmayan bir zamanda da istenemez. Şeyin bölünmesi, paydaşların hepsi veya bir kısmı için ağır külfet ve önemli zarar verecekse, zaman uygun değildir. Mesela ekim yapılmış ve daha hasat alınmamışsa, şüyuun giderilmesinin istenmesi için zaman uygun değildir.

Bunun gibi, müşterek mülkiyete konu olan gayrımenkulün değerinin daha sonra çok yükseleceğinin, açık olduğu durumlarda şüyuun giderilmesinin hemen istenmesi yönünden zaman uygun değildir.

Medeni kanunun, şüyuun giderilmesine ilişkin hükümleri genel hükümler olarak müşterek mülkiyete bağlı olan bütün yerlerde uygulanması gerekirse de, Kat Mülkiyeti kanunu bir istisna getirmiştir.

Kat Mülkiyeti kn. md. l’e göre, kat mülkiyetine bağlı olan yerlerde şüyuun giderilmesi (ortaklığa son verme) istenemez. Ancak, bu bağımsız bölüm üstünde birden fazla kimse müşterek malikse, bu bağımsız bölüm için şüyuun giderilmesi istenebilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir