Viyana Kongresi 1815,Önemi,Sonuçları | Tarih Bilgileri |

 

1815 viyana kongresi hakkında bilgi,Bu kongre Napolyon’un hâkimiyetinden kurtulan ve yeni liberal ve milli amaçlar besleyen halklarda büyük umut uyandırdı; ama ne bu umutlara cevap verebildi, ne de Napolyon’un eserinin yerine gerçek bir avrupa toplumu kurabildi.

Viyana Kongresinin Önemi

Mettemich’in sözcüsü Gentz sonradan «kongrenin gerçek amacı yenilenlerden kurtarılanların, yenenler arasında bölüşülmesiydi» diyecektir.

Bütün üyelerin katıldığı hiç bir oturum yapılmayan kongreyi Metternich, Hardenberg, Castlereagh ve Nesselrode tarafından temsil edilen dört büyük devlet (Avusturya, Prusya, Büyük Britanya, Rusya) yönetti.

Bu temsilciler Talleyrand’ın entrikalarını bozmak ve Fransa’yı kesin hesaplaşmanın dışında bırakmak için gizlice anlaştılar. Yüzgün olayları kongrenin çalışmalarına ara vermedi ve son antlaşma 9 haziran 1815’te imzalanabildi.

1815 Viyana Kongresi Sonuçları

Aynı yıl daha önce imzalanan çeşitli özel antlaşmalar (Polonya hakkında Avustürya, Prusya ve Rusya arasında; Prusya ve Saksonya arasında; Avusturya ve Sardinya arasında; haziran başında germen konfederasyonunun kurulması için Prusya ve İsveç arasında) tek bir belge halinde toplandı.

Avrupa haritasında büyük ölçüde değişiklik yaparak, Felemenk’ten ve Schwaben düklüklerinden vaz geçen Avusturya’ya Galiçya, Tirol ve Salzburg bölgesi, Lombardia-Venedik krallığı, Dalmaçya kıyısı verildi.

Çar, Polonya krallığını (Krakow hariç) alıyor ve Finlandiya ile Besarabya’da hakimiyeti onaylanıyordu.

Saksonya krallığının kuzey üçte birini (İsveç Pomorze’yi), eski Vestfalya krallığının büyük kısmını, Aachen dolaylarında Ren’in sol kıyısını, Malmedy, Koblenz ve Trier’i alan Prusya, Almanya’da ve Fransa sınırında güçlü bir şekilde yerleşiyordu.

Bugünkü Belçika ve Hollanda’dan meydana gelen ve Lüksemburg ile genişletilen Felemenk krallığı da Fransa’yı Castlereagh’ın dilediği gibi gözetleyecekti.

Sürekli olarak tarafsız ilân edilen İsviçre konfederasyonu ise Cenevre, Valais, Nauchatel (Prusya hâkimiyeti altında), Porrentruy’u alarak büyüyordu.

Piemonte-Sardinya krallığı Sava’nın bir kısmını, Nice kontluğunu ve Cenova’yı alıyordu.

Böylece Fransa «zincirlenmiş» oluyordu.

Kuzeyde İsveç, Finlandiya karşılığında Danimarka kralından Alman Norveçi’ni alıyor, Danimarka’ya ise buna karşılık Holstein ve Lauenburg veriliyordu.

Ayrıca Almanya, içinde iki de yabancı hükümdar (Holstein için Danimarka kralı, Lüksemburg için Felemenk kralı) bulunan bir germen konfederasyonu halinde birleşmiş otuz sekiz devlet arasında bölüşülüyordu.

Bu konfederasyonda Tirol’ü kaybeden Bavyera Rheinland’daki topraklarını geri alıyor (Bavyera Pfalz’ı ve Landau ile genişliyor.

Württemberg, Baden, Hessen – Darmstadt Napolyon’un tanıdığı sınırlar içinde kalıyordu; Bavyera, Saksonya ve Württemberg kralları Napolyon’un ellerinden aldığı krallıklarına yeniden kavuşuyorlardı.

İtalya, menfaati icabı ülkenin bölünmüşlüğünü (Lombardia-Venedik krallığı, Toscana, Modena. Parma) muhafaza eden Avusturya’nın hâkimiyetinde kalıyor, papa Bologna, Ravenna, Ferrara’yı alıyor, Napoli ise Bourbon’lara geri veriliyordu.

İngiltere Helgoland. Malta, İon denizi adaları, Guyana, Trinidad, Tobago, Kap, Seylan ve Mauritius adasını ilhak ediyordu.

Üstelik son akit, ırmakların serbestliği ve köleliğin kaldırılmasıyla ilgili iki bildiri kapsıyor ve diplomatk memurlar arasında ön oturumlar üstüne bir talimatname hazırlıyordu.

Ama yeni Avrupa’nın liberal ve milli isteklerinin hiç birini hesaba katmayan (Almanya, İtalya, Polonya ve İsviçre parçalanmış olarak kalıyordu) bu akde, XIX. yy.da özellikle devletler arasında eski yerini almak isteyen Fransa ile bütünlük peşinde koşan Almanya ve İtalya hücum etmeye başladı.

Bir cevap yazın