Caber Kalesi,Tarihçesi,Özellikleri | Tarihi Yapılar |

Caber Kalesi Kuzey Suriye’de, Fırat ırmağının sol kıyısında ve Rakka ile Halep Şehirleri arasında, Türk mezarı diye anılan yerin bulunduğu kale, islamiyetin ilk yıllarında buraya Davsara deniliyordu.

Caber Kalesi Tarihçesi

Kuşeyrîlerden, Sâbık-üd-din Caber’in, Selçuklular zamanında burasını alması üzerine, mevcut kaleye Caber isminin verildiği söylenir.

Caber kalesi daha sonra, Halep Ukaylilerinin, Nureddin Mahmud bin Zengi’nin ve diğer Halep emirlerinin elinde kaldı.

1260 Senesinde, kaleyi Hülâgü zapt etti ve yakıp yıktı.

Daha sonra, Memluklardan Osmanlılara geçti ve yüzyıllarca Osmanlıların elinde kaldı.

Bu süre içinde, Türkmen Döğer ulusunun İlbeğli, Bekmeşli, Çapar, Kara Şeyhli, Güvenç, Güllü, Saygul ve Çadırlı gibi çeşitli oymakları, Caber kalesini kışlık olarak kullandılar.

Bir söylentiye göre Osmanlı devletinin kurucusu Kutalmış oğlu Süleyman Şah, başka bir söylentiye göre de Osman Beyin büyük babası Süleyman Şah (?), Fırat’ı geçerken burada ölmüştür.

Daha başka bir söylenti, buradaki mezarın İmâd-üd-din Zengi’ye ait olduğu yolundadır.

Türk mezarı adı ile ün kazanan mezara Osmanlılar büyük itibar gösterdiler.

1918’de, burası İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edildi.

Sonradan, Milletler cemiyeti tarafından, fransız mandası altına verildi ve böylece Suriye sınırları içinde kaldı.

20 Ekim 1921’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti ile Fransa arasında imzalanan Ankara itilâfnamesinin 8. maddesine göre, Türk mezarının burada bulunmasından dolayı, 8797 m2 olan bu toprak parçasının idaresi Türkiye’ye bırakıldı.

Bu madde 24 temmuz 1923 tarihli Lozan antlaşması ile de aynen kabul olundu.

Şimdi bu kalede muhafız bulundurmak ve Türk, bayrağı çekmek hakkı Türkiye Cumhuriyeti hükümetine aittir.

Bugün burada, harap bir kale, bir kümbet ve bir karakol bulunmaktadır.

Bir cevap yazın