Anasayfa | Tarih | Kurtuluş Savaşı | Yozgat Ayaklanması

Yozgat Ayaklanması

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Düzce ayaklanması bastırıldıktan sonra Çerkez Ethem kuvvetleri Salihli cephesine dönme hazırlığı yapmak üzere, Adapazarı’na gelmişti. Çerkez Ethem birliklerini cepheye gönderirken önce kendisi Eskişehir’e gitti. Oysa Genelkurmay,Yozgat ayaklanmasını yine Çerkez Ethem kuvvetlerinin bastırmasını istiyordu.

Bu nedenle Çerkez Ethem Ankara’ya isteksiz gitti. Fakat Ankara’da Çerkez Ethem’in Mustafa Kemal Paşa, Fevzj Paşa (Çakmak), Albay ismet (İnönü) ile yaptığı konuşmalar sonunda Yozgat ayaklanması hakkında görüş birliği sağlandı. Çerkez Ethem Ankara’da birkaç gün konuk edildi. Kendisine saygı ve sevgi gösterileri yapıldı.

Çerkez Ethem Ankara’daki konuşmalarında şu itirazı ileri sürmüştü: “Siz bu kadar zamandan beri Ankara’da, devlet merkezinde bir ayaklanmayı dahi bastıracak bir kuvvet yaratamamışsınız. Buna şaşıyorum. Biliyorsunuz, Yunanlıların yakında genel saldırıya geçmeleri ihtimali var. Ben birliklerimi, Eskişehir’den Salihli cephesine taşımaya başladım bile...”

Çerkez Ethem bu görüşlerinde yanılıyordu. Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılalı beri iki aylık bir süre geçmişti. Buna rağmen Yunan cephesi kurulmuş, İstanbul hükümetinin ve ingilizlerin yardım ve teşvikleriyle yer yer ortaya çıkan ayaklanmalar, Ankara hükümetini en çok uğraştıran konular olmuştu. İmkanları olmayan, birçok şeyden yoksun kalmış ve zor koşullar altında çalışmalar yapmış Ankara hükümeti, elbet de başarı sağlayacak bir halde olamazdı. Çerkez Ethem Ankara gezisinden döndüğünde, bir şeyler yapmak düşüncesine kapılmıştı. Kendisi cahil, atılgan bir kimse idi. Ankara hükümeti bu dönemde ondan yararlanmayı, bu nedenle millete yararlı olduğu sürece onun isteklerini yapmayı görev bilmişti. Oysa Çerkez Ethem, Mustafa Kemal’i yoketmeyi, Ankara hükümetini ortadan kaldırmanın çarelerini aramaya başlamıştı. Bu kıt görüşle, bundan yedi ay sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı geldiği ve ayaklandığı görülecektir.

Çerkez Ethem kuvvetlerini Alaşehir- Salihli cephesine göndermekten vazgeçerek, Ankara’ya hareketini emretti.Çerkez Ethem birlikleri 16/19 Haziran 1920 günü trenle Eskişehir’den Ankara’ya taşındı. Bu taşınma sırasında, piyadelerin yorulmaması için ve Yozgat’a taşınmaları için 90 tane yaylı araba hazırlandı. Ankara’ya gelen ve oradan Yozgat’a nakledilen Çerkez Ethem kuvvetlerinin, 70 subay, 2100 piyade, 1300 atlı, dört dağ topu, sekiz makineli tüfekten oluştuğu görüldü.

Yozgat Ele Geçirildi

Yozgat ayaklanması ise şöyle görünüyordu: Yenihan, Tokat, Zile, Mecitözü, Çorum, Sungurlu, Keskin, Çiçekdağı mevkileri Ankara hükümetinin elindedir. Fevzi Bey adında bir asi, 14 Haziran 1920 günü Sivas ile Şarkışla arasındaki Kayadibi bucağını basmıştır. Tokat yöresinde Gülpınar köyünde toplanan 200’den fazla âsî Tokat’a saldırı hazırlığında, Çorum’un Ortaköy bucağında toplanan âsîler, Zile’den gönderilen süvari birliği ile çarpışmışlar ve oradan Cevizli’ye gelmişler, Yozgat asiler tarafından işgal edilmiş ve işgalden sonra olaylar cereyan etmiş, ayaklanmayı düzenleyen ve kışkırtan hakkında gerekli cezalar verilmelidir. Bunun için, kuvvetleri dağıtılıp, güvenliğin sağlanması gerekmektedir.20 Haziran 1920’de Ankara’dan hareket eden Çerkez Ethem kuvvetleri 20/21 Haziran gecesini Kılıçlar köyünde, 21,22 Haziran günlerini yürüyerek Yozgat’a geldiler. 23 Haziran 1920 günü yapılan savaşlarda Yozgat ele geçirildi. Ele geçirilen on iki asi elebaşı, kurulan askeri mahkeme kararı ile Yozgat’ın içinde asıldılar. Çerkez Ethem Yozgat’ta 200 kişilik bir kuvvet bırakarak kuzeye, âsîlerin toplandığı haberinin geldiği Alaca üzerine yürüdü. 24/25 Haziran gecesi Alaca kuşatıldı. Asilerin kaçması için önlem alındığından, 25 Haziran sabahı yapılan iki saatlik çarpışma sonunda asilere çok kayıp verdirildi.

