Taş Tabletler | Ansiklopedik Bilgi |

Taş Tabletler Hakkında Bilgi, Fırınlanmış kilin bozulmaması sayesinde, Sümerler, Asurlular ve Babillilerden bize, M.ö. IV.,binyıl sonlarıyla Milat arasında çivi yazısıyla yazılmış yüzbinlerce tablet kaldı.

Tarihi Taş Tabletler

Bütün edebiyat türleri (dini metinler, muskalar, destanlar, iktisat, tarih, hukuk, matematik, astronomi metinleri, mektuplar v.b.) bize tablet biçiminde ulaşmıştır. En küçüklerinin boyutları 2-3 santim, en büyüklerininki de otuz santim kadar olan bu levhalar daha pişmemişken, ucu sivri kamışla harfler kazılırdı.

Çivi yazısının başlangıç noktası budur. Metin, tabletin iki yüzüne yazıldıktan sonra levha fırında pişiriliyordu. Arkeoloji kazıları, bazıları ancak birkaç satırlık, bazıları da sıkışık satırlar halinde birkaç sütunu kapsayan bu belgelerden binlercesinin bulunduğu arşivleri (Mari) veya kitaplıkları (Ninova) gün ışığına çıkarmıştır.

Değerli maden ve fildişi tabletler, önemli olaylarda devletlerarası yazışmalarda kullanılırdı. Mezopotamya ve Anadolu devletlerinde tablet biçimleri değişiktir. Meselâ Hitit tabletlerinin ön yüzü düz, arka yüzü yuvarlak çıkıntılı ve el büyüklüğünde olurdu. Mezopotamya devletlerine ait tabletlerin iki yüzü de düz olur ve Hitit tabletlerinden büyüktür.

Roma’da, balmumu sıvanmış sert tahtadan yazı tabletleri bir kurdeleyle birleştirilir ve bozulmamalan için iki plaka arasına yerleştirilirdi. Ortaçağda da her boyda tablet kullanıldı.

XV. yy.da kâğıt, birçok yerde tabletin yerini aldı; boyları küçültülen ve minyatürlerle süslenen bu tabletler artık sadece not almaya yarıyordu. XVII. yy.da, arduvaz, kurşun veya fildişi tabletler terk edildi, yerini not defterleri almaya başladı.

Bir cevap yazın