Balık Yetiştiriciliği,Tarihçesi

Balık Yetiştiriciliği,Balık çiftliği de kontrollü çevrede sayılarını arttırmak ve kazanç sağlamak için hayvan yetiştirmenin bir türüdür.

Konvansiyonel balıkçılık balık sayısını azaltmaya devam ettiğinden balık çiftçiliği gittikçe önem kazanmıştır.

Balık Yetiştirmenin Tarihçesi

İnsanların yavru balıkları yakalayarak güven içinde büyüyecekleri daha kolay ulaşılabilir ve korunmuş çevrelere nakletmeleri olayı ilkel balık çiftliği türlerini ortaya çıkarmıştır.

Bu konuda elimizdeki en eski belge 4000 yıllıktır, Çinli bir bilgin bundan yaygın ve eski bir uygulama olarak sözetmektedir.

Romalılar birinci yüzyılda uluslararası ticaret için yılan balığı ve kefal gibi lüks yiyecekler yetiştiriyorlardı ve orta çağ rahipleri sofralarında göletlerden tuttukları balıkları yiyorlardı.

Ancak 1800 lü yılların sonlarına doğru balık çiftçiliğinde bilimden faydalanma yolu açıldı ve bu iş. yeni yeni ticari bir sanayie dönüştü.

Bunun nedeni basittir: Son yarım yüzyıl öncesine kadar yabani balık sayısı çok fazlaydı. Şimdi ise insan nüfusu arttığı ve sanayi geliştiğinden sudaki yabani hayat azalmıştır

Modern Balık Çiftçiliği

Bir çok balık çiftliği kendi kendine yeterlidir yani bunlar balığı yetiştirmeleri yanında döllemektedirler. Alman balık spermleri laboratuvarlarda suni olarak döllenir.

Döllenmiş yumurtalar kuluçkaya yatırılır. Yavru balıklar gölet, ve tanklarda belli bir ağırlığa gelene kadar beslenir. Büyüme devresi ya da balığın belirli bir uzunluğa ulaşma süresi 6-9 aydır.

Mevcut arazi ve su gittikçe azaldığından ve pahalılaştığın dan yapılacak en akıllıca iş en küçük alanda en çok balık üretmektir.

Bir çok balık türleri yeterli oksijen sağlayacak ve artıklarını alıp götürecek kadar su akışı ile yetinirler. Bazı alabalık çiftlikleri çok yoğun nüfusludur ve beslenme anında balıklar birbirine çok sokulduğundan insan üzerlerinde yürüyebileceğini sanır.

Büyüme döneminden sonra balıklar ağ ile,su yolu tıkanarak veya doğrudan kamyonlara pompalanır ve işlenmeye sevkedilir.

Balık çiftçiliği balığı belli bir havuza atmakla bitmez. Çiftçi, balığın biyolojik ve çevresel ihtiyaçları hakkında tam bilgi sahibi olmalıdır.

Örneğin balıklar ısı değişimine karşı çok hassastırlar ve çiftçi hızlı büyüme ve yağlanma için gerekli optimum ısıyı bilmek zorundadır.

Bu, suyun 2-3°C sıcak olması anlamına gelir. Ticari balık çiftçiliği için dev tatlı su kaynakları günde binlerce m3 gerekir ancak suyu tekrar kullanma metodları gittikçe gelişmektedir.

Diğer çiftçiler gibi balık çiftçileri de bilim adamlarından hastalığa daha dirençli ve et verimi yüksek gelişmiş balık türleri sağlamalarını isterler. Günümüzde bu amaca yönelik araştırmalar gittikçe artmaktadır.

Sudaki yabani yaşam kaynakları azaldığı ve ürün alma pahalılaştığı için geniş ölçüde balık çiftçiliğinin geleceği parlaktır.

Mekanizasyon yaygınlaşacak tır ve artan su kıtlığını dengeleyici yeniden kullanma metodları geliştirilmektedir.

Bir çoklarına göre bilim ve teknolojinin yardımıyla bir gün gelecek balık da, tıpkı bir piliç gibi, kolayca yetiştirilebiliecektir.

Bir cevap yazın