Doğu Rumeli Vilayeti,Tarihi | Osmanlı Tarihi |

Doğu Rumeli Vilayeti,1878 ile 1908 yılları arasında hüküm süren Osmanlı Devleti vilayeti.

Kuzeyden Koca Balkan dağları, batıdan Despot dağları, güneyden Rodop dağları, doğudan Karadeniz ile çevrilidir; 35 500 km2; 1 000 000 nüf. Başşehri Filibe (Plovdid).

Doğu Rumeli Vilayeti Tarihi

Dağılma devrinde büyük Avrupa devletlerinin siyasî istekleri yüzünden ortaya çıkarılan Doğu Rumeli, bütün istilâ yollarının geçtiği, belli bir bütünlüğü olmayan, Osmanlı imparatorluğu döneminde Rumeli eyaleti içinde sayılan bir bölümdü. Osmanlı devrinde ilk İdarî teşkilât Çirmen sancağı idi.

1475’te Rumeli beylerbeyliğinin 17 sancağından Çirmen, Zağra ve Despotili, Doğu Rumeli topraklarını teşkil ediyordu.

XVI.yy. başında Kuzey Bulgaristan ve Doğu Makedonya ile birlikte tekrar teşkilâtlandırıldı.

Süleyman I (Kanunî) devrinde 430 000 akçelik has ile Sofya, 230 000 akçelik has ile Çirmen, 230 000 akçelik has ile Vize ve 190 000 akçe has ile Çingene Balkanı sancaklarına ayrıldı.

Sonra Kırk kilise (Kırklareli) sancağı da kuruldu.

XVII. yy. da ise bölgenin sancaklarından Çirmen, Vize ve Kırk kilise özi veya Silistre eyaletine bağlandı.

Sofya ve Çingene Balkanı, Rumeli eyaletinde kaldı. XVIII. yy. da bölgede fazla değişiklik olmadı.

1828’de Ruslar Koca Balkan dağlarını aşarak Edirne’ye girince Rumeli’nin Osmanlı imparatorluğundan ayrılarak Yunanistana verilmesi düşüncesi özellikle İngiliz yazar ve askerleri arasında kuvvet kazandı.

İngilizlerin bu direnişi karşısında Ruslar da Bulgaristan’ın bağımsızlığı tezini ortaya attılar.

Savaş sonunda batı örneklerine uygun olarak idari bir reform yapılarak Edirne vilâyeti kuruldu (1830).

1870’te yapılan ikinci teşkilâtlandırma ile vilâyeti meydana getiren 5 sancaktan ikisi olan Filibe ve İstinye bölgenin sınırları içine girdi.

Böylece bu yıla kadar bölge sürekli olarak Rumeli topraklarının bütünlüğü içinde kalmış oldu.

Ruslar 22 ekim 1877’de ikinci defa Edirne’ye girince Abdülhamid II, hariciye nazırı Servet Paşa ile hazinei hassa nazırı Namık Paşayı Edirne’ye gönderdi ve Nikolay ile ön barış yapıldı (31 ocak 1877).

Bağımsız Bulgaristan prensliğini Osmanlılara kabul ettiren Ruslar, İngiliz tezine karşı zafer kazanmış oldular.

3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefanos antlaşması ile doğuda Midye-Lüleburgaz, batıda Üsküp, Manastır, Debre ve Ohri’ye kadar olan yerde Bulgaristan’ın kurulması gerçekleşti.

Antlaşma yerli Türkler arasında geniş tepkilere yol açtı.

Bulgar ve rus çetecileriyle Arda vâdisinde, Rodop dağlarında çatışmalar başladı.

Direnmenin merkezi Kırcaali bölgesi oldu.

Bu bölgedeki Türkler İstanbul’a kadar sarkan Rusları tehdit etti ve Ruslar ile işbirliği yapan Bulgar, Rum, Ermeni ve Yahudileri baskı altına aldı.

Ayaklanmanın lideri Ahmed Ağa Timivs-i, 16 mayıs 1878’de geçici bir hükümet kurdu ve Paris antlaşmasına imza koyan devletlere birer beyanname göndererek yalnız Osmanlı hükümetinin millî hükümet olarak kabul edileceğini bildirdi.

Bu hareket Doğu Rumeli vilâyetinin özel bir teşkilât olarak doğmasında rol oynadı.

Osman ve Süleyman Paşaların kuvvet artıkları ayaklanmaya katılınca Lofça, Servi ve Plevne bölgelerine kadar uzanan millî bir hareket başlamış oldu.

Ayaklanma liderlerinin her biri kendi bölgelerinde büyük başarılar elde ettilerse de hükümetçe yardım edilmediği için yararlı bir sonuç elde edilemedi.

13 Haziran 1878 Berlin kongresinin başlangıcında Balkanların güneyinde Doğu Rumeli eyaletinin kurulması kararlaştırıldı, bölgenin yönetimi Babıâli’ye bırakıldı, savunması Osmanlı hükümetine ait oldu.

Ruslar İstanbul konferansında çizilen Bulgaristan sınırlarını daraltan bu tasarıyı bazı değişikliklerle kabul etmek zorunda kaldılar.

Berlin konferansı ile kurulan Doğu Rumeli vilâyeti, kuzey ve kuzeybatı Bulgaristan ile çevrilmiş oldu (13 temmuz 1878). Osmanlı hükümeti bu vilâyetin sınırları üzerinde tahkimat yapmak ve kuvvet bulundurmak hakkını korudu.

İç güvenlik yerli milis ve jandarmalarla sağlanacak; vali seçimi, büyük devletlerin onayı şartı ile beş yıl süreyle Babıâli tarafından yapılacaktı.

Anlaşmalar kabul edildikten sonra bir Avrupa komisyonu 3 aylık bir süre içinde vilâyetin yönetim ve teşkilâtlanmasına ait tüzükleri hazırlayacaktı.

Hazırlanan Doğu Rumeli nizamnamesi Türkiye, Almanya, Avusturya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya tarafından imzalandı (26 nisan 1879), Aleko Paşa vali tayin edilerek Doğu Rumeli resmen kuruldu (17 mayıs 1879).

Aleko Paşa rus kumandanı ile işbirliği yaparak bulgar çıkarlarına hizmet edince bölge bulgar nüfuzuna girmeye başladı.

Makedonya’dan getirilen bulgar göçmenlerinin türk köylerine yerleştirilmesi, Bulgar gençliğinin teşkilâtlanması, devlet dilinin yavaş yavaş Bulgarcaya dönüşmesi önlenemedi.

Dağınık Türk direnişi yavaş yavaş eridi.

Vilâyetin Bulgar prensliği ile olan sınırları Osmanlılarca kontrol edilemediği için bulgar etkisi gittikçe güçlendi.

Aleko Paşa süresini doldurarak ayrılınca vilâyet müsteşarı Gavril Efendi vezir rütbesiyle vali tayin edildi.

Sonunda milislerin desteğine güvenen Bulgar Liberal partisinin yaptığı darbe ile BabIâli’nin görevlendirdiği memurlar tutuklandı. 18 Eylül 1885’te bölgenin Bulgar prensliği ile birleştiği ilân edildi.

Sait Paşanın yerine geçen Kâmil Paşa 18 haziran 1881 tarihli Üç imparatorlar antlaşmasındaki müdahale etmemek kararına uyduğu ve Abdülhamid II de çekingen davrandığı için Doğu Rumeli valiliği, fiilen Bulgar prensliğine bırakılmış oldu.

Önemli haklarından vaz geçen Osmanlı imparatorluğu, yeniden ayaklanan Hacı İsmail Ağanın başvurması karşısında Kırcaali vc Rupçoz Türklerini toplayan 300 köylük bir bölgeyi geri alabildi.

31 Ocak 1886’da sonuçlanan İstanbul görüşmeleri sonucunda 200 000 türkün yaşadığı Doğu Rumeli, bulgar yönetimine geçti.

Doğu Rumeli sözü, 1908’de Bulgaristan bağımsızlığını ilân edince tamamen ortadan kalktı.

Bir cevap yazın