Tasavvufta Çile Nedir?

Tasavvufta Çile Nedir,Tarikata kabul edilmek için dervişlerin katlandıkları kırk günlük mihnetü deneme devresi. Çileye soyunmak (girmek, çile çekmek veya çile çıkarmak), nefis terbiyesi için kırk günlük mahrumiyet devresine başlamak.

Çile kırmak, kırk günlük devreyi tamamlamadan mihnet döneminden çıkmak.

Çile-şiken, çile devresini doldurmayan.

Tasavvufi Düşünceye Göre Çile Nedir

Farsça kırk anlamına gelen bu terim tasavvufta tarikat mensubu olan bir kimsenin ahlâkını temizlemek, vicdanını saf hale getirmek için sakin ve temiz bir yere Çekilip kırk gün kırk gece ibadet etmesi anlamına gelir. Kırk kelimesinin arapça karşılığı erbain’dir. Kur’an’da, Allah’ın Musa peygambere kırk gece (erbaine leyleten) ibadetten sonra kitap vereceğini bildirdiği nakledilir. Kur’an’ın çeşitli yerlerinde de kırk kelimesi geçer.

Hz. Peygamber de bir hadisinde kırk hadis ezberleyenleri ve ezberlenmesine vesile olanları över. Halk arasında da kırk sayısı kutsal kabul edilir. Dervişlerin çile için geçirmeleri gerekli gün sayısının da kırk olması bu gibi sebeplerle açıklanabilir.

Bütün tarikatlarda çile vardır. Çile tekkelerde çile çekmeye ayrılmış odalarda doldurulur. Şevh çileye girecek dervişi odasına götürür, dua eder ve odadan çıkar. Dervişe yiyeceği her gün belli bir ölçüde azaltılarak verilir. Derviş mecbur olmadıkça odasından çıkmaz, gece gündüz ibadet ve Allah’ı zikreder. Uyuyacağı zamanlar da saygısızlık olmasın diye uzanıp yatmaz, oturarak veya bir yere dayanarak uyuklar. Kırkıncı gün şeyh, dervişin odasına giderek onu çileden çıkarır. Derviş yıkanır, temizlenir,o gün kesilen kurbanın baş suyuyla pişirilmiş çorbayı içer, veya ciğerinden yer.

Çile çıkarmak Nedir

Hizmet etmekle tamamlanır. Fakat, ancak mevlevî tarikatının esaslarını vc adetlerini öğrenen muhibler çiîe çıkarabilirler. Çile çıkarmak, derviş olmak isteyen müritlere nevniyaz ve aşık denir. Bunlar sırtlarına bir tennure ve kolsuz hırka giyer, tekkenin iç ve dış hizmetlerini görürler.

Tasavvufta Çile Doldurmak

Çilede bin bir günü dolduran dervişi meydancı, bir hücreye götürür, derviş elbiselerini giydirir ve odanın perdelerini kapayarak gider. Derviş burada üç gün kalır. Sonra meydancı dervişi hücreden çıkarır ve aşçı dedeyt götürür.

Aşçı dede tekbirle hırkasını giydirir ve derviş on sekiz günlük bir çileden sonra da hücre sahibi bir dede olur. Çile çıkarıp dede olan dervişler artık yeni gelenleri eğilir, onlara ney üflemeyi öğretir ve ayin meşk ederler. Farsça bilenler de mesnevi okuturlar.

Mevlevilikte, çileyi bitirmeden yarı bırakmaya çile kırmak denir. Çileyi kıranlar yeniden başlarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir