Venedik Okulu | Tarih Bilgileri |

Venedik Okulu,Venedikli Rönesans sanatçılarının, özellikle de ressamların oluşturduğu sanat çevresi.

Rönesans Venedik Okulu

Yapılarda, merkezi planın kullanılması Bizans’ın etkisiyle açıklanır.

Torcello’da San Fosça, Murano’da Santa Maria e Donato ve özellikie San Marco kilisesi merkezi plana göre yapılmıştır.

Mimari

XII. yy.dan sonra San Marco meydanı büyütüldü, revaklarla çevrelendi; hem ikametgâh, hem depo olarak kullanılan venedik meskenlerinin temel özelliği bina gövdesinde çıkıntı yapmayan iki kule arasındaki merkezi loca ve revaktı (Fondaco dei Turchi).

Bu düzen uzun süre venedik sarayları için de geçerli oldu; sonra kulelerin yükseklikleri azaltılarak orta kısmın seviyesine getirildi; bu orta kısımda ise pencere oyuklan ve localar olduğu gibi kaldı (Loredano ve Dandolo sarayları).

Venedik’e oldukça gecikerek gelen gotik sanatı, binalara çok girişik süslü kemerleri ve çok renkli süslemeleri ekledi.

Bu çağın şaheseri olan Ca’d’Oro (1440) aynı tip üzerine tasarlanmıştır.

Revak ve galeriler Dukalar sarayında son şeklini buldu ve koyu renk kemerlerle cephenin kırmızı ve pembe aydınlığı birbiriyle bağdaştırıldı.

Heykeltıraşlık

Mimariye sıkı sıkı bağlı olan heykeltıraşlık, her şeyden önce süslemeci amaçlar güdüyordu.

Venedik cumhuriyeti gemilerinin getirdiği yağma eşyaları yerli zanaatçılara örnek oldu.

Bizans etkisi, daha sonraki yüzyıllarda, özellikle süsleme kabartmalarında görüldü; roma üslûbu ise, XIV. yy.ın başlarında.

San Marco’nun büyük kapısındaki Meslekler, Erdemler, Aylar adlı panolarla kendini kabul ettirdi.

Nino Pisano’nun 1368’e doğru Venedik’e gelişi (San Zanipolo’da Marco Cornaro’nun mezarı), yerli heykeltıraşların gotik üslûbun inceliklerini kavramalarına imkân verdi, İacobello’nun ve Pier Paolo Dalle Masegne’nin (San Marco’daki dini eserler) çalışmalarında, yeni bir heykeltıraşlık anlayışı gelişti.

Matteo Raverti gibi Lombardiyalılar, Lamberti’ler gibi Toscanalılar, Venedik dukalarının saraylarında çalışmaya başladılar. Bu sanatçıların etkisiyle venedik atelyeleri olumlu bir biçimde harekete geçti.

Bu atelyelerin en önemlileri Giovanni ile Bartolomeo Bon’un atelyeleridir.

Andrea Bregno’nun sanatı Antonio Rizzo (Dukalar sarayında Âdem ile Havva heykelleri) ile devam etti.

Pietro Lombardo, büyük ölçüde Donatello’nun etkisinde kaldı.

Pietro Lombardo’nun oğulları Antonio ve Tullio, verimli ve ince bir süsleme üslûbunu geliştirdiler.

Tullio Lombardo, özellikle yunan ve roma sanatına yöneldi.

XVI. yy.ın ikinci yarısında i.Sansovino ağır basar.

Sansovino’nun Roma’da uyguladığı zarif üslûp, sanatçının Venedik’e yerleşmesiyle güçlü bir canlılığa kavuştu.

Venedik’te barok heykeltıraşlığı ikinci derecede ustalar temsil eder.

1650’den sonra ortaya çıkan yenilik, flaman G. Le Court (Santa Maria della Salute’nin mihrabı) veya alman Melchior Bartel gibi yabancılardan gelir.

Cabianca ve Corradini’nin eserleri, yeni klasik üslûbun habercileri sayılabilir; bu üslûbun en büyük temsilcisi Venedik’li Antonio Canova’dır.

Resim

Venedik resim tarihine XIV. yy.da girmiştir denebilir.

Bundan önce venedik sanatçıları hep Bizans’ın etkisindeydi.

Bizans geleneği, 1321 – 1358 arasında resim yapan Paolo Veneziano’nun çıkış noktasıdır.

Oğulları Marco’nun, Luca’nın ve özellikle bir süre Bologna’da oturan Lorenzo’nun eserlerinde, gotik sanatı ağır basar.

1430’dan sonra, Mantegna’nın, Ucello’nun.

Filippo Lippi’nin ve Castagno’nun etkisiyle yeni üslûplar gelişti.

Oymacılara ve kuyumculara özgü bu çalışma metodu.

C.Crivelli’nin eserinde tam anlamıyla belirir.

Mantegna’nın, Bellini’ler üstünde büyük etkisi oldu.

Giorgione, eserin renk birliğini ışığın mekânda dağılımıyla sağladı ve bu üslûpla yoğun bir şiire vardı.

İhtiyar Palma ile Sebastiano del Piombo’nun eserleri, bazı küçük ayrılıklar bir yana, doğrudan doğruya Giorgione’nin sanatından çıkar; bu sanatın en olgun örneği ise Tiziano’nun eserlerindedir.

Venedik’de Tintoretto, Michelangelo’nun etkisiyle büsbütün artan ve göz kamaştırıcı ışık oyunlarıyla coşan, son derece çapraşık ve ince bir üslûp geliştirdi. Veronese. süslemeci, dengeli ve eşsiz bir saydamlığa yöneldi.

Bir cevap yazın