Bu olaylar sürerken Yunan ordusunun 22 Haziran 1920 tarihlerinde Bursa ve Uşak yönlerinde yaptıkları saldırı çabuk gelişti ve memleketin önemli bir bölümü Yunanlıların eline geçti. Ülkenin en kritik zamanında Yozgat asilerinin Türk milletine yaptıkları ayaklanma, büyük hainliği ortaya koymaktadır.

Çerkez Ethem kuvvetleri asilerin elebaşılarına acımadan idam cezası vermekten çekinmedi. Çerkez Ethem kuvvetleri,9 Temmuz 1920’de Yozgat’ı bırakarak Batı cephesine gitti.Bundan sonra bölgedeki asi gruplarının temizlenmesi işi Binbaşı Çolak İbrahim kuvvetleriyle, Albay Refet (Bele) kuvvetlerine verildi. Bölgedeki başkaldırmalar bastırılmış, elebaşıları ya teslim olmuş ya da öldürülmüşlerdi. Bütün bu olaylar bitti gözüyle bakılırken, bölgede durgunluk tamamı ile sağlanamadı. Nitekim bir süre sonra ‘İkinci Yozgat Ayaklanması’ oldu. Birinciye göre çevresi ve ayaklanma alanı azdı (5 Eylül- 30 Aralık 1920).

İkinci Yozgat ayaklanması birinci Yozgat ayaklanmasında aman dileyen âsilerden kurulu 500 kişilik Akdağmadeni Alayı’nın cepheye gönderilmesinden doğmuştu.Bu alay gönüllülerden oluşmuştu. Kurulduktan sonra Ankara’ya gönderilmek üzere Yozgat’ta toplanmıştı. Ama bunlardan 49 kişi 5/6 Eylül gecesi kaçtılar. Kaçmalarına sebep de Kuva-yı Milliye emrinde çarpışmak istemeyişleriydi. Bunlarla birlikte kaçan Deli Hacı, Hasan ve Küçük Ağa gibi elebaşıları dağa çıkmışlar ve Deveci Dağı bölgesine yayılmışlardı.

Genelkurmay Başkanlığı, Akdağmadeni Alayı’ndan yararlanamayacağını anladığından, cepheye şevkinden vazgeçmiştir. Ancak bu alaydan 80 kişilik bir kuvvet Yozgat milletvekili Bahri Bey’in emrinde olarak ayaklanmaları bastırmak hizmetinde görevlendirildi. Eylül 1920 başlarında Küçük Ağa 200 kişiyi, Postacı Nazım da 300 kişiyi etraflarında toplamışlardı.

Çengelhan Olayı

(8 Eylül 1920) Amasya ile Tokat arasında bulunan Çengelhan, 8 Eylül 1920 günü 120 kişilik bir asi kuvveti tarafından sarıldı.Asiler, korku yüzünden Amasya ve Tokat’a kaçmakta olan halkın ve tüccarların eyşa, para ve arabalarıyla atlarını zorla aldılar. Direnenleri de öldürdüler. Yağmalarını yaptıktan sonra, Turhan’ın kuzeyindeki Boğalıdağ köyüne doğru çekildiler. 9 Eylül 1920 günü de Zile’ye bağlı Ortaköy bucağı asiler tarafından basıldı. Bunun üzerine Sorgun’da bulunan Yozgat ve Boğazlıyan milli kuvvetlerine ait 169 atlıdan oluşmuş birlik, Jandarma Binbaşısı Naci Bey komutasında Ortaköy’e gönderildi. Birliğin 30 kadar öncüsü, ishaklı ve Höyük köyleri arasında köylüler tarafından sarıldı ve tutsak edildi. Öncü birliğin saldırıya uğraması, arkadan gelen asi birliğin dağılmasına neden oldu. Dağılanlardan bir bölümü Zile’ye kaçtı. 70 kadarı da asilere katıldı. Asilere katılmayanların da silâhlar ve elbiseleri alınarak, serbest bırakıldılar Birlik Komutanı Binbaşı Naci Bey, yanında 25 kadar atlı olduğu halde uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Ey mir köyüne çekildi.

Bu olay üzerine ayaklanmanın yeniden başladığına inanan Genelkurmay Başkanlığı, daha önce Yozgat’tan ayrılmış olan II. Kuvve-i Seyyare’ye yeniden bu bölgeye gitme emri verdi. 10 Eylül 1920 günü trene bindirilmiş kuvvetler, Eskişehir’den Ankara’ya taşındı. 19 Eylül 1920 günü Yozgat’a varan bu kuvvet, 420 er, dört makineli tüfek, iki toptan ibaretti. Doğrudan Genelkurmay’a bağlı idi. Tepeleme işiyle Binbaşı Çolak İbrahim görevlendirildi, (kinci Kuvve-ı Seyyare’nin Yozgat’a gelmek üzere olduğu sıralarda Çengelhan ve Nogaykızı köyünde olaylar sürmekte idi.II. Kuvve-i Seyyare Komutanı Binbaşı Çolak İbrahim, Yozgat’a gelip Akdağmadeni yöresini daha önemli gördü. 21 Eylül 1920 günü, Karamağara yönünde hareket etti. Bu sırada Deli Hacı ve Küçük Ağa çetelerinin Karamağara yakınlarında toplanarak Akdağmadeni’ni tehdit ettikleri haberi alınmıştı.

23 Eylül 1920 sabahı Ayvalı-Çiçekli höyüğü hattında Aynacıoğulları ile Küçük Ağa ve Katil Mustafa çetelerine rastlandı. Yapılan çarpışmada asiler iki ölü ve birçok yaralı bırakarak dağıldı. Birlikten bir şehit, bir yaralı verilmişti.

Dağılan asiler Deveci Dağı doğrultusunda kaçmışlardı. II. Kuvve-i Seyyare, 25 Eylül 1920’ye kadar bunları izledi. Bu tarihte yerel jandarmalar tarafından Küçük Ağa çetesinden bir tutsak ve üç hayvan alındı. Elebaşılardan Arap diye anılan azılı eşkıya da öldürüldü. Birlik aynı gün saat 10 sıralarında Koyunculu köyü yakınlarında Aynacıoğlu çetesine rastladı. Bir saat kadar süren çarpışma sonunda asiler 17 ölü, birçok yaralı bırakarak Deveci Dağı’na doğru kaçtı. Birlik dört saat süren sıkı bir izleme yaptı. Çeşitli yörelere kaçan asiler, toplu olarak görme imkânı kalmadı. Bundan sonra II. Seyyare birliği 29 Eylül günü Akdağmadeni’ne geldi.

Birlik toplu olarak kalmadı ve çeşitli yerlere dağınık olarak bölündü. Büyük bölümü Akdağmadeni’nde kalan birliğin amacı Deveci Dağı’nı taramaktı. Gerçi her gün iki üç asi yakalanıyordu. Kesin bir sonuç alınması için 6 Ekim 1920 gününden itibaren Deveci Dağı’na doğru taramaya başladı. Küçük direnmeler kırıldı. Kuvve-i Seyyare 12 Ekim 1920 günü Zile’ye geldi. Tutuklu âsî elebaşlarından Karakâhyaoğlu Deli Ömer ile Çavdaroğlu Topal Hafız’ı 13 Ekim 1920 günü Zile’de astı.

II. Kuvve-i Seyyare’nin Zile yöresinde yaptığı taramalar sırasında Deli Hacı Çetesi, başlarında Deli Hacı olduğu halde 18 Ekim 1920 sabahı 60 atlı ve 20 piyade kuvvetindeki çetesiyle Akdağmadeni’ne baskın yaptı. Kasabaya girer girmez Yozgat milletvekili Rıza ve Bahri beylerin evlerine saldırdı. Onları evde bulamayınca evlerini yaktı. Kasaba halkı dört saat kadar direnişte bulundu. Çetebaşı Deli Hacı vuruldu. Jandarma dairesindeki silâh ve cephane, Düyun-ı Umumiye kasası açtırılarak yağma edildi. 19 Ekim 1920 günü Boğazlıyan milli kuvvetleri 180 kadar erle Akdağmadeni’ne geldi. Olaylara hemen el koydu Olaylarda ilişkisi olduğu anlaşılan Akdağmadeni Belediye Başkanı Şükrü’nün ve ayrıca 10 kişinin de birlikte olduğunu öğrendiğinden 30 Ekim günü kasaba meydanında idam ettirdi.

Çete reisi öldükten sonra, kendilerine yardımcı olan Belediye Başkanı Şükrü ve adamları asıldıktan sonra, Boğazlıyan kuvveti de ilçeyi emniyete alınca, çete dağıldı ve kasabayı terkettiler.

II.Kuvve-i Seyyare, Akdağmadeni olayının böyle kısa bir zamanda başarı sağlaması üzerine, hemen geriye dönmedi. Zile ve yöresindeki taramalarını sürdürdü. Birlik Kasım-Aralık 1920 aylarını, dağılan asileri toplamakla geçirdi.Bir süre sonra asiler aman dileyerek teslim oldular. Bu suretle ikinci Yozgat ayaklanması sonuçlandırılmış oldu.

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

4.67