Yunanca

Yunanca Yunanca, hint-avrupa dil ailesine girer. Yunanca, kelime hâzinesi, morfoloji (isim ve fiil çekimi, ahenk vurgusu) fonetik nitelikler bakımından ortak Özellikler gösteren birçok lehçe aracılığıyla bilinir: bu farklılaşma dilbilimcilerin Ortak Yunanca adını verdikleri başlangıçta tek bir dilin bulunduğu tezini güçlendirir (karşılaştırma metoduyla bu Ortak Yunancaya varılabilir).

Yunancanın Özellikleri

Ortak Yunanca morfoloji yönünden italyan-kelt ve ermenice öbeklerine yakındır; ayrıca hint-iran öbeği dillerine de benzer.

Ortak Yunanca, bugün henüz bilinmeyen, helen öncesi akdeniz dillerinden birinden birçok kelime aktarmıştır; Yunanca alt tabakası olan bu akdeniz dilinin izlerine yer isimlerinde rastlanır (mesela -nthos, -ssos ile biten kelimeler).

Yunanca’nın Ege havzasına yayıldığı dönemi tespit güçtür: yeni araştırmalar (1953) mykenai dilinin (M.ö.XV.-XII.yy.) bir yunanca lehçesi olduğunu ortaya koydu.

Daha eski girit yazıtlarını çözmek için yapılan bir deneme sonucunda ise yazıtlardaki dilin Hititçeye benzediği görüldü.

Lehçelerle edebiyat dillerini karıştırmamak gerekir: edebiyat dilleri (Homeros, Pindaros v.d.nin dili) yapma bir dildir ve birçok lehçenin karışımından meydana gelir; lehçeler ise gerçek konuşma dilleridir ve taşlar üstüne yazılmış resmi belgeler aracılığıyla bilinir.

Şu halde yunanca lehçeleri gösteren haritayı çizmek için edebiyat metinleri yerine yerel yazıtların incelenmesini temel almak gerekir. Yunanca tarihi ve coğrafi sebeplerle lehçelere ayrılmıştır.

Büyük lehçe aileleri M. ö. XV.-IX. yy. arasında Ege çevresini istila eden halkların katkılarını ortaya koyar: (aka lehçesi, ionia lehçesi, aiolis lehçesi, dor lehçesi ve kuzeybatı lehçeleri).

Her şehri kendi içine kapanık olarak yaşayan bir ülkede her lehçe kendine göre değişir: mesela dor lehçeleri arasında latama lehçesi, rodos ve kyrene lehçelerinden çok farklıdır.

Yunancanın Kökeni

Atina’nın kültür alanındaki üstünlüğü, attike lehçesinin yunan nesrinin başlıca dili haline gelmesine yol açtı; sonra, Makedonya monarşisi altında yunan birliği sağlanınca attike lehçesi arılığını yitirerek ve ionia lehçesi özelliklerini aktararak sözdizimi ve morfoloji yönünden sadeleşti, İskender’in fethettiği ülkelerde ortak lehçe (veya koine) helenistik monarşilerden ise resmi dil haline geldi. Bazı arıtmacıların (attike’ciler) II. ve III. yy.daki karşı çıkışlarına rağmen koine,roma devri yunan nesircileri tarafından kullanıldı.

Hıristiyan Yunancası

Hıristiyan Yunancası, Helenistik dönemde (M. ö. III. yy.) öbür eski lehçelerin ionattike lehçesi tarafından ortadan kaldırılmasından sonra oluşan ve M.S.I.yy.ın ikinci yarısından itibaren Hıristiyanlığa yayılma ve anlatım imkanları sağlayan koine’den başka bir şey değildir. İki yüzyıl önce, Roma’nın fetihleriyle Yunanistan’ın bağımsızlığını kaybetmesine rağmen Yunanca Doğu Akdeniz’de geniş bir alana yayılmıştı. Bununla birlikte dil birliği tam değildi. Hıristiyan Yunancası koine’ye başlıca özelliklerini sağlamıştır. Kelime hâzinesi, uyarlama veya yeni kelime bulma sayesinde yeni kavramları belirtti.

Hıristiyanlığın başlangıcında Yunanca, konuşulduğu yerlere göre değişik görünümler ortaya koydu; sonra III. ve IV. yy.da bir ilâhiyat dili haline geldi ve şiirin, tarihin ve belâgatin edebi biçimlerine ulaştı.

Modern Yunanca

Bu isimle, bugünkü Yunanistan’da konuşulan dil belirtilir. Bizans imparatorluğunun yıkılmasından (1453) bu yana Yunanca, Osmanlı imparatorluğu devrinde de helenizmin anlatım aracı oldu ve 1829’da milli dil haline geldi. Yunanca, yakın evrimi sırasında önce Türkçe’nin (XV. – XIX. yy.) sonra da batı dillerinin etkisinde kaldı. Modern Yunanca’nın başlıca özelliği, diller arasındaki çekişmedir. Bu, XIX. yy. sonundan itibaren keskin ve karmaşık bir hal aldı.

Lehçelere ayrılmış canlı dilin (demotikos) [halk dili] yanı sıra, XVII. yy.dan itibaren yeni bir ortak dil doğdu; bu dil, lehçeleri ortadan kaldırmadan halen dünyasının modern koine’si haline geldi.

Bu dil bugün edebiyat dilidir. Buna karşılık bilim dili, devletin, resmi ve dini kuruluşların ve kısmen basın, teknik ve bilimin dilidir.

Bilim dilinin bilinçli olarak eski unsurları sürdürmesine karşılık demotikos Yunanca, tutucu özelliklerle (isim çekimi, fiil görünüşü v.b.) yenilikler (analitik anlatım, kelime hâzinesindeki yenilenme) arasında bir denge kurar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir