Yargılama Usulü Kanunu

Yargılama Usulü Kanunu,bir dava sırasında mahkemelerin uymak zorunda oldukları usul kurallarının tümü.

Yargılama Usul Kanunu

Yargılamanın iadesi, bir davanın kesin hükümle sonuçlanmasından sonra, belirli olayların ortaya çıkması halinde, davaya yeniden bakılması Normal yargılama usulü, yazılı yargılama’du. Asliye mahkemelerinde uygulanan sistem budur.

Bu sisteme göre, davanın açılması dahil, kural olarak her şey yazılı olarak yapılır; yani mahkeme, verilen layihalarla işlem yapar; fakat hâkim, tarafları da dinler ve onları dinlemeden karar veremez. Sözlü yargılama usulü de sulh mahkemelerinde uygulanır.

Burada, lâyihalar safhası yoktur. Davalı, cevabını ilk celsede sözlü olarak verebilir. İlk celsede tarafların iddia ve savunmaları sözlü olarak alınır ve hemen delillerin incelenmesine geçilir.

İleri sürülen delillerden mahkeme tarafından kabul edilenler, o celsede incelenir. Taraflar delillerini birlikte getirmemişlerse, kendilerine bir mehil verilerek yeni bir celse günü tayin edilir. Bundan sonra, hakim isterse, taraflara lâyiha vermeleri için bir süre tanır ve üçüncü celse gününü tayin eder. Lâyiha için süre verilmemişse, ikinci celse sonunda mahkeme anlaşmazlığa ilişkin kararını bildirir veya sadece bildirme için yeni bir celse günü tayin eder. Sözlü yargılama usulüne bağlı işler, adlî tatil sırasında da görülebilir.

Bir yargılama usulü de seri yargılama’dır. Bu’ yargılama, yazılı usulün çabuklaştırılmasıdır. Cevap süreleri 7 ve 5 gündür. Taraflara delillerini ileri sürmeleri için ancak bir defa mehil verilir. Başka bir yargılama usulü de basit yargılama’dır. Bu usul ancak kanunda belirtilen durumlarda uygulanır.

Dava, dilekçeyle açılır. Mahkemenin tayin ettiği celse gününe, taraflar delillerini getirmek zorundadırlar. Bu tebliğe uymayan taraf hakkında gıyap kararı verilir; fakat, bu karar kendisine tebliğ edilmez. Basit yargılama usulüne bağlı işlere adli tatil sırasında da bakılır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir