Anasayfa | Tarih | Osmanlı Tarihi | Osmanlıda Kadızadeler

Osmanlıda Kadızadeler

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Osmanlıda Kadızadeler (Fakihler, Fakılar da denir)

Birgili Mehmed Efendinin (öl. 1573) Tarikat-ı Muhammediye adlı dinî öğütler veren eserini kendilerine ilke kabul eden ve tasavvuf erbabına karşı çıkan vaiz sınıfı, (fakihler, fakılar da denir.) Kadızadeliler özellikle Küçük Kadızade denilen Balıkesirli Mehmed Efendiye (öl. 1635) bağlanırlar. Küçük Kadızade, Sultan Ahmed I’in ölümünden sonraki hükümetin güç durumda bulunmasından yararlanarak şeriatın savunucusu olarak ortaya çıktı. Bütün hataların «şeri şerif»e aykırı hareketlerden ileri geldiğini söyleyerek bir kısım ayaktakımını hükümete ve din bakımından doğru saymadığı tarikatlara karşı cephe aldırdı. Küçük Kadızade, Murad IV devrinde padişahın tütün yasağı fermanını destekledi. Sufiye ilerigelenleriyle uğraşarak devran ve sema’ın haram olduğunu ileri sürdü; kendisinden sonra gelenler de aynı düşünceleri savundular. Kadızadelilerin ortaya attığı meseleler şunlardı: müspet ilimleri ve matematiği öğrenmek meşru mudur?; Hızır Peygamber sağ mı, değil mi?; ezan, mevlit v.b. okunan şeylerin güzel ses ve makamla okunması caiz mi, değil mi?; sigara ve kahve haram mı?; tarikat erbabının devran ve semaları dinî yönden doğru mu?; firavun imanla mı öldü v.b.

Kadızade Mehmed Efendi, sufiye ilerigelenlerinden Abdülmecid Sıvasî Efendi ile çatıştı. Murad IV, siyasetine âlet olan Kadızade’yi tutmakla birlikte, Abdülmecid Efendiye de saygı gösterdi. 

Kadızade’nin ölümünden sonra ona bağlı kürsü vaizleri sarayı nüfuzları altına aldılar; nafile namazı kılanları, güzel sesle okuyanların, devran ve semain raks olduğunu ileri sîrerek bunları yapanların kâfir olduklarını söylediler; halkı Halvetılik, Mevlevîlik gibi tarikatlara düşman ettiler. Kadızade Mehmed’den sonra gelen vaizlerin en tanınmışı şamlı Üstüvanî Mehmed Efendi, saraya girdikten sonra padişah şeyhi olarak ün kizandı. Demirkapı tarafındaki halveti tekkesini basarak dervişleri dağıttı. Şeyhülislâm Bahaî Efendiden zorla aldığı fetvalarla bu tür hareketlere devam etti. Kadızadelerin amaçları ortalığı karıştırarak çıkar sağlamaktı. Hükümet işlerine el atmaya başladılar. Köprülü Mehmed Paşanın veziriazamlığının ilk günlerinde Fatih camiinde müezzinlerin natı şerif'i makam ile okuduklarını söyleyerek isyana hazırlandılar. Köprülü Mehmed Paşa, vaz geçirici çabalan sonuç vermeyince elebaşılarını Kıbrıs’a sürdü (1656).

 

Tagged as:

Osmanlıda Kadızadeler

Bu yazıyı oyla

0