Yassı Solungaçlılar

Yassı Solungaçlılar  Solungaçları genellikle yassı olduğu için iki çenetli yumuşakçalara verilen ad.Bu sınıftaki yumuşakçaların hepsi suda yaşar, ama hepsi denizde olmaz.

Kavkısı iki çenetlidir; yani birbirine eşit veya eşit olmayan iki parça halinde ve sırt tarafından esnek bir menteşe ile bağlıdır; çoğunda bu menteşeler dişli olur.

Bir veya iki bağlayıcı kas. tehlike anında veya hayvanı sudan çıkarınca çenetleri birbirine yaklaştırarak kilitler ve böylece hayvan tamamen veya kısmen kavkının içine kapanır.

İki çenetli yumuşakçalarda baş yoktur; yalnız dört dudaklı bir ağız bulunur; diğer yumuşakçaların tersine bunlarda çene ve dişlidil de bulunmaz.

Gövde ile örtenek arasında yassı solungaçlar vardır. Solungaçların üzerindeki çok küçük kirpikler durmadan titreşerek suyu hareket ettirir. Karın tarafında ise «balta» denilen bir ayak bulunur; hayvan bunun yardımıyla sürünür.

Bazı nadir türleri çenetlerini oynatarak yüzer ve bunların örteneğinin kenarlarında görme organları bulunur. Yassı solungaçlıların çoğu, ayağın dibinden salgılanan ve bisüs adı verilen iplikçiklerle kayalara tutunarak yaşar (midye), diğer bir kısmı ise çenetlerden çukur olanı ile kayalara tutunur.

Düz olan diğer çenet ise kapak ödevi görür (istiridye). Fosil yassı solungaçlılardan rudistes’ler, çenetlerinden biri boru teşkil edecek şekilde bakışımsızdır.

Deniz dibine gömülü olarak yaşayan türlerde ya su dolaşımını sağlayan sifonlar bulunur ya da kavkıları genellikle boru şeklinde olur (çakı). Bazı ikiçenetliler ise kayaları (folas) veya su içindeki odunları delerek içine yerleşir (taret).

Bazı türleri tatlısularda yaşar (dressenia, ırmakmidyesi v.b.). İnsanlar yemek üzere midye ve istiridye, inci üretmek için de inci midyesi yetiştirirler. Fakat bunun için bu su içindeki tesisleri delerek mahveden taretlerle savaşmaları gerekir.

Yassısolungaçlıların jeolojik rolleri de önemlidir: bunların kimisi kaya oluşumuna sebep olur (rudisteslerin meydana getirdiği resifler, gryphaea, alectryonia, congeria v.b.nin oluşturduğu çeşitli kalkerler), kimisi kayaları tahrip eder (folas): istiridyelerse suda erimiş killerin çökmesine yol açarak haliçlerin dolmasına sebep olur.

Hiç bir hayvan grubu bu başsızlar (veya iki çenetliler yahut yassı solungaçlılar veyahut balta ayaklılar) kadar çeşitli ve değişik alt bölümlere ayrılamaz.

Yalnız paleontoloji, evrim sırasında menteşe dişlerindeki azalmayı, bakışımsızlığın ortaya çıkışını, solunum sistemindeki ilerlemeye (mesela sifonların belirmesi) ve diğer uyum olaylarını, yaklaştırıcı kaslardan birinin körelmesini v. b. ortaya çıkararak bu hayvanların evrimini belirgin duruma getirebilmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir