Üsküdarlı Ali Rıza Hoca,Hayatı 

 

Üsküdarlı Ali Rıza Hoca Kimdir,Türk ressamı (İstanbul 1864-1930).

Gerek resim tarihimizde açtığı çığır, gerekse bırakmış olduğu yağlıboya tablo, desen, suluboya ve guaşların çokluğu ile memleketimizde büyük ün kazandı.

Üsküdarlı Ali Rıza Hoca Hayatı 

Üsküdarlı Ali Rıza Hoca,Hayatı 
Gerek resim tarihimizde açtığı çığır, gerekse bırakmış olduğu yağlıboya tablo, desen, suluboya ve guaşların çokluğu ile memleketimizde büyük ün kazandı.

Küçük yaşta başladığı resmi Harbiye sıralarında geliştirdi; daha öğrenciyken resim derslerini yöneten Nuri Paşaya yardımcı tayin edildi.

Zamanla bir Ali Rıza okulu, daha doğrusu akımı doğdu; ressamın tekniği, tabiatı görüş ve ifade edişi model bilindi, takipçileri, taklitçileri çoğaldı.

Celâl Esat Arseven, Ali Rıza’nın karakalem resimlerinde Avrupa’nın en meşhur desinatörleri derecesine yaklaştığını, en çok manzara resimlerinde ihtisası olduğunu ve resimlerinde daima bir türk karakteri bulunduğunu, imzasız resimlerinde bile üslup ve şahsiyetinin göründüğünü belirtir.

Gerçi Ali Rıza’dan önce gelen türk ressamları Osman Hamdi, Şeker Ahmed Paşa, Süleyman Seyit v.b. tabiata bağlı, gerçekçi sanatçılardı.

Gerçekçilik (realizm) anlayışı çerçevesinde teknik bakımdan kayda değer bir yenilik getirmemiş olmakla beraber.

Ali Rıza’nın tabiat karşısındaki tutumunu diğer türk ressamlarından çok başka oldu.

Ali Rıza, figür ve kompozisyon ressamı, hattâ, Süleyman Seyit gibi, natürmort ressamı değildir.

Bütün isteği ve dikkati «peyzaj» denilen manzaralar üstüne toplanmıştı.

Konu olarak aldığı manzaralar ise çeşitlidir: kayalıklar, çam ağaçları, deniz, orman içleri, eski mahalleler, eski İstanbul’un ahşap evleri, çeşmeler, dar sokaklar, ressamın yaşadığı dekorun bütün görünüş ve değişik karakterleri.

Bıraktığı desen, kroki, yağlıboya tablolarda, tabiatı yakından inceleyerek, onun topografik ve morfolojik karakterini, fizikî yapısını canlandırma kaygusu görülür.

Bu, Ali Rıza’yı bir yandan aşırı fotografik bir objektivizme, bazı resimlerinde de duygu, desen ve renk itibariyle bilinen değerli eserlere götürdü.

Bazı manzara resimlerinde Corot’ya ve Daubigny’ye yaklaştığı oldu.

Eserleri, İstanbul Resim ve Heykel müzesinde, yurdun çeşitli şehirlerindeki müze ve galerilerde, birçok özel koleksiyonlardadır.

Bir cevap yazın