Enerji Depolama Sistemleri

Enerji Depolama Sistemleri,Güneş enerjisi ve nükleer enerji dışında, genellikle enerjinin doğal yoldan depolanmış türleri kullanılır.

En sık uygulanan enerji depolama biçimi, araç depolarına yakıt doldurulması örneğinde olduğu gibi, bu doğal kaynağın saklanmasıdır.

Bazen de enerji, doğal kaynağından elde edildikten sonra, ilerde kullanılmak için yeniden depolanabilir.

Bu yöntem, yeni bir dönüşüm işlemini ve enerjinin bir bölümünün bu işleme harcanmasını gerektirir.

Enerjinin depolanması şu nedenlerden gereklidir: Gereksiniminde oluşacak dalgalanmaları karşılamak; daha sonra yararlı olabilecek enerjinin boşa harcanmasını önlemek; uzunca bir süre enerji biriktirerek bunu bir anda tüketmek; sürekli iletim sistemlerinin kullanışlı ve elverişli olmadığı durumlarda enerji kaynaklarını taşımak.

Pompalı depolama sistemleri

Elektrik konusunda enerji depolamak için geliştirilen en yaygın yöntem, «pompalı depolama Bu türden sistemler, günde dört-beş saat çalışacak ve gereken suyu, elektrik tüketiminin en düşük olduğu sırada (genellikle altı saat içinde) üstteki depoya pompalayacak biçimde ayarlanır.

Motorlarda ve borularda kaçınılmaz sürtünme yitimleri oluştuğundan, elde edilen enerji, pompalama işlemi sırasında tüketilen enerjinin % 70’i kadardır.

Sıkıştırılmış hava ve gaz sistemleri

Gerektiği zaman enerjisinden yararlanmak için, büyük tanklara, kompresörlerle basınçlı hava doldurulabilir.

Bu tür sistemler, özellikle fabrikalarda PNÖMATİK ALETLER’i ve başka sistemleri çalıştırmada çok sık kullanılır.

Fabrikalarda, tümü elektrikle çalışan araç ve gereçlerin kullanılması, enerji tüketimi yönünden çok pahalı ve verimsiz bir yöntemdir.

Sıkıştırılmış hava, yüksek verimli kompresörlerin kullanılmasını sağlamanın yanı sıra, tezgâhların tükettiği enerji miktarındaki dalgalanmanın şebekeden alınan güce yansımasını önler.

Bu tür sistemlerin verimleri % 50 dolayındadır, fakat sağladıkları öteki yararlar, yitimlerden önemlidir.

Pnömatik ve hidrolik denetimle güç sistemlerinde enerjiyi depolamanın bir yolu da, gazların sıkış-tırılmasıdır.

Bu sistemlerdeki pnömatik ya da hidrolik güçten, makinaları çalıştırmada ve trenlerde, otobüslerde kapılan açıp kapamak gibi işlerde yararlanılır.

Pnömatik sistemlerde de daha önce sözü edilen basınç deposu bulunur.

Yağla çalışan hidrolik sistemlerde ise, bir alıcı bölüm yeralır.

Alıcı bölüm içinde, yağı, sıkıştırılmış hava ve gazdan ayıran bir diyafram bulunur.

Alıcıya yağ dolduğu zaman, diyafram sıkışarak, arkasındaki havayı da sıkıştırır. Yağ dışarı akınca, sıkışan havanın enerjisini de alır.

Pompalı depolama yerine/ sıkıştırılmış havalı sistemlerin kullanılması için çalışmalar yapılmaktadır.

Bu sistemlerde ya özel olarak yapılmış alıcı bölümler (genellikle NÜKLEER REAKTÖR basınç kazanlarında olduğu gibi, öngerilmeli betondan yapılmış bölümler) kullanılması ya da havanın, yer altındaki doğal boşluklara doldurularak saklanması düşünülmektedir.

Ancak bu tasarılar, şimdilik hazırlık aşamasından ileri geçmemiştir.

Bir cevap yazın