Ergenekon Destanı,Hikayesi,Olay Örgüsü | Türk Tarihi |

Ergenekon Destanı Reşideddin Tabib’in Cami-üt-Tevarih’ inde Göktürklerin türeyişiyle ilgili olarak anlatılan destan.

Ergenekon Destanı
Ergenekon Destanı Reşideddin Tabib’in Cami-üt-Tevarih’ inde Göktürklerin türeyişiyle ilgili olarak anlatılan destan.

Çin kaynakları Göktürklerin (Tukyu) meydana gelişlerini çeşitli şekillerde anlatır. Fakat bunların hepsinde kurttan türeme motifine yer verilir.

Ergenekon Destanı Hikayesi

Hyacinth’in naklettiği bir çin kaynağında türeyiş şöyle anlatılır: «Türklerin atası Batı denizinin batısında yaşıyordu.

Bağlı olduğu boy, Hun’iarın bir bölümü idi. Aşine adını taşıyordu.

Bu boy, komşu milletlerden biri tarafından yok edildi.

On yaşında bir çocuk sağ kaldı. Onun da kolunu ve ayağını kesip bir kamışlığa bıraktılar.

Bu çocuğu dişi bir kurt besledi.

Düşmanların hanı, çocuğun yaşadığını öğrenince öldürülmesi için adam yolladı.

Kurt, çocuğu alıp Altay dağlarının kuşattığı bir bölgeye getirdi.

Ergenekon Destanı’nın Olay Örgüsü

Bir mağarada besleyip büyüttü. Ondan on çocuk doğurdu.

Bu çocuklar yetişip evlendiler.

Her birinden bir boy türedi. İçlerinden biri Aşine boyu idi.

Bu boy genişledi. Asen-Çe adlı bir kahramanın önderliğinde dağlık bölgenin dışına çıkarak etrafa yayıldı. «Reşideddin’in eserinde bu destanın değişik bir şekli yer alır, islâmiyetin etkisiyle kurttan doğan çocuk motifi kalkmış ve destan Moğollara mal edilerek Cengiz’in soyu ile birleştirilmiştir.

Fakat destanda yer alan kurtarıcı demirci motifi V. yy.da Juan-Juan’lar tarafından Altay’da maden ocaklarında çalıştırılırken ayaklandıkları ve kurtuldukları çin yıllıklarında yazılan bir türk boyunun tarihî serüveniyle birleşmektedir.

Şahıs adı olarak gösterilen Börteçine’nin Moğolcada «Boz kurt» anlamına gelmesi de Ergenekon destanını en eski şekline bağlayan işaretlerdendir.

Destanın Reşideddin tarafından anlatılan şekli şöyledir: «Moğolların (Göktürkler) başında İl Han bulunuyordu. Tatarların başında da Sevinç Han vardı.

Çevrelerindeki bütün boylardan daha kalabalık olan Moğollar bütün düşmanlarını yendiler.

Sevinç Han, Kırgız hanı ile daha başka hanları kandırdı; hepsi birden Moğollara karşı ayaklandılar.

Hile ile onları yendiler.

Moğollar daima toplu halde yaşadıkları için düşmanları hepsini birden ortadan kaldırdı.

Yalnız il Hanın o yıl evlenmiş olan oğlu Kıyan ile yeğeni Tokuz sağ kaldı.

Bunlar eşleriyle birlikte kaçarak at, öküz ve koyunun bol olduğu bir bölgeye geldiler.

Buradaki sürüleri alarak sarp bir dağdan geçen karla örtülü bir yolu takip ettiler.

Tehlikeli bir yolculuktan sonra dağların kuşattığı elverişli bir alana yerleştiler.

Burada akarsular, bitkiler, ağaçlar, av hayvanları buldular.

Hayvanlarının yazın sütünü içtiler, kışın etini yediler, derisini giydiler.

Buraya Ergenekon adını verdiler.

Dört yüzyıl burada kaldılar, iyice çoğaldıktan sonra artık buraya sığamayacaklarını anlayarak çıkmaya karar verdiler.

Fakat yol bulamıyorlardı.

O zaman bir demirci dedi ki: Burada bir dağ var; onu eritelim, geçit açılır.

Dağın geniş bir yerine bir kat odun, bir kat kömür yığdılar.

Yetmişer deriden körükler yapıp yetmiş yere kurdular. Hep birlikte körüklediler.

Yükle birlikte bir deve geçecek kadar yol açıldı.

Ergenekon’dan çıkarak hanları Börteçine’nin önderliğinde Tatarları yendiler.

Ergenekon Destanı
Ergenekon Destanı

Bir cevap yazın