Zilyetlik

Zilyetlik,Asli zilyetlik bir şey üzerinde malik gibi fiilî hâkimiyete sahip olmak.

Doğrudan doğruya zilyetlik, eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetin başkasının aracılığı olmaksızın kullanılması.

Dolayısıyla zilyetlik, bir şey üzerindeki fiilî hâkimiyetin başka bir kimsenin aracılığıyla kullanılması.

Feri zilyetlik, bir şey üzerinde şahsî veya sınırlı bir aynî hakka dayanarak zilyet olma.

İştirak halinde zilyetlik, birden fazla kimsenin bir mal üzerinde ancak birlikte hareket ederek kullanabildikleri zilyetlik.

İyi niyetli zilyetlik, haksız olduğu bilinmeyen veya bilinmesi gerekmeyen zilyetlik.

Kötü niyetli zilyetlik, haksız olduğu bilinen ve bilinmesi gereken zilyetlik.

Malik sıfatıyla zilyetlik, eşya üzerinde başkasının üstün zilyetliğini tanımadan fiilî hâkimiyete sahip olma.

Müşterek zilyetlik, bir şey üzerinde birden fazla kimsenin, her birinin tek başına hareket edebilecekleri şekilde kurulan zilyetlik.

Zilyetlik Nedir?, Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyetin kurulmasıdır. Mülkiyetten farklı olarak, zilyetlikten söz edebilmek için, zilyetliğin muhakkak geçerli bir sebebe dayanması gerekmez.

Bu yüzden, başkasının malını çalmış olan kimse de mal üzerinde, fiili tasarrufunu kullanabildiği sürece, zilyettir ve zilyet olarak hukuk tarafından korunur. Onun gerçek hak sahibine geri vermeye zorlanması ancak yargı yoluyla mümkün olabilir.

Bu sebeple, belirli istisnalar dışında gerçek hak sahibinin kendisinden malı zorla geri almasına hırsız karşı koyabilir ve bu karşı koymasından dolayı da hukuka aykırı bir harekette bulunmuş olmaz. Çünkü, zilyetliğin korunması, belirli bir yerde, toplum içindeki barışın korunması amacına dayanır.

Bir şey üzerinde zilyetlik, fiilî hâkimiyet ele geçirilince başlar ve bu fiilî hâkimiyet kaybedilinceye kadar devam eder. Zilyetliğin elde edilmesinde, irade, yani zilyet olma niyeti rol oynar; devam edebilmesi için, bu iradenin devam etmesi gerekmez.

Bir kimse yıllarca önce elde ettiği ve sonra varlığını unuttuğu bir şey üzerinde yine zilyet olmakta devam eder; onun üzerindeki fiilî hâkimiyetini kullanamayacak duruma gelinceye kadar bu durum sürer.

Buna karşılık zilyetliğin sona ermesi için, iradeye gerek yoktur. Bir kimse kendi rızasıyla zilyetliği sona erdirebileceği gibi, kendi iradesi dışında da, meselâ çalma sonucu da zilyetliği kaybedebilir. Zilyetlik, kural olarak sadece menkullerde söz konusu olur.

Gayrımenkuller yönünden kural olarak zilyetliğin görevini, tapu sicili görür. Ancak, zilyetliğin fiilî korunması yönünden, gaynmenkullere de zilyetliğin korunmasına ilişkin hükümler uygulanabilir.

Menkullerde hak karinesi rolünü oynar. Zilyet hangi hakka dayanarak zilyet olduğunu ileri sürüyorsa, o hakkın varlığı karine olarak kabul edilir. Bu durumda zilyetliğin ileri sürülen hakka temel olmadığını, karşı taraf, yani bunun tersini ileri süren kimse ispat etmek zorundadır.

Eşya üzerinde fiilî hâkimiyetin kurulmasıyla ortaya çıkar. Buna karşılık, haklar üzerinde zilyetlik, o hakkın kullanılması şeklinde görülür. Zilyetliğin kazanılması aslen veya devren olur. Aslen kazanma halinde, zilyetliği devreden bir irade gerekli değildir.

Meselâ, ormandan ‘toplanan mantarlar üzerinde aslen iktisap yoluyla elde edilir. Temyiz kudreti olmayan bir kimseden elde edilen zilyetlik de. gayri mümeyyizde irade bulunmadığı için aslen kazanılmıştır.

Zilyetliğin kazanılma yolları

Devren kazanma yollarında, bir kimse, zilyetliği devredenin iradesine dayanarak zilyetliği kazanır. Bu tür kazanma, değişik yollarla olur.

1. malın teslimi yoluyla zilyetliğin kazanılması. Burada, zilyetlik malın fiilen teslim edilmesiyle kurulur.

2. araçların teslimiyle zilyetliğin kurulması. Burada, üzerinde zilyetlik kurulacak şey fiilen teslim edilemez, fakat, onun üzerinde fiilî hâkimiyetin kurulmasını sağlayacak araçlar teslim edilir. Meselâ, bir depoda bulunan pamukların satılması halinde, deponun anahtarının teslim edilmesiyle, zilyetlik, araçların devri yoluyla kurulmuş olur.

3. zilyetliğin, temsilci aracılığıyla kazanılması. Mal veya onun üzerinde fiilî hâkimiyetin kurulmasını sağlayacak araçlar doğrudan doğruya zilyetliğin devir edilmesi istenen kimse yerine onun temsilcisine teslim edilmesi halinde, temsilci aracılığıyla kazanılmış olur.

4. hükmen teslim. Bu durumda, zilyetliği devir eden kimse, özel bir sebebe dayanarak zilyetliğini sürdürür. Meselâ otomobilini satan ve mülkiyetini devreden bir kimse, aynı zamanda satmış olduğu otomobili kiralayacak olursa, alıcıya fiilî teslim olmadan geçmiş olur.

5. kısa elden teslim. Bu durumda zilyet olan bir kimsenin zilyetliğinin niteliği değiştirilir. Meselâ bir otomobili kiralamış olan bir kimseye sonradan otomobil satılacak olursa, kiracının zilyetliğinin türü değişir ve bu yollar ona yeni bir zilyetlik, ayrıca yeniden teslime gerek kalmadan geçmiş olur.

6. zilyetliğin havalesi. Bir kimse, başkasında bulunan bir malını, üçüncü bir kişiye satacak olursa, zilyetliği, zilyetliğin havalesi yoluyla devretmiş olur.

Bu durumda da zilyetliğin devredilmiş olması için, şeyin fiilen teslim edilmesi gerekli değildir. Zilyetliğin bu yolla devir edilebilmesi için malı elinde bulunduran kimseye haber verilmesi de gerekmez.

Ancak malı elinde bulunduran kimse, hangi sebeplerle, devredene geri vermekten kaçınabilecekse, aynı sebeplerle devir alana da vermekten kaçınabiliri

7. eşyayı temsil eden senetlerin devri yoluyla zilyetliğin devredilmesi. Burada, zilyetlik onu temsil eden senetlerin devriyle geçer. Meselâ, bir umumi mağazada bulunan bir mal üzerindeki zilyetlik makbuz senedi veya varantla devir yapılabilir.

Bir şey üzerindeki zilyetlik, zilyetlik iradesinin sona ermesiyle veya fiilî hâkimiyete son vermekle biter. Zilyedin, zilyetliği altında bulunan bir malı başkasına devredince, iradesi ve dolayısıyla de zilyetliği sona erer.

Malın çalınması veya ferî zilyedin aslî zilyedin zilyetliğini inkâr etmesi durumlarında mal üzerindeki fiilî hâkimiyet sona erer.

Bunun sonucu, zilyetliğin de sona ermesidir. Aynı şey üzerinde ancak fiilî hâkimiyetin yeniden elde edilmesiyle kurulur. Fiilî hâkimiyetin sona ermesiyle zilyetliğin ortadan kalkması, zilyedin iradesiyle veya iradesi dışında olabilir.

Zilyetliğin korunması yolları

1. İdarî yol. Zilyetliğin İdarî yolla korunması sadece gayrımenkullerde söz konusu olur. Bu durumu, Gayrımenkule Tecavüzün Define Dair kanun düzenler.

Gayrımenkulüne tecavüz edilen kimse, tecavüzün olmasından itibaren 60 gün içinde vali veya kaymakama başvurarak tecavüzün önlenmesini ister.

Bunun üzerine görevlendirilen kişiler 15 gün içinde durumu inceleyerek, başvurma haklıysa, tecavüz eden kişiyi oradan çıkartırlar; tecavüz edenin üstün bir hakkı bulunduğu iddiası bu durumda dinlenmez. Haklı olduğunu iddia eden kimsenin mahkemeye baş vurma hakkı saklıdır.

2. fiilî yolla zilyetliğin korunması. Bu yol, zilyetliğin gasp ve tecavüzü halinde uygulanır. Zilyetliğin fiilen korunması yolundan yararlanabilmek için, failin suçüstü veya fiili işledikten sonra kaçarken yakalanması gerekir.

Bu durumlarda zilyetliği gasp veya tecavüz edilen kimse, şeyi zorla geri alır veya tecavüz edeni kovar. Ancak zilyet, zilyetliğini korurken, durumun haklı gösterdiği zordan fazlasını kullanamaz.

3. zilyetlik davaları. Gasp veya tecavüz, suçüstü durumdayken engellenememişse, zilyet ancak dava açarak, şeyi geri alabilir. Bu davaların, gasp veya tecavüzün öğrenilmesinden sonra hemen ve her durumda, fiilin işlenmesinden itibaren bir yıl içinde açılması gereklidir; 4. menkul davası.

Zilyetliğe Tecavüz

Bir kimsenin şey üzerindeki fiilî hâkimiyetini kullanmasını zorlaştırmaktır; bir kimsenin bahçesine çöp atılması durumu gibi.

Zilyetliğin Gaspı

Bir kimsenin zilyet olduğu bir şeyi kullanmasını engelleme halinde söz konusudur; bir kimsenin bisikletinin çalınması halinde olduğu gibi.

Zilyetlikte İade

bir şey üzerinde haksız zilyet olan kimsenin zilyetliği gerçek hak sahibine geri vermesi zorunluluğu vardır. Bu geri verme borcunun kapsamının ne olacağı, geri verme borcu altında olan zilyedin iyi veya kötü niyetli olmasına göre farklıdır.

Zilyet iyi niyetliyse, mal geri verme anında ne durumda bulunuyorsa, o şekliyle geri verir. İyi niyetli zilyet, geri verilmesi gereken şeydeki zarar ve yok olmalardan sorumlu değildir. İyi niyetli zilyet, malı sahip olduğunu sandığı hakka uygun olarak kullanmasından dolayı herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir.

İyi niyetli geri verme borcu altında olan zilyet, mala yapılmış olduğu faydalı ve zorunlu masrafları isteyebilir. Bu masraflar kendisine ödeninceye kadar malı geri vermekten kaçınır; lüks masrafları kural olarak isteyemez.

Ancak yapılmış olan masraf asıl şeye zarar vermeden ondan ayrılabiliyorsa, geri veren kimse bunu alabilir. Ancak zilyet, bunun masrafını tazmin etmek isterse, o zaman, geri veren kişi bunu alamaz.

Kötü niyetli zilyedin geri verme borcu, iyi niyetli zilyedinkinden oldukça farklıdır. Kötü niyetli zilyet, malı geri vermek borcu altında olduğu gibi, haksız olarak alıkoymasından meydana gelen bütün zararları da tazmin etmek zorundadır. Ayrıca, elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği semereleri de tazmin eder. Masraflar yönünden kötü niyetli zilyet, ancak zorunlu masrafları isteyebilir.

Asli Zilyetlik

çift züyetlik halinde söz konusu olur. Bir mal üzerinde, bir kimsenin başkası lehine bir sınırlı aynî hak veya şahsî bir hak kurulması halinde, bu hakkı kuran kimseye asli zilyet denilir. Asli zilyedin muhakkak malik olması gerekmez. Onun malik gibi hareket etmesi yeterlidir.

Meselâ, kendisine kiraya verilmiş olan bir şeyi başkasına kiralayan kimse, ikinci kiracı yönünden aslî zilyettir. Çünkü ona karşı malik gibi hareket etmekte, bir şahsi hak tanımaktadır.

Doğrudan Doğruya Zilyetlik

Doğrudan doğruya zilyet mal üzerindeki fiilî hâkimiyetini başkasının aracılığına gerek kalmadan kullanmaktır. Meselâ, malik malı kendi kullandığı sürece doğrudan doğruya zilyettir. Çünkü, onun fiilî hâkimiyeti başkasının aracılığına gerek kalmadan kurulmakta ve kullanılmaktadır.

Bunun gibi, bir kiracının veya şey üzerindeki intifa hakkı sahibinin zilyetliği de doğrudan doğruyadır. Çünkü bunların da fiilî hakimiyeti, başka bir kimsenin aracılığına gerek olmadan kurulmaktadır.

Dolayısıyla Zilyetlik

Doğrudan doğruya zilyetliğin aksine olarak dolayısıyla zilyetlikte, bir kimse bir şey üzerindeki fiilî hakimiyetini ancak başkasının aracılığıyla sürdürebilmektedir. Meselâ, bir şeyin kiraya verilmesi halinde, kiraya veren dolayısıyla zilyettir. Çünkü o, fiilî hâkimiyetini ancak kiracı aracılığıyla sürdürebilmektedir.

Feri Zilyetlik

Başkasına ait bir mal üzerinde sınırlı aynî veya şahsî bir hakka dayanarak fiilî hâkimiyete sahip olan kimseye ferî zilyet denilir. Ferî zilyetlik de çifte zilyetlik halinde söz konusu olur. Meselâ, bir malın kiraya verilmesi halinde, kiraya veren aslî zilyet, buna karşılık kiracıysa feri zilyettir. Çünkü onun mal üzerindeki hâkimiyeti, aralarındaki kira sözleşmesinden doğan bir şahsî hakka dayanmaktadır.

İştirak Halinde Zilyetlik

Bir şey üzerinde birden fazla kimsenin zilyet olması ve bu zilyetliği ancak hepsinin birarada kullanabilmesi halinde söz konusudur; iki kilidi olan bir kasaya, iki kişinin zilyet olması halinde her kilidin anahtarının birinde, bulunması gibi. Burada zilyetlerin ikisi bir araya gelmedikçe kasanın açılma imkânı yoktur.

İyi Niyetli Zilyetlik

Üzerinde zilyetliğini kurduğu şeyi geri vermesi gerektiğini bilmeyen veya bilebilecek durumda olmayan kimse iyi niyetli zilyettir. Meselâ, başkasına ait olan bir malı satın aldığını bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan bir kimse, iyi niyetli zilyet sayılır.

Kötü Niyetli Zilyetlik

Üzerinde züyetliğin kurduğu bir şeyi gerçek hak sahibine geri vermesi gerektiğini bilen veya bilmesi gereken zilyet kötü niyetli zilyettir. Meselâ bir kimseden ona ait olmadığını bilerek, bir şeyi satın alan bir kimsenin zilyetliği kötü niyetle kurulmuştur.

Müşterek Zilyetlik

Bir şey üzerinde birden fazla kişi zilyet olmakla birlikte, her birinin tek başına fiilî hâkimiyet kurabilmesi halinde söz konusu olan zilyetlik.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir