Ziya Paşa

Ziya Paşa (1829, İstanbul – 1880, Adana),Türk yazar, şair ve devlet adamı. Galata gümrüğünde kâtiplik görevinde bulunan Erzurumlu Feridüddin Efendinin oğlu. Beyazıt rüştiyesini bitirdi. Lalası İsmail ağanın teşvikiyle İsa Efendi adındaki bir farsça hocasından ders aldı.

On beş yaşlarında, Aşık Garip, Âşık Kerem, Aşık Ömer gibi halk şairlerinin eserlerini okumaya yöneldi; okuduğu birkaç eski divanın etkisiyle bunlardaki bazı şiirlere nazireler yazmaya özendi.

17-18 Yaşlarında, Babıâli’de Sadaret Mektubi kalemine girdi. Divan edebiyatı yolunda yazmakta olduğu şiirler, kendisine arkadaşları arasında ün kazandırdı.

Reşid Paşanın yardımıyla padişah Abdülmecid’in üçüncü kâtipliğine tayin edildi (1855). Mabeyne geçtikten sonra kısa bir süre içinde Fransızca öğrendi.

Mustafa Reşit Paşa ve Abdülmecid’in ölümleri üzerine, Ali Paşa tarafından saraydan uzaklaştırıldı; önce Zaptiye müsteşarlığına tayin edildi; fakat Ali ve Fuat Paşaların onun İstanbul’da kalmasını tehlikeli gördükleri için Atina elçiliğiyle ve mîrimîran (paşalık) rütbesiyle Kıbrıs mutasarrıflığına gönderildi.

Birkaç ay sonra İstanbul’a çağrıldı. Padişah, Ziya Paşayı, Bosna Hersek’in denetimiyle görevlendirdi: fakat Babıâli kendisini çağırdı.

Sonra Ziya Paşa, padişah tarafından Meclisi Vâlâ azalığına, beylikçiliğe, Devai nazırlığına (Adalet bakanlığı) yükseltildi; Babıâli, bir yolunu bularak, onu Amasya mutasarrıflığıyla İstanbul’dan uzaklaştırdı.

İki yıl kadar kaldığı Amasya’da 8 ay hasta yatan Ziya Paşa oradan Canik (Samsun) mutasarrıflığına gönderildi ve hakkında soruşturma açıldı.

Ancak suçsuzluğu anlaşılınca yeniden Meclisi Vâlâ azalığına getirildi ve İstanbul’a döndü. İstanbul’da istibdat yönetimine karşı direnmeyi amaç edinen Yeni Osmanlılar cemiyetine girdi.

1867’de Kıbrıs mutasarrıflığıyla görevlendirilince Kıbrıs’a gitmedi ve o sırada Erzurum vali muavinliğine tayin edilen Namık Kemal ile birlikte, Mısır prenslerinden Mustafa Fazıl Paşanın çağırısına uyarak Avrupa’ya kaçtı (17 mayıs 1867). Önce Paris’te, sonra da Londra’da kaldı. Londra’da Hürriyet gazetesini kurdu (1868).

Sonra İsviçre’ye geçerek bu gazetenin son 12 sayısını Cenevre’de çıkardı. Avrupa’da bulunduğu yıllarda gazetedeki yazılarının yanında Zafername, Terkib-i Bend, Terci-i Bend gibi eserlerini kaleme aldı; bazı gazellerini yazdı, tercümeler yaptı.

Ali Paşanın ölümü üzerine yurda döndü. İcra cemiyeti reisliği, Şûrayı Devlet üyeliği gibi görevlerde bulundu. Bu süre içinde çalışmalarına devam etti. Harabat adlı büyük antolojisini düzenledi; bu eserin edebiyat tarihi bakımından önemli olan manzum Mukaddime’sini tamamladı.

Abdülaziz’in tahttan indirilişi olayına karıştı; Abdülaziz’in yerine geçirilen Murad V’in (1876) ilk hükümdarlık günlerinde Mabeyni Hümayun başkâtipliğiyle görevlendirildi; fakat bu göreve başlatılmadı. Kısa bir süre sonra Maarif müsteşarlığına tayin edildi.

Murad V’in yerine getirilen Abdülhamid II, ilk günlerinde, Ziya Paşa ile Namık Kemal’e karşı iyi davrandı; onları Kanuni Esasiyi (Anayasa) hazırlamakla görevlendirdi; fakat çok geçmeden siyasetini değiştirdi.

