Venezuela

Venezuela Hakkında Ansiklopedik Bilgi,Kuzeyinde Karayip Denizi, doğusunda Guyana, güneyinde Brezilya ve batısında Kolombiya ile çevrilidir. Venezuela açıklarında Küçük Antiller adaları olan Aruba, Kurasao, Bonaire (son ikisi Hollanda Antilleri’ne bağlı) ile Trinidad ve Tobago ada devletçikleri bulunur.

Venezuela Coğrafi Özellikleri

Venezuela dört farklı doğal bölgeye ayrılır: Maracaibo alçak arazileri, kuzey dağlık bölgesi, Orinoco alçak arazileri ve Guyana Yaylası. Kıyıların uzunluğu 2815 km olup, ülke topraklarına Karayib Denizindeki irili-ufaklı 72 ada da dahildir. Bu adaların en büyüğü Margorita’dır.

Maracabio alçak arazileri, Maracabio Gölü ve Venezuela Körfezi etrafında 52.000 km2lik düz ovaları ihtiva eder. Bu bölgeye Paraguana Yarımadası da dahildir. Burası ülkenin kalan kısmından güney doğuda Cardillera de Mérida ve kuzeydoğuda Segovia yüksek arazileriyle ayrılmıştır.

Kuzeydeki dağlık bölge, Kolombiya Andlarının bir kolu olan Sierra de Périja ile başlar. Andların diğer bir kolu olan Cordillera de Mérida kuzeydoğu istikametinde kıyıya doğru uzanır. Bu dağların genişliği 13 ila 64 km arasında değişmekte olup, en yüksek noktası Pico Bolivar’dır (5007 m). Bütün sene boyunca yalnız bu dağların üzerinde devamlı kar bulunur.

Kuzeydeki dağların güneyinde Orinoco Ovaları bulunur. Bu ovalar Kolombiya sınırından Atlas Okyanusu kıyısındaki Orinoco Deltasına kadar uzanır.

Ovalar, nehirler arasında doğuya doğru daralarak genişlikleri 400 km’den 80 km’ye düşer. Sonra Orinoco Deltasında tekrar genişler.

Guyana Yaylası, Orinoco Nehrinin güneyinde yer almakta olup, Venezuela topraklarının yarıdan fazlasını ihtiva eder. Geniş yaylalar 762 m’lik sarp kayaların ucunda aniden kesilir.

Yükseklikler dik olarak tabanlarından yükselen kitle halindeki düz tepelerde 2180 m’ye ulaşır. Auyáan-Tepui’den dünyanın en yüksek şelalesi olan Angel çağlayanları (979 m) dökülür.

Ülke büyük bir nehir ağıyla örülmüştür. Orinoco Nehri 436 kolu ile birlikte kuzeydeki dağların güney yamaçları, ovaları ve Guyana Yaylasını sular.

Orinoco, Brezilya sınırındaki kaynağından önce kuzeye, sonra doğuya doğru yönelerek geniş bir delta meydana getirir. Atlas Okyanusuna dökülür. Bu güzergah boyunca uzunluğu 2736 km’dir. Maracaibo, Latin Amerika’nın en büyük gölü olup, 121 km genişliğinde, 230 km uzunluğundadır.

İklim

Ekvatora yakın olduğu halde Venezuela’da çeşitli iklim tipleri hüküm sürer; bitki örtüsü de çok farklıdır.

Yağışlar, atmosferin durgunluk devresi olan mart-eylül arasında düşer. Ormanların sık ve daha sürekli olduğu dış yamaçlar, çalılıkların ve kınakına ağaçlarının kapladığı orta vâdilerden (1 800-2 800 m yüksl.) fazla yağış alır.

Venezuela Tarihi

Ülkenin en eski halkı pek medeni olmayan kızılderililer, özellikle Karayiplerdir. Karayipler İspanyol conquistador’lara XVI. yy.a kadar karşı koydular.

Kolomb tarafından keşfedilen (üçüncü yolculuk, 1498) kıyıya, 1499’da Hojeda, La Cosa ve A. Vespucci, direkler üzerinde inşa edilmiş evlerden dolayı «Küçük Venedik» (Venezuela) adını verdiler. Ülkeye ilk gelenler inci çıkarmak için önce Cubagua adasında (1515 e doğr). sonra karada Cumana’da (1521’e doğr.) ilk yerleşme merkezlerini kurdular.

1528’de Karl V, ülkenin iç bölgelerini alman Welser şirketine devredince, şirket Eîdorado’yu bulmak amacıyla keşif seferleri düzenledi. Fakat avrupalı kolonların ülkeye gerçek anlamıyla yerleşmesi bu mukavelenin feshinden (1546) sonra başladı.

Caracas ve Cumana hükümetleri arasında bölüşülen Venezuela önce San Domingo ya. sonra Santa Fe’ye bağımlıydı. Sık sık İngiliz ve fransız korsanlarının ve Hollandalıların hücumuna uğradı Venezuela’da, XVIII. yy. sonunda, bir aydın kreoller aristokrasisi meydana geldi.

Bu sınıfın temsilcilerinden Miranda. Avrupa’yı vatanıyla ilgilendirmek için dolaştıktan sonra ilk başkaldırma denemesin: yaptı (1806); fakat başarıya ulaşamadı Fransızların Cadiz i aldıkları haberi üzerine Caracas, Latin Amerika’da ilk ayaklanmayı başlattı; genel vali Emparan’a işten ei çektirildi ve yerine, Fernando VII nin haklarını savunan bir cunta geçti (19 nisan 1810). Miranda’nın ülkeye dönmesinden sonra kreo’ler Venezueia’nın bağımsızlığını ilân ettiler (5 temmuz 1811).

Başlangıçta. başkenti kıskanan Coro, Maracaibo gibi şehirlerden ve İlanos’ların vahşi halkından yardım gören ispanyollar, Miranda’yı (subayları tarafından Ispanyollara teslim edildi) ve onun başlattığı kurtuluş mücadelesini devam ettiren Bolivar’ı yendiler.

Daha sonra, îngilizlerin ve Yeni Granada’nın yardımları ve Paez kumandasındaki İlanos’luların (İlaneros) birliklerine katılması Bolivar’ın Carabo’da kesin bir zafer kazanmasını sağladı (24 haziran 1821): Angostura konferansında Kurtarıcı Bolivar Büyük Kolombiya adını verdiği bir cumhuriyet kurdurdu.

Bolivar, Venezuela ile Yeni Granada’yı (daha sonra da Ekvador’u) içine alan yeni cumhuriyetin başkanı oldu. Fakat generallerinin aşırı istekler:, başkanlıktan istifa etmesine (1830) ve Büyük Kolombiya’nın parçalanmasına yol açtı.

Venezueia’nın birlikten kopmasına sebep olan Paez, ülkeyi çeşitli kukla başkanların arkasında askeri diktatörlükle yönetti. Paez’i deviren Monegas ailesi, köleliği kaldırdı ve Muhafazakâr Katolik partiyi destekledi.

Başlayan kanlı iç savaşlar dönemi Paez’in tekrar iktidara gelmesi (1861-1863), Falcon’un federalist bir hükümet Kurması (1863/1865-1868), Monagas ailesinin tekrar yönetimi ele geçirmesinden (1868-1870) sonra federalist A. Guzman Blanco’nun zaferi ve Venezuela Birleşik devletlerini kurmasıyla sona erdi.

Sert bir diktatör olan Guzman, delveti laikleştirdi ve yabancı kredilerle ekonomiyi geliştirdi. Guzman’ın 1887’de kesinlikle sürgün edilmesinden sonra iktidardan daha az etkili başka diktatörler gelip geçti: Büyük Britanya (1895) ve Almanya (1901-1903) ile çatışmaları sırasında amerikan yardımından yararlanan Joaquin (respo 1892 / 1894-1898) ve Cipriano Crespo (1899-1902-1908).

1920’den sonra başlayan petrol çıkarımının gelişerek ülkeyi değiştirmesi, 1908-1935 arasında Venezuela’yı yöneten Juan Vicente Gomez’in işine yaradı.

1811-1944 Arasında yirmi iki anayasa değiştiren Venezuela’da, 1945’te bir sivil devrim oldu: Romulo Betancourt’un demokratik darbe hareketi general Medine Angarita iktidarını devirdi; fakat 1948’de cumhurbaşkanı seçilen yazar Romulo Gallegoz, aynı yıl bir askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı; yeni cunta, sol partileri kapadı ve iktidara albay Perez Jimenez’in gelmesine göz yumdu (1952). 1958’de Jimenez’i deviren yeni bir askeri darbeyle millete yaslanan bir sivil idare kuruldu.

1958 Eylülünde cumhurbaşkanı seçilen Romulo Betancourt, başkanlık yıllarında, Dominik diktatörü Trujillo’nun ölünceye kadar desteklediği muhafazakâr subayların ve Küba örneğinden ilham alan devrimci propagandanın («Milli Bağımsızlık cephesinin silâhlı harekâtıyla devam etti) muhalefetiyle karşılaştı.

Başkanlığının son yıllarında, devrimci hareketle çatışma şiddetlendi ve A.B.D. ile daha sıkı ilişkiler kuruldu; 1962’den sonra A.B.D., teknik yardımı artırdı.

Gerçekten ordunun bazı unsurları üstünde (1962 mayısında Carapano’nun, haziranda Puerto Cabello’nun ayaklanmaları) ve Silâhlı Milli Kurtuluş kuvvetlerinde (Fuerzas Armadas de Liberacion National) [F.A.L.N.] Castro’culuğun etkisi giderek arttı; sosyal reformların yavaşlığı ve özellikle toprak reformunun bir türlü gerçekleştirilememesi, Kurtuluş kuvvetlerinin mücadelesini şiddetlendirdi.

Ama siyasi alanda, aşın solun parçalanması büyük bir başarısızlığa yol açtı: çeşitli olaylara rağmen 1 aralık 1963 seçimlerinde Demokratik Hareket (Accion Democratica veya A.D.) adayı Raul Leoni oyların yüzde 33’ünü alarak seçilmeyi başardı; R. Leoni’den sonra en çok oyu hıristiyan-demokrat aday Rafael Caldera (kilisenin yeni sosyal açılımlarından yararlanmıştı) aldı ve ılımlı bir muhaleletin önderi haline geldi.

A.D.’nin yanı sıra Demokratik Cumhuriyetçi Birlik (Union Republicana Democratica) [U.R.D.] partisinin de desteğini sağlayan R. Leoni’nin başkanlık döneminde gerillalarla mücadeleye devam edildi.

Ama 1964’ten, özellikle de 1966’dan sonra bazı komünist unsurlar, çarpışmalara ve kitle hareketlerine son verilerek meşru mücadeleye dönülmesini istediler; F.D.L.N. ile Sol Devrim hareketini (Movimiento de İz quierda Revolucionaria) [M.İ.R.] birleştiren Mill, Kurtuluş cephesi, silâhlı mücadeleye devam edilmesini ileri sürdü.

M.İ.R. taraftarlan 1965’te hareketi şehirlere nakletmeyi denediler; Kolombiya ve Venezuela cumhurbaşkanları, 1966’da «yıkıcı faaliyetlerde ortaklaşa mücadeleyi düzenlemek için görüştüler («Rio Arauco» bildirisi).

Bununla beraber ihtilâlciler mücadeleye devam ettiler ve 1967’de Fidel Castro, sekizinci plenumda silâhlı eylemleri ve tedhişçiliği suçlayan venezuelalı komünist yöneticilere şiddetle çattı; komünist yöneticilerin partiden çıkardıkları gerillacı Douglas Bravo, gerilla savaşını devam ettirdi. Bununla beraber hükümette de bölünme görüldü: 1967 sonunda Demokratik hareket iki kola ayrıldı.

Partiden ayrılanlar Luis Beltran Prieto’nun yönetimi altında Halk Seçim hareketini kurdular; sendikal hak taleplerinde bulunmaları Maracaibo’da kanlı gösterilere yol açtı (mart 1968).

Aralık 1968 cumhurbaşkanlığı seçimini Hıristiyan Sosyal partinin adayı Caldera kazandı. Senato ve mecliste hıristiyan demokratlar çoğunluğu sağlayamadığından Caldera kabinesi bağımsız üyelerin de katılmasıyla kuruldu (mart 1969).

Başkan Caldera hemen sonra, gerillalardan silâhlı mücadeleden vaz geçmelerini istedi ve bir genel af teklifinde bulundu.

Ancak bu teklifler F.A.L.N. liderlerinden Douglas Brave tarafından reddedildi. Başkan Caldera Arjantin, Peru, Panama ve Sovyetler birliği ile diplomatik ilişkilerin yenileneceğini açıkladı (20 mart 1969).

1962’de yasaklanan Komünist partisinin faaliyetleri de serbest bırakıldı (26 mart). Gerillalar faaliyetlerini 1971 – 1972 yıllarında da sürdürdüler.

Essequibo sınır bölgesinde Guyana ile olan anlaşmazlık 1982’de tekrar başladı. 1989’da ikinci kez başkanlığa seçilen Pérez’in açıkladığı ekonomik tedbirler, sokak gösterilerine sebep oldu. Halk yağma işine başlayınca askeri birliklerin müdahalesi üzerine çok sayıda insan öldü.

Aralık 1993’te yapılan seçimlerde devlet başkanlığına Rafael Caldera oyların çoğunluğunu alarak seçildi. Rafael Celdera 25 yıldan sonra ikinci defa devlet başkanlığına geldi. 6 Aralık 1993’te göreve başladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir