Aziz Petrus Bazilikası,Mimari Özellikleri

Aziz Petrus Bazilikası,Mimari Özellikleri
Aziz Petrus Bazilikası San Pietro in Vaticano, Vatikan bazilikası da denir

Aziz Petrus Bazilikası San Pietro in Vaticano, Vatikan bazilikası da denir, hıristiyan tapınaklarının en genişi, Tevere’nin sağ kıyısında, Vatikan’ın yanında 1940-1949 Arasında yapılan kazılarda Hıristiyanlık öncesi dönemden kalma zengin bir yeraltı mezarlığı ortaya çıkarıldı.

Aziz Petrus Bazilikası Mimari Özellikleri

Duvar resimleri, yalancı mermerler, heykeller, lahitler, mozaikler, graffitolar.

Kalıntılar, ölü gömme usulünün burada şöyle bir evrim geçirdiğini ortaya koyar.

Önce ölüleri yakma, sonra gömme (Hıristiyanlık dönemi) ve yer darlığı dolayısıyla basit mermer levhalardan yapılmış lahitlere veya mezar odalara koyma.

Bu yeraltı mezarlığının mimari gelişimi M.S. 130-200 arasındadır, fakat yapımına I.yy.da başlandığı sanılır (Constantinus devrine kadar kullanılmıştır).

Bazı metinlerden, Constantinus devrinden sonra, Aziz Petrus’un bugünkü yapının içinde bulunan mezarına saygı gösterildiği anlaşılmaktadır.

Rönesans, orta çağ ve eski çağ mermer kaplamalarında ve kiremit tabakalarında yapılan sondajlarla Constantinus’un inşa ettirdiği bir yapıya (bir memoria olarak yorumlandı), daha sonra da Constantinus öncesi dönemden kalma bir duvara («kırmızı duvar») ulaşıldı.

Daha sonraki bir tarihte ve kırmızı duvara dikey olarak yapılmış bir duvarın üzerinde hıristiyan graffitolarının bulunması, yakınında bir din kurbanının mezarı bulunduğu kanısını uyandırır.

Bu din kurbanının yunanca bir kısaltma sayesinde bilinen adı, Aziz Petrus’unkine benzer.

Bu yüzden Constantinus’un yapısının aslında, azizin «zafer anıtı» olduğu ileri sürülmüştür (Caius, bazı damgalı kiremitler sayesinde tarihi belirlenen [M.S. II. yy. ortası] bu anıtın papa Zephyrinus zamanında var olduğunu söyler).

Dar bir alanda zaten güç olan tabakaları belirleme işlemi, yapılan çeşitli değişiklikler ve bazı yağmalamalar yüzünden daha da karmaşık bir hal almış ve tartışmalara yol açmıştır.

Bununla beraber bu konuda bir görüş birliğine varılmıştır.

Çevredeki birbirine karışmış, hattâ bazen içine değişik zamanlarda iki ayrı ölü gömülmüş başka mezarlara rağmen, anıtın altındaki yere dokunulmamış olması buranın kutsal bir mezar olduğunu gösteren bir belirtidir.

Ayrıca «kırmızı duvar»ın altında Aziz Petrus’a ait olduğu sanılan bazı kemikler bulunmuştur .

(258 yılındaki ezme olaylarından Constantinus devrine kadar, Aziz Paulus’un kemikleriyle birlikte via Appia’daki bazilikada muhafaza edildi).

İmparator Constantinus, 324’te, bu mezarın üzerinde bir bazilika yaptırmaya başladı.

344’te tamamlanan bu yapı daha sonraki yıllarda çeşitli imparator ve papalar tarafından zenginleştirildi.

Charlemagne, 800 yılında imparatorluk tacını burada giydi.

Daha sonra papa Nicolaus V bu yapının yerine daha geniş bir kilise yaptırmaya karar verdi.

B. Rossellino’nun hazırladığı planlara göre 1450’ye doğru yapımına başlanan kilisye, Julius II devrinde Bramante’nin planarıyla devam edildi ve inşaat yüz yıldan fazla sürdü.

Başlangıçta yunan haçı biçiminde tasarlanan yapı, sonradan Paulus V’in emriyle, Carlo Mademo tarafından latin haçı şeklinde uzatıldı.

Maderno, 1605-1629 arasında kilisenin mimarlığını yaptı; cephenin biçimini belirledi.

Michelangelo’nun eseri olan kubbe bütün güzelliğiyle ancak biraz uzaktan görülebilir.

Çünkü San Pietro meydanından bakıldığında, Mademo’nun cephesi kubbe kasnağının görülmesini engeller.

San Pietro’nun boyu 187 m, tonoz altı yüksekliği 46 m’dir.

Kilisenin bir çapraz şahınla biten üç sahnı vardır; çapraz şahın üzerinde yüksekliği 132 m, genişliği 42 m olan bir kubbe yer alır.

Kubbenin altında ise, içinde Aziz Pietro’nun gömülü olduğu mahzen mezarla, büyük bir bronz tepeliğin altındaki ana mihraptan meydana gelen Aziz Petrus’un İtirafı bulunur.

Bazilikada ayrıca birçok papa mezarı ve heykel vardır.

Beş kapılı cephenin genişliği 115 m. yüksekliği 45 m’dir.

Bütün bakım ve onarım işleriyle görevli özel bir işçi loncası da (San pietrini) bazilikada yaşar.

Bir cevap yazın