Alemdar Mustafa Paşa Kimdir,Hayatı | Biyografi,Tarih |

Alemdar Mustafa Paşa Kimdir,Osmanlı sadrazamı (Hotin 1765-İstanbul 1808).

Alemdar Mustafa Paşa Hayatı

Rusçuk yeniçerilerinden Hasan Ağa’nın oğlu.

Kendisi de Yeniçeri ocağının 42. ortasına yazıldı.

Rusçuk âyam ve Tırnova voyvodası Tirsinikli İsmail Ağanın emrine girdi, önce hazinedarı sonra alemdarı (bayrakçısı) oldu.

Fransızların Mısır’a saldırmasını fırsat bilerek Osmanlı devletine baş kaldıran Vidinli Pazvantoğlu Osman’a karşı Tirsinkli kuvvetlerinin kumandanı olarak savaştı.

Alemdar Mustafa Paşa Kimdir
Alemdar Mustafa Paşa ,Osmanlı sadrazamı (Hotin 1765-İstanbul 1808).

Kazandığı başarıdan dolayı Hassa silâhşoru oldu.

Pazvantoğlu’nun adamlarından manav İbrahim üç dört bin adamıyla Niğbolu, Ziştov dolaylarını ve Eflâk Buğdan yakasını vurup talan edince Alemdar Mustafa üzerine gitti, âsiyi yakaladı ve kapıcıbaşılığa yükseldi (1803).

Aynı yıl kendisine Hezargrad âyanlığı verildi.

Tirsinkli İsmail öldürülünce Rusçuk’a gelerek kırk bir kaza âyanının anlaşmasıyle onun yerine Rusçuk âyanlığına seçildi.

Osmanlı devleti bu seçimi tanımağa mecbur oldu.

Bu sırada Deliorman âyanı Yılıkoğlu Süleyman Yenipazar yakınlarında devlete baş kaldırdı.

Alemdar Mustafa ona karşı giderek Silistre, Aydos ve islimiye’yi işgal etti.

Bu olay onu İstanbul’a yaklaştırdı ve devlete ısındırdı. Rütbesi yükseldi.

1806’da Turla ve Tuna boyundaki kaleleri zapta girişen ve Bender, Kili, Akkirman’ı alıp Buğdan’a giren Rusları Yengöğü’nde durdurdu.

Durumu İstanbul’a bildirdi.

Ruslara derhal savaş açan Babıâli, Alemdar’a vezirlik payesi ve değiştirilmemek üzere Silistre valiliğini ve Tuna seraskerliğini verdi (4 şubat 1807).

O yılın ilkbaharında İstanbul’da kabakçı Mustafa ayaklanması oldu, Nizamıcedit kaldırıldı ve Selim III tahttan indirildi Selim III yerine Mustafa IV tahta geçti.

Yeniçeriler ölçüsüz ve şımarık hareketlere giriştiler.

Selim III ve Nizamıcedit taraftarları yeni bir ayaklanmadan korkarak bir bir Rusçuk âyanı Alemdar Mustafa Paşaya sığındılar.

Bunlar Selim IIl’ün yeniden tahta geçirilmesi için Alemdar’ı harekete geçirmeye çalışıyorlardı.

Bu sırada Mustafa IV’ün adamları da Selim III’ü ortadan kaldırmak için bahane arıyorlardı.

Selim III taraftarları, Alemdar Mustafa Paşayı İstanbul’a getirtmek ve kan dökülmeden eski padişahı tekrar tahta çıkarmak için devrin sadrazamını âlet olarak kullanmayı düşündüler.

İlk iş olarak Alemdar’ın sadrazamla arasını buldular; sonra İstanbul’da Mustafa IV taraftarlarını, Alemdar’ın yeni padişaha sadık olduğuna inandırdılar.

O sırada antlaşmanın bitmiş olmasından faydalanan Rusçuk yâranı, Sadrazam’a, ordu işlerini görüşmek bahanesiyle Alemdar’ı Edirne’ye davet ettirdiler.

Toplanan harp meclisinde ordu işleri görüşüldü, sonra padişahtan izin alınmadan, Alemdar ve ordusunun sadrazamla birlikte İstanbul’a dönmesine karar verildi ve hemen yola çıkıldı (temmuz 1808).

Alemdar’m yolda verdiği bir emirle önden gönderilen bir kısım asker Boğaz nazırlığına tayin edilmiş olan âsi Kabakçı Mustafa’nın konağını basarak kendisini öldürdüler.

Ordu böylece bir emrivakiyle İstanbul’a girdikten sonra Selim III’ün tahttan indirilmesinde parmağı olanlar azledilmeğe ve sürülmeğe başlandı.

Mustafa IV ve sadrazamı ise, hâlâ kendi hukuk ve nüfuzlarını korumak gayesiyle yapıldığını sandıkları bu faaliyette Alemdar’ı destekliyorlardı.

Fakat bir zaman sonra, gizli niyetlerinin öğrenildiğini anlayan, Rusçuk âyanı harekete geçmeğe karar verdi.

Alemdar Mustafa Paşa, 28 temmuz 1808 günü İstanbul’a girerek Babıâli’yi bastı.

Sadrazam, Çelebi Mustafa Paşadan mührü hümayunu aldı, kendisini ordugâhında hapsettirdi.

Sonra çağırdığı devlet adamları ve din bilginlerini de yanına alarak Selim III’ü tahta çıkartmak üzere saraya gitti.

Mustafa IV’e tahttan indirildiğini şeyhülislâm aracılığıyle bildirdi.

Fakat henüz saraya girmeden mahpus Selim III’ün, Mustafa IV’ın emriyle şehit edildiğini öğrendi.

Bunun üzerine saray kapılarını kırarak içeri girdi. Mustafa IV’ü hal ve hapsederek Mahmud II’yi tahta çıkardı.

Çocuk padişah Alemdar Mustafa Paşayı sadrazam tayin etti.

Alemdar Mustafa Paşa, sadaretinin ilk günlerinde Selim III’ün öldürülmesinde rolü olanları cezalandırmakla meşgul oldu.

Sonra devlet işlerini görüşmek üzere Rumeli ve Anadolu’dan nüfuzlu âyanı davet etti.

Ekim 1808’de âyan ile bir ittifak senedi imzalayarak devlet otoritesini sağlamaya çalıştı.

Nizamıcedit’in yeniden canlanması için asker toplanarak Sekbanıcedit adıyla kapıkulu askerinin yeni bir ocağı kuruldu.

Kapıkulu askerlerinin ulûfe cüzdanlarının çoğu (esame) askerlikle ilişiği olmayan bir zümrenin eline geçmiş olduğundan,asker olmayanların elindeki esameler devlet tarafından yarı fiyatla satın alınarak bu ticarete son verildi.

Rusçuk âyanından Abdullah Ramiz Efendi kaptanıderyalığa tayin edilerek tersane işleri düzene konuldu.

Bütün bu icraat İstanbul’da Alemdar’ın korkusundan zahirî bir sükûnete sebep olmuşsa da menfaatleri bozulan kimselerin sayısını da arttırmıştı.

Bu durumdan ümide kapılan Mustafa IV’ün taraftarları ile kız kardeşi Esma Sultan yeniçeriyi ve gayrı memnunları el altından kışkırtmaya başladılar.

Esma Sultan’ın bu sinsi faaliyetini sezinleyen Alemdar, Darüssaade ağasının dikkatini çekti ve Sultan Mahmud II’ye durumu arzelti, bu uyarmaların hiçbir faydası olmadı.

Muhalifler, yenilik taraftarlarının ve hele Alemdar Mustafa Paşanın ve adamlarının gafletinden, zevk ve sefahate dalmalarından faydalanarak gizli bir cemiyet kurdular.

Bu cemiyetin, Alemdar’a karşı yapmayı tasarladığı suikast haber alındığından yarım kaldı.

Durumun tehlikeli bir hal aldığını gören tecrübeli bazı devlet adamları Alemdar’a bir süre için Edirne’ye gitmesini Rumeli’den taze kuvvet alarak yeniden İstanbul’a dönmesini salık verdiler.

Alemdar, bu teklifi küçümseyerek reddetti.

Sonunda, yeniçeriler ramazanın 26’ncı günü Alemdar’a kesin darbeyi indirmeyi kararlaştırdılar.

Alınan tertibe göre Alemdar Mustafa Paşanın konağı önünde «yangın var» diye bağırılacak, sadrazamın yangına gitmesi âdet olduğundan Alemdar konağın kapısından çıkar çıkmaz öldürülecekti.

Fakat zaten kuşkuda olan Alemdar, yangın haberinin tuzak olduğunu anladığından dışarı çıkmadı.

Yeniçeriler konağı kuşattılar.

Alemdar Mustafa Paşa Ölümü

Alemdar Mustafa Paşa dışarıdan yardım gelir ümidiyle ertesi gün öğleye kadar hapsedildiği konağında kendini müdafaa etti.

Fakat bütün kurtuluş ümitlerinin yok olduğunu anlayınca, 16 kasım 1808’de, konak kulesinde bulunan bir fıçı barutu ateşleyerek intihar etti.

Patlama konak içinde ve dışında bulunanlardan 500 kişiyi de ölüme sürüklemiştir.

Cesedi, ölümünden üç gün sonra bulunmuş, ayağına ip takılarak sokaklarda sürüklenmiş, sonra Yedikule dışında bir hendeğe atılmıştı .

Bu vakadan 20 yıl sonra Mahmud II Yeniçeri ocağını kaldırınca, Alemdar Mustafa Paşanın kemiklerini oradan aldırıp Yedikule surları yanına defnettirmiştir.

II’nci Meşrutiyet’in ilânından sonra Tarih-i Osmanî encümeninin teşebbüsüyle oradan da alınmış ve Gülhane parkı kapısı karşısındaki Zeynep Sultan camii bahçesine defnedilmiştir.

Alemdar Mustafa Paşanın Hasan, İsmail, Hüseyin, Mustafa adlı dört oğlu ve Hatice adında bir kızı vardı.

Bu çocuklardan Hasan Beyden olan soyunun zamanımıza kadar ulaştığı anlaşılmaktadır.

Bir cevap yazın