Van Tarihi

Van Tarihi,Van ve yöresi coğrafî ve stratejik durumu sebebiyle çok eski devirlerden beri iskân edilmiştir. Bugünkü Van, havaalanı sahasında Tilkitepe araştırmaları, Edremit’teki Kızdamı ve Kalecik’te ele geçen mezar buluntuları, burada Neolitik devirden beri yerleşme olduğunu işaret eder.

Kalkolitik ve Erken Bronz çağına ait yerleşme de kazı ve satıh buluntularıyla anlaşılmıştır. Van şehri asıl ününe Urartular zamanında ulaştı. Şehir Urartu kitabelerinde Tuşpa olarak geçer.

Bu ad Urartu tanrısı Tu-uş-pu-ae ile ilgilidir. Diğer taraftan bugünkü Van ve Van gölü Urartular’ın Biaini (Wiaina) isminden gelir. Urartular devrinde Tuşpa şehrinin akrapolünü Van kalesi; bugün harabe halinde olan Eski Van ise aşağı şehri teşkil etmekteydi.

Bundan başka Van’a yakın çevrelerde birtakım münferit iskân yerleri kullanıldığı gibi, ayrıca ikinci bir iskân kompleksi teşkil eden yerler de vardı (Toprak kale). Asur kaynaklarında Van, bahçelerle süslü ağaçlıklı bir yer olarak tasvir edilmiştir.

Kuzeyden Erzurum ve Çaldıran’dan gelen ana yollar, doğudan İran’dan Özalp üzerinden gelen yol ve Van gölünün kuzey ve güneyinden gelen yollar üzerinde kurulduğu için Van siyasi bir merkez olmuş ve çok çabuk gelişmiştir.

Ayrıca bu yollar üzerindeki dağ, yamaç ve geçitlerde çeşitli kalelerin bulunması, Van’ın bir devlet merkezi olmasını kolaylaştırmıştır. Van bir devlet merkezi olarak Urartu kralı Lutipri oğlu Sardur tarafından kuruldu. Sardur I’den Sardur II’ye kadar olan yaklaşık olarak 100 yıllık zaman içinde Van devamlı bir gelişim geçirdi ve gittikçe büyüdü.

Sardur II devrinin sonlarında Asur kralı Tiglatpileser III’ün Sardur II’yi yenilgiye uğratmasıyla Van’ın gelişmesi durdu. Daha sonra Asur kralı Sargon II’nin yaptığı 8.seferle Van kalesi tahrip edildi.

Bundan sonra krallık merkezi Van’a 7 km uzaklıktaki Toprakkale’ye taşındı ve Med istilâsına kadar burada kaldı. Van’da Sardur I (M.ö. 840-830), İşpuini (M.ö. 830-810), Menua (M.ö. 810-786). Argişti I (M.ö. 786-764), Sardur II (M.ö. 764-735). Rusa I (M.ö. 735-714), Argişti II (M.ö. 714-685), Rusa II (M.ö. 685-645), Sardur III (M.ö. 645-635), Erimena (M.Ö. 635-609/600) Urartu kralları hüküm sürmüştür.

Sasanîler devrinde, M.S. VII. yy. ortalarına doğru müslüman Araplar bütün bu yöreyi hâkimiyetleri altına almışlardı.

Müslümanlarla Bizans devletleri arasında elden ele geçen yörede ermeni asıllı beyler de kısa bir süre hâkimiyet kurdular; Bizans’a karşı Selçuklulardan yardım istediler. Malazgirt zaferinden (1071) sonra yöre Türklerin eline geçti. Selçuklulardan sonra İlhanlılar, Celâyirliler, Karakoyunlular (XIII. yy.) hâkimiyet kurdular.

1387’de Anadolu’ya giren Timur Van kalesini 29 günlük bir kuşatmadan sonra ele geçirerek büyük ölçüde tahrip etti. Timur çekildikten sonra Akoyunluların eline geçen Van. daha sonra Safevîler tarafından alındı.

Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran zaferinden sonra yöre Osmanlıların eline geçti. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Van kesin olarak türk hâkimiyeti altına girdi (1548) ve İskender Paşa Van beylerbeyliğine tayin edildi.

XVII. yy.da Van’ı ziyaret etmiş olan Evliya Çelebi şehrin bir yandan Kale tepesine dayandığını, etrafının surlarla çevrili olduğunu, doğu ve güneyinde bağ ve bahçelerin bulunduğunu söyler. Osmanlı devleti devrinde Van.

İran seferleri için önemli bir üs rolünü oynadı; birkaç defa İranlılar tarafından saldırıya uğradı; fakat onların eline geçmedi. XIX. yy. sonlarında Ermenilerin giriştikleri ayaklanmalarla biraz zarar gördü.

Birinci Dünya savaşında (1915 ilkbaharı) Rusların öncü kuvvetleri tarafından işgal edildi; ağustos içinde elden ele geçtikten sonra 29 eylül 1915’te Ruslar tarafından kesin olarak ele geçirildi. Ancak Rusların geri çekilmesinden sonra, 2 nisan 1918’de geri alındı.

Van’ın müslüman halkı daha Rusların ilk saldırısında şehri ve yöreyi bırakarak Anadolu’nun düşman saldırısından korunmuş kesimlerine çekilmişlerdi. Kalabilenler daha sonraları Ermeniler tarafından yok edildi.1918 İlkbaharında türk ordusu” şehre girdiği sırada türk mahalleleri harabe halindeydi.

Oldukça sağlam kalmış evler bağ kesiminde bulunduğu için bu kesime yerleşildi; yeni Van burada gelişmeye başladı. Şehrin XX. yy. başında 30 000 kadar tahmin edilen nüfusu savaş yıllarında çok azaldı.

Cumhuriyet devrinde, 1927’de yapılan ilk sayımda 6 981 olarak tespit edilen nüfus önceleri yavaş bir artma ile 1935’te 9 362, 1950’de 13 664, 1960’ta 22 043 oldu; sonra hızlanarak 1965’te 31 431’e ulaştı. 1971 ’de İran’a giden demiryolunun yapılması, şehrin gelişmesinde önemli rol oynadı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir