Evladı Fatihan Teşkilatı Nedir,Evladı Fatihan

Evladı Fatihan Teşkilatı Evladı Fatihan Nedir Evladı Fatihan, Osmanlı imparatorluğunda XVII. yy. sonlarına doğru Rumeli’deki yörüklerden meydana getirilen askerî teşkilâta verilen ad.

Evladı Fatihan

XVII. yy. boyunca Rumeli’deki yörükler göçebelikten yerleşik düzene geçtikleri için, teşkilâta girenler günden güne azaldı.

Osmanlı akıncı güçleri de zamanla başarı sağlayamaz oldu, ikinci Viyana kuşatmasından (1683) sonra, baş gösteren devamlı savaşlar yörükleri daha da perişan etti.

1691’de çıkarılan bir fermanla Rumeli’deki yörükler, sağ, sol ve orta kolda yeniden yoklamaya tabi tutuldukları gibi eski yörük ve tatar göçebe toplulukları yerleşik hayata geçmiş olsalar dahi, yeni bir kuruluş halinde, askerî bir hizmetle teşkilâtlandırıldılar.

Başlangıçta bu teşkilât yörük deyimiyle ifade edilirken sonra Evlâdı Fâtihan deyimi kullanılmaya başlandı.

Teşkilâtın bulunduğu alana da yörük vilâyeti dendi. Bu göreve tayin edilen vezir veya beylerbeyi ise yörük hâkimi adını aldı.

1697’de yörük hâkimlerinden Çakırcı Hasan Paşanın yaptırdığı yoklamaya göre Evlâdı Fâtihan 1116 hane ve 16 582 kişiden meydana gelmekteydi.

Bunlardan her altı neferden bir neferi kendi çeribaşılarının emri altında sefere «eşmekle» yükümlü ve buna karşılık avarız, nüzül, celebkeşan, bedeli nemek ve bacı geçit gibi vergilerden muaftılar.

Sefere eşmeyenler ise aralarında elli kuruş bir baca tabi olurlardı; toplanan bu para Evlâdı Fâtihan’m hane halkı giderlerini karşılamak üzere, savaşa gidenlere verilirdi.

Daha sonraları bu para serhatte kalan muhafızların ve kale bekçilerinin tayinleri için doğrudan doğruya hazine adına toplanmaya başlandı.

Evlâdı Fâtihan’ı çeribaşılar (yörükler ve serasker) idare ederdi. Kapıcıbaşı rütbesindeki zabitler ise İstanbul’da otururlardı.

Evlâdı Fâtihan kuruluş yıllarında Rumeli’deki askerî harekâta katılmakla mükellef iken, yüzyılın sonlarına doğru imparatorluğun çeşitli yerlerinde (msl. Gürcistan ve İran hudut boylarında) görev almağa başladılar.

1826’da Yeniçeri ocağı kaldırılınca bu teşkilât yeniden ele alındı. Yirmi dört grupta toplanarak, dört tabur halinde teşkilâtlandırıldılar.

Kaza müdürü derecesinde olan çeribaşıların yanlarına kolağaları, yüzbaşı ve mülâzım rütbesinde subaylar verildi.

Bir süre sonra taburlar alay haline getirildi. Vardar ovası dışında kalan kazalarda bu hizmeti görmek üzere, teşkilât arasından bölük başılar seçilmesi uygun görüldü.

Tanzimattan sonra Selânik müşirine yazılan bir emirle (1846), Evlâdı Fâtihan teşkilâtı ortadan kaldırıldı.

Bir cevap yazın