Birinci Anzavur Ayaklanması,Sonuçları | Kurtuluş Savaşı |

Birinci Anzavur Ayaklanması,bütün derneklerin tek bir elden yönetilmesi, ülke için çalışanların yararına idi.

Oysa bazı derneklerin kurulmasında görev alanlar çıkarlarını da düşünüyorlardı.

Özel çıkarlarını düşünenler adice davranışlara başvurmaktan da çekinmiyorlardı.

Ahmet Anzavur Kimdir

Ahmet Anzavur 2 Kasım 1919’da Susurluk’a geldi. O zaman Susurluk’ta bir topçu taburu ile Kolordu Ulaştırma Taburu bulunuyordu. Bu taburlarda 13 subay, bucakta da ayrıca silâhlı 10 jandarma eri vardı.

Ahmet Anzavur, bu kuvvetler’den hiçbir karşı koyma görmediğinden serbestçe çalışabiliyor, etrafına toplanan halka: “Milli hareket için toplanan paraların hesabını görmek için Balıkesir’e gideceğini, isteyen kimselerin kendisine katılabileceğini, padişahın arzusu dışında askerlerin silâh altında tutulamayacağını, isteyen askererin evlerine gidebileceğini, isteyenlerin kendisine katılmakta serbest olduklarını söylüyordu.

Bu arada 40 kadar er de devlete ait hayvanlarla Ahmet Anzavur’a katılmışlardı.

Bölgede Anzavur’dan başka milli hareket aleyhine kurulmuş Şah İsmail ve Davut çeteleri gibi kuvvetler de bulunuyordu.

Ahmet Anzavur’un takip edilmesi ve kötü etkinliklerinin engellenmesi için 3 Kasım 1919’da Bursa’dan yola çıkılarak 174. Alay komutanı Yarbay Rahmi komutasındaki altı subay, bir doktor, 169 er kuvvetindeki bir birlik, 4 Kasım 1919 sabahı şafakla beraber Karacabey’e geldi.

Kasaba içinde Şah İsmail ve Davut çetelerine ait silâhlı kimselerin dolaştığını gören Yarbay Rahmi bunları çağırmak için birkaç er gönderdi. Kasabada dolaşan silâhlı bu kimseler silâhlarını kendilerini çağıran erlere boşalttılar.

Birlik hemen karşı hücuma geçmek için asilerin üzerine saldırı düzenledi.

Bunlar daha önce sığındıkları evlerden ateş ede ede Şah İsmail ve avanesi atlarını ve silâhlarının bir bölümünü bırakarak kaçtılar.

188. Alay’ın i. taburundan oluşan ve diğer taraftan 3/4 Kasım gecesi Anzavur’un üzerine gönderilen ve 65 eri olan bir bölük askerle iki makineli tüfekle güçlendirilmiş birlik Balıkesir’den Susurluk’a geldi.

Fakat Ahmet Anzavur Susurluk’tan ayrılmıştı.

Bir sonuç elde edemeyen bölük geri döndü.

Bu sırada Ahmet Anzavur, Balıkesir’den Bandırma’ya gidiyordu.

Yolda Bandırma’ya gitmekte olan yedi askeri arabayı Göbel Köyü civarında çevirdi.

Atlarını almış, kendi oğlu ile 20 kişiyi köyde bırakıp, oradan ayrıldı.

5 Kasım 1919’da Karacabey’deki Yarbay Rahmi kuvvetleri, bir subay komutasında 25 er, telefon hattıru onarmak için gittikleri Ulubat Köyü’nden dönerken asi Çerkezlerin hücumuna uğramış, birlik komutanı ve az sayıda er tutsak olmuştu.

Aynı gün Balıkesir’den Edremit kaymakamı vatansever Köprülü Hamdi Bey, Manyas’a giderek Ahmet Anzavur’u inandırmaya çalıştı.

Ahmet Anzavur ileri görüşlü olmamasına rağmen önsezisi kuvvetli olan bir kimse idi.

Görünüşte ona boyun eğerek, “Beni aldatmışlar, İslâmlar arasına ikilik sokan gizli eller var.

Eğer isterseniz bana da cephede bir görev veriniz” dedi.

Bu konuşmayı Hamdi Bey’le yapan Ahmet Anzavur, Hamdi Bey’i inandırmıştı.

Hamdi Bey, Ahmet Anzavur’la yaptığı konuşmayı 61.Tümen komutanı Albay Kâzım (Özalp)’a bildirdi.

Albay Kâzım da bu söze inanarak 6/7 Kasım günü, kolorduya gönderdiği bir telgrafta “bu mesele çözülmüştür, Anzavur’un kovalanmasına gerek yoktur” diye öneride bulundu.

Anzavur Örgütleniyor

Oysa Anzavur, bu günlerde örgütlenmesini sürdürüyor emri altına girecek alanı genişletiyordu.

Bu arada Şah İsmail ve Kirmastılı Zafer, 70 kadar adamı ile birlikte Yarbay Rahmi’nin Karacabey’de ellerinden aldığı hayvanlarını geri vermemiş ve Anzavur’a katılmışlardı.

Ahmet Anzavur kuvvetlendikçe, kendine olan güveni artıyordu.

Bu sebeple de hareketlerini daha serbest yapıyordu.

12 Kasım 1919 günü yanında üç yüz kişilik bir kuvveti olduğu halde Susurluk’a geldi.

Balıkesir’deki millî kuvvetleri arkadan vurmak istiyordu.

Ancak halka böyle söylemiyordu. “Yunanlılara karşı savaşacağını, bunun için Balıkesir’e gideceğini” iddia ediyordu.

Halkın dikkatini kendi üzerinde toplarken, çapulcu ve asi kuvvetleriyle kışlayı yağma etmiş, hayvanlara el koymuş, topları kontrolüne almıştı.

Bu sırada Bandırma’da bulunan Kolordu komutanı Yusuf izzet Paşa, cepheyi denetleme amacıyla Salihli’ye gitmişti.

Bunu fırsat bilen Ahmet Anzavur, 13 Kasım 1919 günü, öğle saatlerinde Susurluk’ta bir birlik bırakarak, Susurluk-Balıkesir yolu üzerindeki Demirkapiya hareket etti.

Bunu duyan Balıkesir’deki 61. Tümen komutanı Albay Kâzım (Özalp), Anzavur’un Balıkesir’e gitmesini önlemek amacıyla Yarbay Rahmi’ye 14 Kasım 1919 günü 125 piyade, 35 süvari ile Karacabey’den hareketle Susurluk’a gitmesini emretti.

Bu birliğe ayrıca Bandırma’dan yeni birlikler katılacaktı.

Demirkapı Çarpışması

16 Kasım 1919) 61 .Tümen komutanı Albay Kâzım (Özalp), 15 Kasım 1919 günü saat 15.30 sıralarında Demirkapı’ya gelmiş ve güney sırtlarını tutmuştu.

16 Kasım 1919’da Ahmet Anzavur, savaşı iki ateş arasında kalarak kabul etti.

Kötü bir durumda kalan Ahmet Anzavur, kısa bir çarpışmadan sonra yenildi.

Susurluk’tan birlikte getirmiş olduğu topları cephaneleriyle bırakarak kaçtı.

16/17 Kasım gecesi Ahmet Anzavur ve avanesi Susurluk, Mustafa Kemal Paşa yönünde kaçarken, Derelikebir Köyü yakınlarında 20 kişilik bir birlik ile çarpışmış, Anzavur’un atı bu çarpışmada vurulmuş, kendisi kurtulmuştu.

Bunun üzerine bölgede düzenin sağlanması Çerkez Ethem tarafından yapılacaktı.

Çerkez Ethem

Çerket Ethem 150 atlı ile 19/20 Kasım 1919 günü, Balıkesir’e geldi.

Tenkil Kuvvetleri komutanı Yarbay Rahmi’nin yardımcısı olarak göreve başlaması kolordu komutanlığınca uygun görülmüştü.

Çerkez Ethem’in milli kuvvetlerle yaptığı bu işbiliği çalışması bir ay kadar sürdü.

Çerkez Ethem 21 Kasım 1919 günü akşamı Susurluk’a vardı.

Ahmet Anzavur da 22 Kasım 1919 günü Gönen’e gelmişti.

Telgrafhaneyi ele geçirerek, oradan Yusuf İzzed Paşa’ya ve Çerkez Ethem’e tehdit telgrafları çekti.

Gönen’e yerleşen Anzavur yanındaki asilerine yağma vaadinde bulunuyor ve bunların sayısını arttırıyordu.

Asi ve çapulcularının sayısı 130 kadar olmuştu.

24 Kasım sabahı Susurluk’tan hareketle 25 Kasım 1919 sabahı Gönen’e ulaştı.

Burada kendisine karşı savaş düzenine girmiş Çerkez Ethem kuvvetleriyle savaşmaktan kaçarak Bayramiç’e gitti.

Çerkez Ethem’in ardı ardına yaptığı saldırılara dayanamayan Anzavur, Saraçlar Köyü’ne gelmiş, burada kendisine saldırı düzenleyen Çerkez Ethem kuvvetlerine karşı direnmiş, 10 kadar ölü bırakarak kaçmıştı.

Yarbay Rahmi kuvvetleri 390 er ve 24 subayla Gönen’e gitmek üzere 27 Kasım 1919 günü Aksakal Köyü’ne geldi.

Sığırcıya yaklaştığı zaman karşılarına 50 kadar atlı çıktı.

Bunları Çerkez Ethem kuvvetleri sandı, oysa bunlar Anzavur kuvvetiydi.

Anzavur Ayaklanması Sonuçları

Karşılarına muntazam kuvvetleri görünce kaçmaya başlayan Anzavur ve kuvvetleri, takip edildi ise de bir sonuç alınamadı.

Sığırcıdan Karacabey’e kaçtığı öğrenildi ise de Yarbay Rahmi, arkasından gitmedi.

Çerkez Ethem kuvvetleri asileri takip etti.

Karacabey’e gelen Ethem kuvvetleri, Ahmed Anzavur, kuvvetlerinin oradan da kaçmış olduğunu gördü.

Anzavur kuvvetlerini M.Kemal Paşa’ya sığındırmak istedi.

Fakat halktan toplanan gönüllüler ve 11 subay, 110 er, ilçenin etrafını tuttuğundan buraya giremedi.

12 kilometre ilçenin doğusunda bulunan Söğütalanı Köyü’ne sığındı.

Yarbay Rahmi ve Çerkez Ethem, kuvvetleriyle 30 Kasım 1919 günü Söğütalanı Köyü’nü sarıp, Ahmed Anzavur’u sıkıştırdılar.

Ahmed Anzavur yöreyi çok iyi biliyordu. Yakalanacağını anlayan Anzavur, yakındaki bir gedikten yararlanarak kaçmak istedi.

Ancak bunda başarı sağlayarak kurtulmuş, bütün hayvanları kalmıştı.Arkası bırakılmadı, ancak yakalanamadı.

Demirkapı-Sultan-çayırı-Susurluk yolu Manyas’a sığınmak istedi. Sultan-çayırina geldiği zaman yanında 6-7 kişi kalmıştı.

Ahmed Anzavur artık bitmişti. Bu nedenle, Birinci Anzavur Ayaklanması son buldu.

Bir cevap yazın