Aşık Çelebi Kimdir,Hayatı

Aşık Çelebi Kimdir,Pir Mehmed (1520-1572)- Divan şairi, tezkireci ve münşi.

Aşık Çelebi Hayatı

Aşık Çelebi Kimdir,Hayatı
Aşık Çelebi Kimdir,Pir Mehmed (1520-1572)- Divan şairi, tezkireci ve münşi.

Babasının görevli olarak bulunduğu Prizren’de doğdu.

Kadı Seyyid Ali (Nattazade ölm. 1535)’nin oğludur.

Aile çevresi sebebiyle çok ufak yaştan itibaren yoğun bir ilim ve sanat havası içinde yetişti.

Çağının ünlü bilgin ve sanatçılarından ders aldı.

Bir çoklarıyla da yakın dostluklar kurdu.

Bunlar arasında Mahvi, Sun’i, Zatı, Taşlıcalı Yahya, Hayali, Arifi, Aşki, Ferruhi, Bursalı Kandi, Müfti, Sadi Çelebi de bulunuyordu.

Bursalı şairlerden Sayi ile birlikte mahkeme katipliği yaptı.

1541’de bu görevden ayrılarak Emir Sultan Vakıflarına mütevelli katibi olarak girdi.

Bursa’ya yerleşti.

Burada ünlü bilgin Kadri Efendi, şair Celili ve Garibi ile tanışarak dost oldu.

1546’da görevinden azledilince, İstanbul’a gitti.

O esnada İstanbul Kadısı olan hocası Saçlı Emir Efendi’nin yardımıyla mahkeme katibi oldu.

Bir süre de Ebussuud Efendi’nin katipliğini yaptı.

Daha sonra sırasıyla şu yerlerde kadılık yaptı: Priştine, (Üs-küp’ün kazası), Serfice, Narda, Alaiye (Alanya), alaiye kadısı iken (1562) Kanuni Sultan Süleyman’ın:

“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi,Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. ”

Beytiyle başlayan ünlü gazeline tahmis yazarak padişaha sundu.

Mükafat olarak kendisine Niğbolu kadılığı verildi.

Buradayken de, padişaha yazdığı, “Tuna” redifli şiir beğenildi ve aynı görevde bu sayede yedi yıl kaldı.

Daha sonra 150 akça maaşla Kırova kadılığına tayin edildi.

Burada ünlü eseri, ‘‘Meşairü’ş-Şuara’’yı tamamladı.

Eserin mukaddimesini II. Selim adına hazırlayarak çektiği sıkıntıları arzetti ve “Nakıbü’l-eşraflık” makamına talip oldu.

Ayrıca, Arapça bir “Şakayık Zeyli” yazarak sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’ya sundu.

Bütün bunlara karşılık kendisine kayd-ı hayat şartıyla Üsküp kadılığı verildi.

Vedalaşmak üzere Hocası Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye gittiği zaman, Ebussuud Efendi ona ima ve uyarı yollu Üsküplü şair İsak Çelebi’nin “Üsküp güzellerinin aşıklarını öldürdükleri” mealindeki ünlü beytini okudu.

Gerçekten gittiği Üsküp’te bir kadına aşık oldu ve çok geçmeden zatülcenpten öldü (1572).

Üsküp’te Lokman Hekim Tekkesi’ndeki kabristana gömüldü.

Mezartaşı kitabesi aşık Cinani tarafından şu şekilde tarihlendi:

“aşık sefer eyledi cihandan 979/1572”

aşık Çelebi, kaynaklarda belirtildiğine göre gönlübol, eliaçık, rintmeşrep, güzel kadınlara düşkün bir insandı. Bir şiirinde kendisini şöyle anlatır:

“Ezelden vasfı ismine muvafık,Güzeller müptelası ya’ni aşık ”

aşık Çelebi, şiirlerinden çok Meşa-irüş- Şuara adlı tezkiresi ile tanınır.

Döneminin hemen bütün özelliklerini aksettirmesi bakımından bu eser Türk Edebiyatı tarihi için çok Önemli bir kaynak sayılır.

Eserde alfabetik sıra yerine, şairler, “Ebced” harfleri esasa alınarak sıralanırlar.

Eserde 424 şairin haltercümesi (biyografisi) vardır.

Eserde ayrıca şairlerin özel hayatlarına da derinlemesine eğilinmiş olup, sosyal ve ekonomik ipuçları verebilecek bir çok husus, anlatılmaktadır.

O yüzyılda yaşayan şairlerin toplandıkları bahçeler, meyhaneler, hamamlar, dükkan ve tekkelerin yerleri bir bir belirtilmektedir.

Ayrıca şairlere takılan lakablar, maceralı hayatları, aşkları, kızgınlıkları da ayrıntılı olarak sıralanır.

Aşık Çelebi Eserleri

Meşairü’ş-Şuara (1565’de II. Selim’e sunulmuştur.

En mükemmel ve eski nüshası Millet Kütüphanesi, Ali Emiri, nu. 772’de kayıtlı minyatürlü, tezhibli nüshadır.

Eserin içindeki 74 minyatür şairin çağında yazılmıştır.

Diğer yazma nüshaları İstanbul kütüphanelerinin bir çoğunda mevcuttur. Agah Sırrı Levend Kitaplığındaki nüshanın tıpkı basımı G.M. Meredith-Qwens tarafından yaptırılmıştır London 1971).

Ravzatü ‘ş-Şüheda Tercümesi: (Hüseyin Vaiz’in eserinin bazı ilavelerle tercümesi), Şakayıkü’n- Nu’maniyye Tercümesi (Taşköprizade Ahmed’in eserinin tercümesi ve zeyli), et-Tibrü’l-Mesbuk fi Nasayıhı l-Müluk Tercümesi (Gazzali’den), Şerh-i Ehadis-i Erbain, Ravzu’l-Ahyar Tercümesi (Muhiddin Muhammed b. Hatibi’l Kasım’dan), es-Siyasetü’ş-Şer’iyye, fi Islahi’r-Raiyye Tercümesi (Miracül Ayale ve Minhacü’l-Adale adıyla ve bazı ilaveler yapılarak ibn Teymiye’den Tercüme edilmiştir ve II.Selim’e sunulmuştur.).

Sigetvarname (Manzum, Sultan Süleyman’ın Sigetvar seferine aittir.).

Mecmua-i Sükuk (Mahkeme katipliklerinde ve kadılıklarda kaleme aldığı ebedi kıymeti olan bazı ilamları havi mecmua), Şehrengiz-i Bursa (Manzum, risale, Bursa’da Emir Sultan Vakıfları Mütevellisi iken kaleme almıştır.).

Divan (İçinde kaside, gazel, terkib, terci-i bend, hezel ve hicivlerini topladığı bu eserini, Serfiçe kadısı iken tertip ettirmiştir.

Yazma nüshası Millet Kütüphanesi. Nu. 263’de kayıtlıdır.).

Bir cevap yazın