Ziya Paşayı İstanbul’dan ayırmak için onu vezirlik payesiyle Suriye valiliğine getirdi; fakat kısa bir süre sonra Ziya Paşa, Konya valiliğine nakledildi.

Burada bir yıl kadar kaldı ve son görev yeri olan Adana valiliğine gönderildi. 2 Yıl kadar süren bu görevinde çeşitli imar faaliyetlerinde bulundu. Mezarı Adana’da, Ulu Cami kabristanındadır.

Ziya Paşa klasik Türk şiirinin son büyük temsilcileri arasında sayılabilir. Klasik türk edebiyatının çeşitli nazım şekilleriyle şiirler yazdı, özellikle Terci-i Bend ve Terkib-i Bend onun en tanmmış eserleridir. Ziya Paşanın şiirlerinde klasik doğu hikmet türü, avrupalı görüşlerden de etkilenerek daha akli ve daha tutarlı bir özellik kazanır.

Ziya Paşanın Divançe’sinde münacaat, naat, kaside, gazel ve şarkı gibi değişik nazım şekilleriyle kaleme alınmış olan parçalar arasında gazel ve şarkılar daha çok dikkati çeker.

Hece vezniyle de şiirleri vardır. Bu şiirleriyle Şiir ve inşa adlı makalesindeki görüşleri onu, bir bakıma, Türk dil ve edebiyatının gerçeklerini sezen ve bunlara yeni bir gözle bakmasını bilen bir yol gösterici düzeyine ulaştırır.

Şiirleri 1881’de Eş-ar-i Ziya (Ziya’nın Şiirleri) adıyla basıldığı gibi Süleyman Nazif tarafından da, 1924’te, eklerle yayımlandı (Külliyat-ı Ziya Paşa [nazım kısmı]), över gibi görünerek yermek yani satir tarzında kaleme alınmış olan Zafername adlı eseri Türk edebiyatının en başarılı mizah verimlerinden biri sayılır. Kasidenin aslı 66 beyitten meydana gelir.

Bu eserde Âli Paşa çok zekice yerilir. Âli Paşanın yetiştirmelerinden olan Hüsnü Paşanın bilgisizliğinden yararlanan Ziya Paşa, işlediği hataları, kelimelere verdiği ters ve yanlış anlamları onun ağzından anlatarak küçük düşürür.

Harabat Mukaddimesi

Eski Türk edebiyatı için, çağına göre oldukça önemli görüşler taşır; Ziya Paşanın, Şiir ve İnşa makalesindeki görüşlerinin tersi bir niteliktedir; fakat klasik Türk edebiyatının en güzel eserlerini toplayarak uygun yorumlarla değerlendirir.

Burada eski türk şiirinin küçük bir tarihçesi de vardır. Harabat, 3 cilttir; arap, İran ve özellikle Türk şiirinin bir antolojisi niteliğindedir; 1874-1875’te basılmıştır.

Ziya Paşa makaleleriyle, batılı anlayışı ve demokratik görüşleri Türk düşüncesine ilk getirenlerden biri oldu, özellikle Hürriyet gazetesindeki, inceleme niteliği de gösteren yazıları; üslûp, ifade ve taşıdıkları yeni anlamlar bakımından ilgi çekicidir.

Muhbir gazetesindeki makaleleri’de mücadele gücünü ve özentisiz sade üslubunu göstermek bakımından önem taşır.

Ziya Paşanın nesir yazılan içinde Veraset Mektupları ile Rüya’sı ayrıca önemlidir, özellikle Rüya, Avrupa’da yazılmış, küçük bir fantezi niteliğindedir; Ziya Paşanın, ülkesi hakkında düşüncelerini, devlet yönetiminin kötülüklerini belirten görüşlerini kapsar.

Avrupa Mektupları, Yeni Osmanlıların yurt dışı hayatlarını aydınlatmak, Türk diplomasi ve kültür hayatını yansıtmak bakımından önemlidir.

Ziya Paşanın tercümeleri arasında Viardot’un Endülüs Tarihi, J.-J. Rousseau’nun Emil’i ve Moliere’in Tartüf’ü onun tercüme gücüyle birlikte kendi ana dilindeki yeteneğini gösterir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir