Uygurlar Devleti,Tarihçesi,Dili,Özellikleri

Uygurlar Devleti Bugünkü Moğolistan cumhuriyetinin yerinde bulunan bu ülkenin iklim ve arazi bakımından uygun şartları yoktu; bölge ziraat ve hayvancılığa elverişli değildi.

Uygurlar Devleti Tarihçesi

Uygurlar ancak vâdilerde yerleşebildiler. Ülkenin doğusunda Moğollar, batısında Sir Tarduş, Karluk ve «Şa-to» gibi türk boyları vardı. Uygurlar da Göktürkler gibi kendilerinin Hunlardan geldiklerine inanıyorlardı.

VI. yy.a ait çin kaynaklanna göre Uygurlar çok kalabalık değildi; fakat disiplinli ve cesur bir kavimdi.

Göçlerde ve savaşlarda yüksek tekerlekli arabalar kullanıyorlardı. Başlangıçta uygur boyları siyasî bir birlik kuramadılar.

Göçebe olduklan için bir yerde sürekli oturmuyorlardı. Ata binmede ve ok atmada usta olan Uygurlar hayatlarını, çoğu zaman akın yapmakla geçirirlerdi. Daha çok koyun ve sığır beslerlerdi.

Göktürk devleti kurulunca ona bağlandılar. Göktürkler, Baykal gölünün güneyindeki bozkırların yönetimini Uygurlara bıraktılar.

Uygurlar, Göktürklerin zayıf olduğu dönemlerde toparlanarak Çin ve Doğu Türkistan’daki yüksek medeniyet ve kültürü olan şehirlerle temasa geçtiler.

Göktürklerin siyasî baskısı kalkınca Uygur boyları İrkin unvanını taşıyan bir başkanın buyruğu altında toplandılar.

Uygurlar, Göktürklere bağlı oldukları sıralarda Buddha’cılığın etkisinde kaldılar; fakat bu dinin bütün ilkelerini benimsemediler.

Göktürklerin yıkılmasından sonra, Çinlilerin hâkimiyetine giren Uygurlar, 646 ve 661’de isyan ettilerse de başarılı bir sonuç alamadılar Göktürk Kağanı Usu-pti-şi 744’te öldürülünce Göktürk devleti yıkıldı.

Basmıl boylarının yönetiminde yeni bir kağanlık kuruldu. Uygurlar Basmıl kağanlığının sol, Karluklar da sağ yabguluğunu meydana getiriyordu.

745’te Uygur yabgusu, basmıl kağanını yenerek kendisini uygur kağanı ilân etti ve Kutluğ Bilge Kül Kağan unvanını aldı. Böylece ilk Uygur kağanlığı kuruldu.

Kutluğ Bilge Kül Kağan, Uygur devletini kurduktan kısa bir süre sonra öldü; yerine oğlu Bayan Çur geçti.

Babasının devrinde yabguluk yapmış olan Bayan Çur Kağan, batı sınırında bulunan Türkeş devletini yenerek ülkesini Seyhun ırmağına kadar genişletti.

Sonra da Doğu Türkistan’daki ticaret şehirlerini ele geçirmiş olan Tibetlileri, Doğu Türkistan’dan çıkardı.

Böylece ticaret hayatına atılan Uygurlar Turfan, Beş Balıg, Kuça ve Karaşar gibi şehirlere yerleşmeğe başladılar.

Bayan Çur Kağan 759’da ölünce uygur tahtına küçük oğlu Bügü geçti. Bügü, Çin’e karşı bir sefer yaptı.

Bu sırada Çin’deki karışıklıklar Bügü Kağanın işini kolaylaştırdı. Sürekli akınlar sonunda Kuzey Çin, Uygurların eline geçti.

Çin’de yapılan savaşlar sırasında mani’ci rahiplerle karşılaşan Bügü Kağan, bu dini kabul etti ve rahipleri ülkesine çağırarak mani dininin, Uygurlar arasında yayılmasını sağladı.

Mani’cilik Uygurların savaşçılığını azalttı, buna karşılık bilim, sanat ve ticaret hayatında ilerlemelerini sağladı.

Bügü Kağan daha sonra veziri Tun Baga Tarkan ile anlaşmazlığa düştü ve onun tarafından öldürüldü.

Bu olay Uygur devletinin zayıflamasına sebep oldu. 840’ta, büyük bir kırğız ordusu uygur başkenti Ordu Balığ’ı ele geçirerek kağanı öldürdü, halkın çoğunu da kılıçtan geçirdi.

Bu olaydan sonra, Uygurlar çeşitli ülkelere göç ettiler: Kırgızlardan kurtulan 15. uygur boyu, batıda Karluklara sığındı; bazı uygur boyları Doğu Türkistan’daki Turfan ve Karaşar şehirlerine yerleşti; boylardan bazıları Çin ile Doğu Türkistan arasındaki Kansu bölgesine gitti; 13 boydan meydana gelen dördüncü topluluk Güney Çin’e indi; küçük bir topluluk ise moğol kabilelerine sığındı, Doğu Türkistan’a göç eden Uygurlar, başlangıçta Turfan ve Beş Balıg bölgelerine yerleşti.

Turfan’a göçen Uygurların başında son uygur kağanının kızkardeşinin’ oğlu Menglik Tegin vardı.

Bu prens, yavaş yavaş uygur boylarını çevresine toplayarak siyasî bir birlik meydana getirdi.

Çinlilerle dost geçinen Turfan Uygurları, 848’de komşularına güçlerini kabul ettirdiler ve 856’da Çin’in desteğiyle kağanlıklarını ilân ettiler.

Kısa süre içinde kuvvetlenen Turfan Uygur devleti, Doğu Türkistan şehirlerini ele geçirmiş olan Tibetlileri bu bölgeden çıkardı; 866’da devletin batı sınırları Tanrı dağlarındaki Urumcı (Beş Balıg) şehrine kadar uzanmıştı.

Komşu bölgedeki çin kuvvetlerinin imparatora isyan etmesi üzerine Uygurlar, sınırlarını genişlettiler.

IX. yy. sonunda, Tanrı dağları bölgesinde yeni yurtlarını kurduktan sonra da, eski dinleri olan mani dinine girdiler. Turfan Uygurlarının X. yy.daki tarihleri hakkında bilgi azdır. Bu yüzyılda Tibet saldırılarına son veren Uygurlar, ticaret, sanat ve edebiyatla ilgilenerek; askerî hareketlere önem vermediler.

Uygur Devletinin Özellikleri Nedir

uygurlarÇin ile olan ilişkilerinin bozulmamasına dikkat ettiler, çin sarayına elçiler gönderdiler.

Devlet siyasetinde ticarî çıkarlar öne geçince, kağanların nüfuzu azaldı. Uygur ticaret kervanları çin şehirlerinde mallarını satıyorlar ve ipekli kumaşlar v.b. alarak ülkelerine dönüyorlardı.

932’de Çin’in kuzeyinde Hıtay devleti kurulunca Uygurlar, bu devlete karşı da dostluk siyaseti izlediler.

Devlet kurmadan, Uygurlar ile birlikte yaşayan Hıtaylar da onlarla dost geçindiler; uygur alfabesini kabul ettiler Bu durumdan yararlanan Uygurlar, Hıtay devleti sınırlan içindeki madenleri ellerine geçirdiler.

Uygurlar, moğol işgaline kadar (1209) bağımsızlıklannı sürdürdüler. Moğol hâkimiyeti döneminde ticaret alanındaki önemlerini kaybettiler.

Uygurlar, en medenî türk kavimlerinden biriydi. Doğu Türkistan’daki Kara Balgasun. Beş Balıg, Karaşar, Kara Hoço, Turları işleyen uygur minyatürleri, onların bu sanat alanında da başarılı olduğunu gösterir.

Uygurca Dil Özellikleri

Uygur Türkleri 745’te Göktürkler in hâkimiyetine son vererek ötüken’i ellerine geçirdiler.

Uygur yazısı VIII. yy.dan XVIII. yy.a kadar kullanıldı. Sogd asıllı uygur yazısında 18 harf kullanılmıştır; bu harflerden üç tanesi ünlüleri, geriye kalan 15 tanesi de ünsüzleri gösterir, a-e, ı-i, u-ü, o-ö ünlüleri, b-p, d-d, ğ-h, g-h-k, s-ş, w-f ünsüzleri için birer işaret kullanılmıştır.

Uygur yazısı, sağdan sola doğru yazılırdı; z harfi dışında hemen bütün harfler birbiriyle bitişikti. Yalnız genellikle isim çekim eklerinin kelimeden ayrı olarak yazıldığı görülür.

Uygurcanın en belirgin özelliği, Göktürkçedeki ny sesinin n ve y olarak iki sese ayrılmasıdır: çıgany (yoksul) > çığan ve çıgay, kony (koyun) > kon ve koy v.b. Uygurca metinlerde görülen önemli bir özellik de, belirli bir noktalama sisteminin varlığıdır.

Buddha’cı ve mani’ci metinlerde bu noktalama işaretleri ayırıcı birer özelliktir.

Uygurlar

Uygurlar

Uygurlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir