Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi,Birinci Türkiye Büyük Millet meclisinin üyeleri zihniyet bakımından iki ayrı görüşü temsil etmekteydi.

Cumhuriyet Halk Partisi Tarihi

Bunların çoğunluğu teşkil eden bir kısmı kendilerini milletin tam yetkili temsilcileri sayarken, Celâleddin Arif Beyin başkanlık ettiği diğer grup Meclisi Padişah’a niyabet eden bir organ gibi görmekteydi.

Bu durumun kendi amaçlarıyla çeliştiğini gören Gazi Mustafa Kemal 6 aralık 1922 günü Ankara’da üç gazeteye verdiği demeçte Türkiye’nin sosyal.

İktisadî ve kültürel durumunu kısaca açıkladıktan sonra, bu alanlardaki meseleleri yenebilmek için bir siyasi parti kurmak niyetinde olduğunu bildirdi: «Bu milli maksat ve görüşleri gözönünde bulundurarak milletin her sınıf halkından, hattâ İslâm dünyasının en uzak köşelerinden bana ebedi olarak iftihar duyacağım şekilde gösterilen teveccüh ve itimada lâyık olabilmek için en mütevazı bir millet ferdi sıfatıyla hayatımı sonuna kadar vatanın hayrına vakfeylemek emeliyle barıştan sonra halkçılık esası üzerine dayanan ve Halk fırkası adıyla bir fırka kurmak niyetindeyim.»

Atatürk bu açıklamadan bir süre sonra Meclis’in seçimi yenileme kararı vermesi üzerine Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk cemiyeti başkanı sıfatıyla bir nevi parti programı niteliğindeki dokuz umdeyi yayımladı (8 nisan 1923).

Bunu, Atatürk’ün kurmak niyetinde olduğu partiyi önceden benimsemiş olan milletvekillerinin tüzük ve program çalışmaları takip etti.

Bu iki belge tek metin halinde ortaya çıktıktan sonra ve seçimlerden 49 gün önce Atatürk İçişleri bakanlığına bir dilekçe göndererek Halk fırkası’nın kendi «reis»liğinde kurulduğunu, Recep Beyin (Peker) kâtibi umumî olduğunu bildirdi (9 eylül 1923).

Partinin kurucuları, hepsi de milletvekili olan Sabit (Sağıroglu), Refik (Saydam), Celâl (Bayar), Münir Hüsrev (Göle), Cemil (Uybadın), Kâzım Hüsnü, Saffet (Arıkan) ve Zülfi (Tiğrel) Beylerdi.

1923 Seçimleri daha önce parlamentoda meydana gelen Ye muhalefet görevi yapan ikinci grup’un tasfiyesiyle sonuçlandı.

Ancak Halk fırkası içinde yeni muhalefet cereyanlarının belirmesi gecikmedi.

Durum başbakan ismet İnönü’nün Meclisten güven oyu istemesini gerektirecek seviyeye de ulaştı.

İnönü 19 muhalife karşı 147 oyla güven aldı (17 kasım 1924).

Aynı gün Kâzım Karabekir’in başkanlığında on milletvekilinin meydana getirdiği Terakkiperver fırka ortaya çıktı. Halk fırkasının bu devredeki temel ilkeleri cumhuriyetçilik, halkçılık ve milliyetçilikten ibaretti.

Ayrıca tüzüğe «harekâtı milliyeye karşı vaziyet almamış olanlar»ın partiye girebileceği hususunda hüküm konmuştu.

Bu ilkelerle bağlantılı olarak partinin adında küçük bir değişiklik yapıldı ve yeni ad Cumhuriyet Halk fırkası oldu (10 kasım 1924).

Atatürk devrimlerinin önemli bir kısmı ikinci kongrenin (Sivas kongresi ilki sayılmıştır) toplandığı 1927 yılına kadar gerçekleştirildi.

Cumhuriyet ilân edildi, hilâfet kaldırıldı, tekkeler, türbeler, zaviyeler kapatıldı, Şeriye Ye Evkaf bakanlığı ile medreseler lağvedildi, Medenî kanun ve Türk Ceza kanunu kabul edildi.

Şapka kanunu çıkarıldı, laiklik prensibi anayasada yer aldı, âşar vergisi kaldırıldı ve şeriye mahkemeleri tarihe karıştı, ikinci kongre 15 ekim 1927’de Türkiye Büyük Millet meclisi salonunda, Atatürk’ün başkanlığında toplandı.

Atatürk, bu kongrede Kurtuluş savaşının bütün safhalarını anlattığı Nutuk’unu altı günde okudu.

Partinin tüzük ve programı ayrı metinler halinde tespit edildi ve program 7 madde olarak «genel esaslar» adıyla ortaya kondu.

Genel kurul toplantılarının adı kurultay olarak değiştirildi.

Atatürk Cumhuriyet Halk fırkasının «banisi ve umumî reisi» ilân edildi. Partinin sınıf ayırımı yapmaksızın bütün millete dayandığı kaydedildi.

Bu arada, 1926’da Fransa’da kurulmuş olan (Fransa’dan başka Almanya, Belçika, Macaristan, Hollanda, Litvanya, Çekoslovakya, İsveç, Norveç gibi ülkelerdeki radikal sosyalist partilerin meydana getirdiği) birliğe katılmak İçin yapılan davet, tartışmalar sonunda reddedildi.

Üçüncü kurultayda (17 mayıs 1931) şahsî hürriyetler ve toplum hürriyetleri, eşitlik, dokunulmazlık, mülkiyet haklan gibi konular ele alındı. Bu arada seçimlerin tek dereceli olarak yapılması ve kadınlara da oy hakkı tanınması kabul edildi.

Programda değişiklik yapılarak «1. Esaslar; 2. Cumhuriyet Halk partisinin ana vasıfları; 3. İktisat; 4, Maliye; 5. Millî Talim ve Terbiye; 6. İçtimaî hayat ve umumî sıhhat; 7. Dahilî, adlî, haricî siyaset, memurlar, serbest meslek erbabı; 8. Vatan müdafaası» bölümlerini kapsayan yeni bir metin hazırlandı.

Partinin temel ilkeleri üçten altıya çıkarıldı: Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik, İnkılâpçı. PaTti genel sekreterinin başbakan ve valilerin teşkilâtta parti idare heyeti başkanı olması kabul edildi.

Kültür faaliyetlerinin düzenlenmesi için daha önce kurulmuş olan Türk ocaklarının feshine ve Cumhuriyet Halk partisine devrine. Halkevleri kurulmasına karar verildi.

9 Mayıs 1935’te toplanan Dördüncü kurultay, partinin tarihinde bir dönüm noktası oldu. Genel sekreter Recep Peker’in ortaya attığı «Türkiye Cumhuriyeti bir parti devletidir.

Parti devletle beraber çalışır» görüşü bu kurultayda onaylandı. Peker, partinin temel ilkelerini yeni bir izaha kavuştururken, liberalizmi tenkit etti. Sınıflar arası ilişkiler hakkında yeni açıklamalar yaptı.

Parti içinde beliren demokrasiyle ilgili soruları cevaplandırdı; bunu «halk tarafından halk için» yönetim şeklinde ortaya koydu.

Partinin ilk olağanüstü kurultayı 26 aralık 1938’de Ankara’da Celâl Bayar’ın başvekilliğinde ve onun bir konuşmasıyla açıldı.

Genel başkan Atatürk ölmüş (10 kasım 1938),İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçilmişti.

Bu kurultayda Atatürk «partinin banisi ve ebedî başkanı», İnönü de «partinin değişmez genel başkanı» olarak tüzüğe tescil edildi.

Genel başkanın ancak «vefat, vazifeyi yapamıyacak bir hastalığının sabit olması ve istifa» halinde değişebileceği kabul edildi.

Beşinci kurultay partinin de, onun etkisindeki Türkiye siyasî tarihinin de dönüm noktalarından birini teşkil etti.

Bu tarihte Celâl Bayar başbakanlıktan ve parti genel başkanvekilliğinden istifa etmişti (25 ocak 1939).

Kurultayı genel başkan İnönü açtı (29 mayıs 1939).

İnönü güdümlü bir muhalefet teşkiline karar verildiğini açıkladı: «Büyük kurultaya takdim ettiğimiz nizamname projesinde, Büyük Millet meclisinde Cumhuriyet Halk partisinin bir de müstakil grubunu düşündük.

Büyük kurultayda vazife alan ve parti genel başkanının farksız başkanlığında çalışacak olan, İnzibat ve intizam içinde, şuurlu ve çalışkan bir müstakil grubun icra mevkiinde olan milletvekilleri ekseriyetine ve hükümetine esaslı bir yardım temin ederken, büyük milletimize de. kendi işleri için bir teminat hazırlayacağını ümit ediyoruz.» İnönü aynı kurultayda çok partili demokratik rejime geçiş eğilimini de açıkladı; «iyi bir halk idaresini, seçimlere halkın samimî olarak iştirak etmesiyle, hükümetin ve Büyük Millet meclisinin faaliyetinde. hakikî bir millî murakabenin, şüphe götürmez bir tarzda bulunmasıyla ifade edebiliriz. […] Çok yakın bir tarihte, hakikî halk idaresi ve halk murakabesinin, kendi memleketimiz bünyesinde de tahakkuk etmiş olduğunu göreceksiniz.» Bu arada valilerin parti idare heyeti başkanı olması usulü ve genel sekreterin kabineye girmesi zorunluğu kaldırıldı. Halk odalarının ve Köy enstitülerinin açılmasına karar verildi.

İkinci Dünya savaşı C.H.P.’nin siyasî faaliyetine de bir durgunluk getirdi.

Altıncı kurultay bu yüzden 10 mayıs 1943’te toplandı. Görüşmeler daha çok savaşın seyri ve sonuçlarıyla ilgili kaldı.

Bu kurultayın aldığı en önemli karar parti programında yapılan şu değişiklik oldu: şeref ve hayatî menfaatlerimiz muztar bırakılmadıkça, yurtta sulh esası muhafaza edilecektir.

10 Mayıs 1946’da toplanan ikinci olağanüstü kurultay hem Türkiye’de, hem parti içinde demokratik ıslahat toplantısı oldu.

Bu sırada Dörtlü takrir sahipleri Demokrat partiyi kurmuş bulunuyorlardı.

Çok partili hayatın gereklerine uymak bakımından kurultayda, Müstakil grubun lağvedilmesine, bizzat İnönü’nün verdiği bir önerge ile partide değişmez genel başkanlığın sona erdirilmesine ve genel başkanın kurultayca seçilmesine karar verildi.

Seçimlerin de o yıl yapılması mecliste kararlaştırılmış bulunduğu için, kısa bir bildiri yayınlanmakla yetinildi.

Buna kargılık parti, Meclisteki çalışmalarını hızlandırdı ve kanunlarda çok partili hayatın gerektirdiği birtakım değişikliklerin yapılmasına başlandı. Cemiyetler kanunu.

Seçim kanunu, Matbuat kanunu gibi bazı kanunlarda değişiklikler yapıldı.

1946 Belediye seçimleri C.H.P. için bir işaret niteliği taşıdı. D.P. muhalefetinin tenkitleri halkta ilgi uyandırıyordu.

Milletvekili seçimleri, cumhurbaşkanı İnönü’nün 17 temmuz tarihli seçim beyannamesindeki «Hür vatandaşların serbest oylarının meydana çıkması, kanuni ve vicdani borcumuzdur.

Milletin rızasıyla tayin olunmayan iktidar mevkiinin hiç bir kıymeti ve hiç bir meşru tarafı yoktur» ibaresine rağmen muhalefet tarafından «hileli» olmakla nitelendi.

Bu seçimlerde C.H.P, 396. D.P. 62 milletvekili çıkarmış, bağımsızlar da 7 İskemle kazanmıştı.

Yedinci Kurultay (17 kasım 1947) çok partili demokratik hayata uyma tartışmaları içinde geçti.

Tüzükte, parti genel başkanının cumhurbaşkanı olması halinde birinci görevi vekiline bırakması yolunda değişiklik yapıldı ve 30 kişilik bir parti divanı kuruldu.

1950 Seçimleriyle (14 mayıs) muhalefete düşen C.H.P yeni şartlar içinde takip edeceği yolu araştırma devresine girdi.

Partinin en güçlü kabinelerinden biri olan Şemsettin Günaltay hükümetinin rejimi liberalleştirme çabaları bu partinin muhalefete düşmesini önleyemedi. Bu seçimde

D.P, 393, C.H.P. ise 69 milletvekili çıkardı. Seçimlerden sonra toplanan sekizinci kurultayda (28 haziran 1950) İnönü muhalefeti tahlil eden bir konuşma yaptı. Bu toplantıda genel sekreterin de kurultayca seçilmesi kararlaştırıldı ve bu ilk seçimi Kasım Gülek kazandı.

Partinin muhalefet tezleri tespit ve ilân edildi (1951 kurultayı).

Parlamentoda çetin bir iktidar-muhalefet çatışması başladı.

D.P. iktidarı halkevlerini kapatırken partinin mallarını ve bu arada, yayın organı olan Ulus gazetesi ve matbaası da C.H.P.’nin elinden alındı (12 aralık 1953).

1954 Seçimleri bu parti için ikinci bir darbe oldu.

D.P.’nin 488 milletvekilliğine karşılık C.H.P. 30 milletvekili çıkarabildi.

Parti ancak 1957 seçimlerinde Meclîsteki kadrosunu 178 kişiye çıkaracaktı.

Bu seçimlerde öbür muhalefet partileri olan Hürriyet partisi ve C.M.P. ile «güç birliği» yapılmasına karar verildiyse de bu gerçekleşemedi.

27 Mayıs 1960’tan sonra teşekkül eden Kurucu meclise hakim durumda olan C.H.P. hazırlanan Anayasada kendi görüşlerinin ağır basmasını sağladı.

1961 Seçimlerinden sonra Mecliste 173 üyeli bir çoğunlukla hükümet kurabilecek bir güç kazandı.

1965 Seçimlerinde milletvekili sayısı 134’e düştü, 1969 seçimlerinde ise 143 oldu.

Senatoya 1961’de 36, 1964’te 19. 1966’da 13 ve 1968’de 13 üye sokabildi.

C.H.P. içindeki son görüş farkı tartışması 1964 kurultayından (ekim) sonra başladı.

Bu kurultay sonunda «İleri Türkiye ülkümüz» adıyla bir reform bildirisi yayınlayan parti 1965 seçimlerine «ortanın solu» sloganı ile girdi.

Genel Başkan İnönü bu sloganı C.H.P.’nin tam ve doğru tarifi olarak belirtiyor, genel sekreter Bülent Ecevit ise partileri «aşırı sağ-ortanın sağı-orta ve merkez-ortanın solu-aşırı sol» diye sınıfladıktan sonra, ortanın solunun niteliklerini şöyle sıralıyordu: insancıl olmak, halkçılık, sosyal adaletçilik, ilerici, devrimci ve reformcu olmak, devletçiliğe inanmak, plan fikrine bağlı olmak, hürriyeti ve sosyal demokrasiyi savunmak.

Seçimlerden sonra bu yüzden parti içinde başlayan tartışma Turhan Feyzioğlu’nun liderliğinde 43 parlamento üyesinin partiden ayrılması ve Güven partisini (G.P.) kurmasıyla sonuçlandı.

Kuruluşundan bu tarihe kadar C.H.P.’nin sadece iki genel başkanı oldu: Atatürk (1923-1938) ve İsmet İnönü (1938’den beri).

Görevin tayinle yürütüldüğü devrede genel sekreterler şu kimselerdi: Recep Peker (1923-1924), Cemil Uybadın (1924-1925), Recep Peker (1925), Saffet Arıkan (1925-1931), Recep Peker (1931-1935).

Şükrü Kava (1936-1938), Refik Saydam (1938-1939), Fikri Tüzer (1939-1942), Memduh Şevket Esendal (1942-1945), Nafi Atuf Kansu (1945-1946), Hilmi Uran (1946-1947), Tevfik Fikret Sılay (1947-1950).

Seçimle iş başına getirilen genel sekreterler ise şunlardır: Kasım Gülek (1950-1959), İsmail Rüştü Aksal (1959-1962), Kemal Satır (1962-1965), Bülent Ecevit (1965).

Partinin kuruluşundan bu yana kurulan C.H.P. hükümetlerinin başında şu kimseler bulundu: İsmet İnönü (1923-1924), Fethi Okyar (1924-1925), İsmet İnönü (1925-1937), Celâl Bayar (1937-1939), Refik Saydam (1939-1942), Şükrü Saraçoğlu (1942-1946), Recep Peker (1946-1947).

Hasan Saka (1947-1949), Şemsettin Günaltay (1949-1950), ismet İnönü (1961-1965).

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi

Bir cevap yazın