Ayakapı

Ayakapı Haliç’te Cibali ve Fener arasında bulunan ve Fatih ilçesine bağlı bir kıyı semtidir.

Adını burada bulunan sur kapısından almaktadır.

Bu semtte en önemli tarihi yapı, Bizans kilisesinden camiye çevrilen, “Gül Camii ”dir.

Evvelce bir ma’bedin içinde “Haza merkad-i havariyun eshab-ı İsa Aleyhisselam” yazılı bir levha bulunuyordu.

Ayakapısı, Osmanlılar devrinin ilk yıllarında, bütün Haliç sahilleri gibi, çok güzeldi.

Kağıthane’ye gidemeyen, fakir halk, çoluk çocuğuyla birlikte Ayakapısı’nda yahut Fener’e inerler ve süslü kayıklara kurulmuş feraceli hanımların ve beylerin Kağıthane dönüşünü seyrederlerdi.

Ayakapı tarihte bir çok yangınlar gördü ve bu afetler sebebiyle de giderek değişti.

Öyle zaman geldiki, bu güzelim sahiller, bir çöplük ve mezbelelik halini aldı.

Bu yangınların en önemlilerinden biri Cibali, diğer ikisi de 1145 yılında Ayakapı’da çıkarak, Yenikapı’ya kadar uzanan ve önüne her çıkan evi ve dükkanı yakıp kavuran yangın ile 1782 yılı büyük Balat yangınıdır.

Ayakapı

Fener’de Gül Camii önünde bulunan Haliç surlarının bir kapısıdır.

Petrion kapısı ile Cibali kapısı arasındadır. Bizanslılar döneminde, “Porta Theodisia” denirdi.

Bazı tarihçilere göre adını “Aya Theodora” kilisesinden (Bugünkü adı Gül Camii) almaktaydı.

Bazı kaynaklarda ise, İstanbul’un alınışından sonra Aya Dede’nin burada şehid düşmesi sebebiyle “Aya Kapısı” denildi.
Bu kapı, ayrıca. “Porta Dexiokrates Pusculus”, “Dolfin”, “P. Divae Theodosiae” olarak da biliniyordu. Bizans surlarının dokuzuncu kapısıydı.

Bir cevap yazın