Vaka-i Hayriye Nedir,Sonuçları | Osmanlı Tarihi |

Vaka i Hayriye Nedir,Osmanlı Devleti’nde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması (1826).

XIV. yy.da kurulan yeniçeri ocağı, uzun süre Osmanlı devletine başarıyla hizmet etmişti.

Duraklama devrinden itibaren bozulmaya başlayan yeniçeriler, özellikle Selim III’ün uygulamak istediği Nizamıcedit’e karşı direnişleriyle devletin varlığı yönünden tehlikeli olmaya başladılar.

Çıkan olaylar sırasında Selim III öldü.

Alemdar Mustafa Paşanın yardımıyla tahta geçen Mahmud II, askeri alanda köklü bir reform yapmak istiyordu.

Osmanlı devleti 1768’den beri yaptığı savaşlarda yenilgilere uğramış ve toprak kaybetmişti.

Ayrıca, yeniçerilerin devlet işlerine karışmaları, isyan çıkarmaları, askerlik alanında yeni bir düzenin gerekliğini ortaya koyuyordu.

Bu konuyla ilgili çalışmalara hemen başlandı.

Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa, Sekbanıcedit ocağını kurdu.

Levent ve Üsküdar kışlalarındaki yeni ocağın askerleri, batı metotlarıyla eğitilmeye başlandı.

Yeniçeri ocağına da çekidüzen verilmek istendi.

Sadrazam Alemdar Mustafa Paşanın askerlik alanındaki çabaları, yeniçerilerin ayaklanması ve sadrazamın ölümüyle sonuçlandı.

Bu olaydan sonra yeniçeriler, zorbalığa başladılar.

Halk, yeniçerilerden şikâyetçi duruma geldi.

Yunan isyanındaki başarısızlık, devletin de artık Yeniçeri ocağına güvenemeyeceğini gösterdi.

Bunun üzerine devletin ilerigelenleriyle yapılan görüşmeler sonunda, Eşkinci adıyla yeni bir askeri birliğin meydana getirilmesi kararlaştırıldı.

Ağa kapısında alınan karara göre

1.İstanbul’daki her yeniçeri ortasından belli miktarda (150 kişi) asker çıkacak

2. eşkinci odalarına yeni subaylar tayin edilecek

3. subayların tayininde yeniçeri ağası caize denilen parayı almayacak

4. eşkincilerin eğitimlerine özen gösterilecekti. Yeniçeriler, yeni kurulan bu askeri düzene karşı tepki gösterdiler.

Nizamıcedit’in tekrar kurulmakta olduğu ve Yeniçeri ocağının kaldırılacağı ortaya yayıldı.

15 Haziran 1826 günü, yeniçeriler kazanlarını Etmeydanına çıkararak yeni düzene karşı olduklarını açıkladılar.

Yeni düzen için fetva veren din adamlarına karşı hakaretlerde bulundular.

Yeniçerilerin isyanı karşısında başta sadrazam olmak üzere, devlet ilerigelenleri sarayda toplandılar.

Sadrazam Mehmed Selim Sırrı Paşa, padişahtan sancakı şerifin çıkarılmasını istedi.

Aynı zamanda devletin emrindeki tersane eminine, topçubaşıya, humbaracıbaşıya, askerleriyle hazır olmaları emredildi.

Gerekli karşı tedbirler alındıktan sonra asilere dileklerinin ne olduğu soruldu.

Yeniçeriler, kendilerine uygulanmak istenen eğitimi istemediklerini belirttiler.

Ayrıca yeni askeri düzeni savunanların kendilerine teslimini istediler.

Yeniçerilerin bu istekleri kabul edilmedi ve âsilere karşı harekete geçildi. İstanbul halkı, sancakı şerifin altında toplanmaya başladı.

Topluluk Sultanahmet camiine gelince, burada âsilere karşı yürüyüş planı düzenlendi.

Ağa Hüseyin Paşa, topçu askerleriyle Divanyolu’ndan, İzzet Mehmed Paşa da humbaracı, lağımcı, kalyoncu erleriyle Saraçhane yönünden, Etmeydanı’nda savunmaya geçen yeniçerilerin üstüne yürüdüler.

Askerlerin arkasından da silâhlı halk geliyordu, özellikle Ağa Hüseyin Paşa kumandasındaki kuvvetler, âsileri zor duruma düşürdü.

Topçu yüzbaşısı Kara Cehennem İbrahim Ağanın çabasıyla yeniçeri kışlaları kuşatıldı; yeniçerilere teslim olmaları teklif edildi; bunun kabul edilmemesi üzerine kışlanın büyük kapısı top atışıyla yıkıldı.

Yeniçeriler canlarını kurtarmak için kaçışmaya başladılar.

Böylece Yeniçeri ocağı kısa bir süre içinde ortadan kaldırıldı.

Mahmud II, bir hattı hümayunla Yeniçeri ocağının kaldırıldığını resmen bildirdi.

Bir cevap yazın