Vestfalya Antlaşması,Önemi ve Sonuçları | Tarih Bilgileri |

Vestfalya Antlaşması Hakkında Ansiklopedik Bilgi,Otuz Yıl Savaşları neticesinde 1648 yılında taraflar arasında imzalanan bir dizi antlaşmaya verilen ad.

Vestfalya Antlaşması Önemi

Vestfalya Antlaşması
Vestfalya Antlaşması,Otuz Yıl Savaşları neticesinde 1648 yılında taraflar arasında imzalanan bir dizi antlaşmaya verilen ad.

Otuz yıl savaşlarının uzunluğundan ve sıkıntılarından bıkan prensler ve Almanya şehirlerinin temsilcileri, 1643 şubatında Frankfurt’ta biraraya gelerek imparator Friedrich III’ten bir kongre toplamak iznini aldılar.

1644 mayısında Vestfalya’da Münster’de (katolik temsilciler) ve Osnabrück’te (protestan temsilciler) toplanan kongreye Danimarka dışında savaşan bütün devletlerin temsilcileri (hattâ Venedik ve arabulucu rolündeki Papalık) katıldılar.

Üstelik, Fransa’nın isteğiyle imparatora doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bağlı yüz elli Alman prensliği de kongrede temsil edildi (bu durum imparatorluğu azınlıkta bıraktı).

Görüşmeler Fransa adına Longueville dükü ile yardımcıları d’Avaux ve Servien, İsveç adında şansölyenin oğlu Johan Oxenstierna ve Salvius ve imparator adına Trauttmansdorf ve İspanya adına Penaranda tarafından yönetildi.

Dört yıl süren tartışmalardan sonra, kongre önce, La Haye’de, İspanya ile Fransa’nın gücünün artmasından ürken Birleşik Eyaletler arasında ayrı bir antlaşma imzalanmasına yol açtı (30 ocak 1648).

Münster’de mayıs 1648’de onaylanan bu antlaşma ile İspanya, Birleşik Eyaletler’in hükümdarlığını tanıdı; Escaut’nun ağzını ve yedi Birleşik Eyaletin ortak malı haline gelen toprakları bıraktı.

Ayrıca Birleşik Eyaletler’in Portekiz’den (Felemenk Brezilyası, Endonezya) ve hattâ Ispanya’dan aldığı sömürgeler de onaylandı.

Bu sırada başlıca savaşçı devletler arasındaki pazarlıklar uzayıp gidiyordu.

İmparator ancak Conde’nin Lens zaferinden (20 ağustos 1648) ve Turenne (Viyana üstüne) ile İsveçli Wrange’in (Prag üstüne) ortak yürüyüşlerinden sonra Fransa ile Münster antlaşmasını (ekim 1648) ve İsveç ile Osnabrück antlaşmasını imzalamayı kabul etmek zorunda kaldı.

Bıandenburg seçici prensi Friedrich Wilhelm, Doğu Pomeranya’yı, Cammin, Minden ve Halberstadt piskoposluklarını aldı.

İleride Magdeburg başpiskoposluğunu alma ihtimalinin de belirmesiyle Rheinland’daki toprakları Kleve ve Jülich’e yaklaşmış oldu.

Bavyera Yukarı Pfalz’ı ilhak ederken bağımsız seçici prenslik haline getirilen Aşağı Pfalz da eski seçici prens Friedrich V’in oğluna verildi.

Bu durumda, Almanya’nın siyasi statüsü büyük ölçüde değişiyor ve bu antlaşmalar gerçek bir anayasa (Constitutio Westfalica) meydana getiriyordu.

Seçici prens sayısı beşten sekize çıkarıldı (üç din adamına karşı beş laik; iki luther’ci ve bir calvin’ciye karşı beş katolik), alman şehirleri, prensleri ve seçici prensleri arasında eşitlik İlân edildi.

Ayrıca Vestfalya antlaşmaları, üç yüz elli alman devletinin hükümdarlığını (artık kendi aralarında veya yabancı devletlerle antlaşmalar imza edebilecek, ittifaklar yapabilecek ve imparatorluk hukukuna saygıyı yalnız vicdanlarıyle teminat altında bulunduracaklardı) onayladı.

Vestfalya Antlaşması Sonuçları

Birleşik Eyaletler ile, bağımsızlığı resmen ilân edilen Helvetia (İsviçre) konfederasyonundan yoksun bırakılan Kutsal İmparatorluk böylece, Fransa ve İsveç’in istediği gibi güçsüz kaldı; İsveç ve Fransa.

Alman barışının teminatçısı haline geldiler.

Habsburg’îarın Kutsal İmparatorluğu eski güçsüzlüğüne düşürme siyasetinin başarısızlığını onaylayan Vestfalya antlaşmaları elli yıl için Almanya’nın kaderini çizdi ve dini maddeleriyle Almanya’da Karşı Reformun başarısızlığını onayladı.

Gerçekten bu antlaşma ile 1555 Augsburg barışı, halkı prenslerinin dinini kabule zorlayan maddeler dışında (cujus religio, ejus religio) onaylanmış oluyordu.

Calvin taraftarları öbür protestanlarla eşit haklara kavuştular; ayrıca, 1 ocak 1624’ten önceki mezhep ayrılıkları da tanındı.

Din savaşlarının sonuncusunu bitiren, Alman Protestanlığını kesin bir bozgundan kurtaran Vestfalya antlaşmaları (şubat 1649’da imzalandı) Avrupa’da Kuzeydoğu Fransa sınırını muhafaza eden ve Mazarin’in istediği gibi.

Avusturya sarayının itibarını düşüren bir düzen kurdu.

Bir cevap yazın