Çıkık Nedir,Nasıl Olur,Nasıl Tedavi Edilir

Çıkık Nedir,Nasıl Tedavi Edilir,Çıkık’ın birçok çeşidi olabilir.

Eklemlenme büsbütün kaybolmuşsa tam çıkık; eklem yüzeylerinde henüz birbirine değen yer varsa yarı çıkık var demektir.

Çıkık Nasıl Olur

Çıkık, eklemin anatomik yapısının zorunlu kıldığı yönde ise düzenli; aksi yönde ise düzensizdir.

Çıkık, kendiliğinden olan veya patolojik çıkık (kemik uçlarının had veya müzmin bozukluğundan ileri gelir), doğuştan çıkık (önceden var otan şekil bozukluklarından ileri gelir) ve travma çıkığı diye de çeşitlere ayrılır.

Travma çıkıkları da (bunlar en sık görülenleridir) yeni, eski ve depreşmeli diye çeşitlenir.

Yeni çıkıklar çoğu zaman yetişkinlerde görülür ve şiddetli bir travmadan sonra meydana gelir.

Bu türlü çıkıklarla birlikte önemli derecede eklem ve hattâ kemik zararları da yer alır (ağır sonuçlu, kırıklı çıkık).

Çıkık şiddetli hir ağrı yapar; çıkan ekleme ve çıkığın çeşidine göre, daima aynı biçimde bir duruş bozukluğuna yol açar. Elle yoklamada. eklem boşluğu ve çıkan kemiğin anormal duruşu anlaşılabilir.

Radyografide çıkık ve varsa kırıklar kesin olarak görülür.

Çıkık tedavisi acele yapılmalıdır; bunun için çıkık kemik yerine konmalı, sonra kemik uçları kaymasın diye sargıyla sarılmalı veya alçıya konmalıdır.

Eski çıkıklar, zamanında yerine yerleştirilmemiş ve oldukları gibi kalıp sağlamlaşmış çıkıklardır; bu gibi çıkıklar çoğu zaman yeni bir eklemin doğmasına (yalancı eklem) sebep olurlar, bu eklemlerin çalışması ise sınırlıdır.

Depreşmeli çıkık, gittikçe hafifleyen travmaların etkisiyle kemik uçlarının gittikçe daha kolay bir şekilde yer değiştirmesi halidir. Çoğu zaman cerrahî tedaviye ihtiyaç gösterir.

Doğuştan kalça çıkığı

Femur uyluk başının, kalça kemiğindeki hokka çukurundan ayrılıp çıkması.

Bu anomali kalça eklemindeki bir yapı kusurundan ileri gelir; çocuk doğar doğmaz anlaşılabilirse de bazı hallerde ancak yürümeğe başladıktan sonra belli olur.

Doğuştan kalça çıkığı (D.K.Ç.). Son yıllarda, çıkık olmadan önce kalça bozukluklarının çok erken teşhisinde büyük ilerlemeler sağlanmıştır.

Erken teşhis, önleyici veya ortopedik tedbirlerin alınmasını sağladığı için hastalığın ilerlemesi önlenmekte. çoğu zaman cerrahi müdahaleye ihtiyaç kalmamaktadır.

(D.K.Ç.).’nın sebepleri. Bu hastalık çoğu zaman soydan geçen ailevi bir hastalıktır.

Bazı bölgelerde, meselâ İtalya (özellikle Piemonte’de) ve Almanya’da, Orla Avrupa ülkelerinde. A.B.D.’de daha sık rastlanır.

Sarı ırkta seyrek, zencilerde ise daha az görülür. Ayrıca D.K.Ç. kızlarda erkeklerden daha fazla olur (7-8 kıza karşı I erkekte).

D.K.Ç.’nın belirtileri ve izlenmesi. Çıkıkların gelişim ve tedavisi teşhisin konulduğu yaşa göre değişir.

Çocukta, doğuştan çıkıkları, yürümeden Önce ve sonra diye ikiye ayırmak gerekir:

1.Yürümeden önce. Bazı kalçalar doğar doğmaz çıkığa elverişlidir; ama ancak yürümeden sonra çıkık yapar. Demek ki başlangıçta bozukluk yoktur; dolayısıyla çıkık olmadan önce önleyici tedbir alınabilir.

Bu durumu bilmek şarttır. Bu kusurların önlenmesi hekimler tarafından her zaman, hele son yıllarda daha fazla tavsiye edilmiştir.

Yeni doğan çocuklarda ve bebeklerde çıkığa elverişli kalçayı anlamaya yarayan belirtileri, sistemli’ bir şekilde araştırıp yoklama işini halka öğretmek için büyük çaba gösterilmiştir.

Belirtiler şunlardır: bir bacağın (görünür veya görünmez) kısalığı; bacağın tam açılmaması; kaba kıvrımının veya dölyolu yarığının eğik olmas; ve daha sonra, yürümenin gecikmesi.

Bebeğin bacaklarını düz ve gergin olarak birbirine yaklaştırıp belemekten kaçınılmalıdır.

Bacaklar arasına kalın bezler konup kalçanın düzgün durması sağlanırsa belenen bebeklerde kalça çıkığı olmaz. Çocuklarını sırtlarında ata biner gibi, yani bacakları ayrık olarak taşıyan zencilerde kalça çıkığı görülmez.

2. Yürümeye başladıktan sonra. Çıkık tek taraflı ise çocukta karakteristik bir topallama görülür: hasta, gövdesini ve omuzunu çıkık tarafa eğer; kalça öteki tarafa yatar.

Çıkık yüksek ise, hasta çıkık tarafta yere bir şey «batırır» gibi yürür.

Çıkık iki taraflı ise, omuzların sallanması da iki taraflıdır. Hasta «ırganır» veya «ördek gibi» yürür.

Ergin ve yetişkin kimselerde, hiç tedavi yapılmamışsa. topallama daha önemlidir ve önceleri aralıklı, sonraları sürekli ağrılara sebep olur; bacak hareketleri gittikçe sınırlanır.

D.K.Ç.’nın tedavisi. Çıkık tedavisi yaşa göre değişir:

1.ilk çocukluk çağında önleyici tedbir, bacakların arasını bezle doldurarak belemek ve bacakları dümdüz uzatarak belemeyi yasaklamaktır. Çıkık veya yarı çıkık iyice yerleşmişse, tedavi hastahanede yapılır.

Bacaklar, bir aygıt veya madenî bir hamut ile gittikçe açılarak sabitleştirilir; bu suretle kemikler yavaş yavaş eski duruma getirilir; sabitleştirme, ağırlık asma veya çekme sistemi İle de yapılabilir; ondan sonra hokka çukuruna giren uyluk başının yerinde durması için art arda alçılar yapılır ve kalça eklemi sağlamca tutturulur.

Duruma göre tedavi 6-12 ay, hattâ daha uzun sürebilir.

Erken tedavinin ortaya atılması son yıllarda. birçok çıkığın küçük yaşta, ameliyat edilmeden yerine konulabilmesini sağlamıştır.

Hekimler uyluk başının, hokka çukuruna birden bire sert bir şekilde değil, yavaş yavaş yerleştirilmesi gerektiğini önemle belirtmişlerdir.

Eskiden yapılan ani yerleştirmelerde, uyluk başındaki nazik damarlar zedelenmekte ve kötü sonuçlara yol açmaktaydı.

2.İkinci çocukluk çağında, düzeltilecek anatomik bozukluklar daha önemli olduğundan, cerrahi müdahaleye daha sık başvurulur.

3.Ergin ve yetişkinlerde cerrahi tedavi yapılır.

Cerrahi müdahaleyi gerektiren önemli haller: kemik kesip çıkarma (uyluk boynunun eksenlerini değiştirmek ve böylece uyluk başının daha iyi oturmasını sağlamak amacıyla yapılır); kemik plastiği (uyluk başının üstü hokkaya uyacak şekilde düzeltilir); eklem plastiği (eklem yüzeylerini özel alaşımlarla veya plastik maddelerle kaplama); kalça artrodez veya ankilozları (bunlar iyice yerleşmiş çıkıklarda uygulanır).

Hayvanlarda çıkık

Çıkıklar büyük evcil hayvanlarda genellikle çok sıkıntı vericidir: çünkü bu hayvanlarda kaslar kuvvetli olduğu için çıkığı yerine koymak çok güçtür; ayrıca bunları kımıldatmadan durdurtmak imkânsız olduğundan çıkığı oynatmadan yerinde tutmak da güçtür, insanda kullanılan cerrahi teknikler küçük hayvanlar için de kullanılabilir.

Bir cevap yazın