Uskumru Nasıl Tutulur?

Uskumru Nasıl Tutulur,Uskumru  geçici balıklardandır. Ülkemizde en yoğun döllenme yeri Marmara Denizi, büyüme ve gelişme yeri de Karadenizdir. Bununla beraber dünyanın birçok denizlerinde, mesela Akdeniz’de de yaşar. Yalnız bu yerlerdeki balıkların et kalitesi ve boyları değişik olur.

Uskumru Nasıl Yakalanır

Bütün bu değişikliklere rağmen genel karakterleri değişmez. Şekil bakımından füze biçiminde, âdeta yusyuvarlaktır. Çok muntazam bir vücuda sahiptir.Ensesinden kuyruk üstüne kadar sırtından yanlara doğru mavili yeşilli hareler iner. Balığın yanları ve karnı gümüşi beyazdır.Uskumrunun kafası küt değildir. Baş sivri bir burunla sonuçlanır. Ağzı büyük, dudakları serttir.

Alt ve üst dudaklarında ince ve sivri dişleri vardır.Gözleri çok canlıdır ve maviye çalar. İkinci sırt yüzgecinden ve anus yüzgecinden kuyruğa kadar alt ve üstte tırtıl şeklinde yalancı yüzgeçler vardır. Bütün ton balıkları familyasında bu yüzgeçler mevcuttur. Balığın kuyruğu çatal kuyruktur.

Akdeniz’deki uskumrularla diğer denizlerde yaşayan uskumruların yaşayış karakterleri aynıdır. Akdeniz uskumruları porsiyonluk, diğer denizlerde yaşayan uskumrular ise çok daha iridirler. Oralarda balıkar çok yoğun sürüler halinde yaşarlar. Fakat hiç bir suretle Karadeniz uskumrularımızın lezzetine erişemezler.

Sularımızda yaşayan uskumruların boyları 20 – 25 santimi geçmez. Ağırlıkları 100-125 gram arasında değişir.Karadeniz’de soğuk suların kendini hissetirmeye başladığı Kasım ayında Marmara’ya inişe geçerler. Bu ayı takip eden ocak ve şubat ayları balığın en güzel ve yağlı zamanlarıdır.

İnişler çok zaman havaların gidişine de bağlıdır. Şiddetli Karayel fırtınaları erken başlarsa iniş de erken olur. Çok sert karayelin Boğaza sürdüğü büyük su kütleleri ile önce hamsi Boğaza girer.

Onları uskumru, lüfer gibi balıklar takip ederler.Uskumrunun düşmanı palamut ve toriktir. Esnafın canavar adını taktığı palamut ve torikler saldırı sonucu uskumruyu koylara ve kıyılara sürerler. Bu hale (balık yasladı) denir. Amatörler için en verimli zamanlar böyle günlerdir.

Uskumru Avı Teknikleri

Kanaldan sığca sulara hatta kıyılara sokulan balık çapari ile  avlanır.Çaparicilik kıyıdan yapıldığı zaman en iyi avlanma şekli makinaiı kamış ile avcılıktır. Bu usulle çalışıldığı zaman başarı büyük olur. Misina dolaşmaz, denizde çapari takılmaz, kamışın boyunca dizilen balık rahat toplanır.

Balığın Marmara’ya akışı çok seri olur. Hayvan kendini kovalayanların gücü karşısında Boğazda durmaz. Marmara’ya iner. Öylesine ki çok vakit Çanakkale Boğazından bile aşağıya kaçar. Canavarların uskumruyu akıntı altlarında veya koyluklarda sıkıştırıp çevirdiği zamanlar duralama olur ki amatörler böyle günleri beklerler.

Marmara’ya iniş yapan uskumrular, yumurta bırakmaya elverişli Erdek, Gemlik, İzmit koyları ve Tekirdağ sığlıklarında oyalanırlar. Çanakkale Boğazından çıkan uskumrular Saros körfezine geçerler. Bir kısım uskumrular da Ege Denizi, Akdeniz ve hatta Yunan adalarına giderler. Bu balıkların hemen hiç biri geri dönmez.

İlk yavrular 5 – 6 santim boyunda sığ sularda kendilerini düşmanlarından korumaya çalışırlar. Bu devredeki isimleri (kolaridya) dır.Daha sonra boyları 10-12 santimi bulur. Artık isimleri değişmiş (Vonos) olmuştur.

Kolaridya ve vonosların bu devrede aldıkları gıda, halkın deniz anası, balıkçıların pıhtı dedikleri meduzlarla yağmur damlalarının bıraktıkları oksijen ve azot zerrecikleridir.Uskumrular, Mart – Nisan aylarında yumurta bırakmanın verdiği bitkinlik içinde tekrar Karadeniz’e çıkışa geçerler. Bu devrede çok yağsız ve halsizdirler. (Çiroz) adını alırlar.

Çirozlar, çıkışlarında çok avlanır. Yakalananlar iplere dizilerek gölgede kurutulur. Çıkışta çok geç kalanlar Boğaz dışına yerleşen kalkanlar tarafından avlanır. Çok geç kalan bu balıkların adı da (kalkan çirozu) dur.Çiroz balıkları yağsız olduklarından kurutulmaları kolay olur. Çirozcular, balığın sindirim organlarını, karnını yarmadan gırtlağından çıkararak temiz deniz suyunda yıkarlar ve kuyruklarından iplere dizerek gölgelik yerlerde kurumaya bırakırlar.

Bir takım uskumrular, bir çok nedenlerle yumurtalarını bırakamaz, avare dolaşırlar. Döllenme mevsimi geçtiği için de artık yumurtalarını atamazlar. Yaşadıkları bölgelerde hemen hemen yatak balığı olurlar. Yumurtalarını atamadıkları için yağlı ve iridirler. Bu tür uskumruların adı (lipari) dir. Liparilerin yemekleri ağır olur, pek makbul sayılmaz.

Uskumru çaparisi, profesyoneller için 25 – 30 köstekli, amatörler için ise en çok 10-15 kösteklidir. Çaparinin tüyleri kırçıllıdır. Genellikle beden 0.35, köstekler 0.30 misinadan düzenlenir. Köstek uzunlukları 15 santimden kisa olmaz. Çaparinin beden ve köstek kalınlık ve incelikleri balığın curum durumuna göre biraz daha kalın olabilir.

Uskumru daha çok orta su balığıdır. Dip balığı değildir. Sığ sularda 8-10, derin sularda en çok 16-18 kulaç orta suda rahat av verir.Bazı durumlarda balık çapariye yolda atlar ve çapari aşağı inmez. Tecrübeli amatör, derhal o sudan balığı alır. Balık bulunduğu zaman çapariyi derhal durdurmalı, fazla aşağı yukarı sallamamalıdır. Balık kuvvetli hayvan olduğundan suyun içinde çapariyi karıştırır, avcılığı berbat eder.

Bu tür dolaşma hallerinde amatörün yapacağı en pratik hareket, hemen yeni bir çapari açarak dolaşık çapariyi bir tarafa bırakmaktır.Uskumru Marmara’ya yayıldığı zaman en çok avlanma ağlarla yapılır. Derin sularda gırgırlar, daha sığ sularda ve kıyılık yerlerde manyat, ığrıp ve uzatma ağlarla çok bol balık alınır. Oltacılarla amatörler de bu avlanmaya hatırı sayılır şekilde katkıda bulunurlar.

Uskumru, eti beyaz ve yumuşak, hazmı kolay bir balıktır.

Uskumru Nasıl Tutulur

Uskumru Nasıl Tutulur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir