Haksız Tahrik Nedir,Haksız Tahrik Unsurları

Haksız Tahrik Nedir,Devletin ceza hukuku alanındaki faaliyetleri dolaylı veya dolaysız olarak insana yönelik olduğundan bu faaliyetlerde insanın özellikleri, davranış biçimleri, bireyin toplumla olan ilişkileri ve kişinin çizdiği suçlu psikolojisinin, suçu işlemiş olduğu objektif ve sübjektif nedenlerin dikkate alınması gerekir.

Haksız Tahrik Unsurları

1 İnsanın dış dünyaya yansıyan davranışlarını değerlendiren ceza hukuku, onun davranışlarında iç dünyasının, o anki ruh halinin ve genel psikolojik özelliklerinin önemi bulunduğunu kabul ederek bu psikolojik durumlara, insan doğasına belli bir hukukî değer vermektedir.

2 Modern ceza hukuku sadece işlenen suçu değil, suçun işlenmesine etki eden nedenleri, failin kişiliğini ve fiilin işleniş biçimini de göz önünde bulundurarak cezalandırmak yoluna gitmektedir.

3 Suçun işlenmesinde etkili olan nedenlerden bir kısmının o suçun daha ağır veya daha hafif sayılmasını gerektirdiğinin kanun tarafından kabulü halinde “suçu etkileyen haller”in (circostanze del reato) varlığından sözedilir.

4 “Suçu etkileyen haller”5 suçun kurucu unsurlarından (elemento costitutivo del reato) farklı olup suçun varlığı veya yokluğu üzerinde etkili olmazlar.

6 Bu haller, kurucu unsurlarıyla var olan bir suçun kanun gereği veya yargıcın takdirine bağlı olarak bu halleri taşımayan suça (suçun basit haline) nazaran daha ağır veya daha hafif sayılmasını ve dolayısıyla karşılığındaki cezanın artırılmasını veya azaltılmasını gerektiren “ağırlatıcı veya hafifletici nedenler”dir.

7 Bu nedenler, suçun kanuni tanımında belirlenen tipik fiilin dışında kalan ve ona eklenen özel fiili unsurlar veya failin psikolojik durumudur.

8 Haksız tahrik, suçun kurucu unsurlarından olmadığı gibi, kusur yeteneğini ortadan kaldıran bir neden de değildir.

9 Haksız tahrik, kusurun “irade” (isteme) unsuru üzerinde etkili olan bir faktördür.

10 Haksız tahrik en yalın tanımıyla, failin kendi kusuru olmaksızın başkalarının haksız hareketleri sonucunda kapıldığı hiddet veya elemin tesiriyle bir “tepki suçu” (delitti reattivi) işlemesi, işlediği tepki suçunun cezasının da bu nedenle bir miktar indirilmesidir.11

Bilindiği üzere 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 1889 İtalyan (Zanardelli) Ceza Kanunu esas alınarak hazırlanmış ve bu kanunda yer alan bir çok kuruma ve bu arada haksız tahrik kurumuna da yer verilmişti.

Haksız tahrik kurumu, 1 Nisan 2005’te yürürlüğe girecek olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29’da bazı değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir. Çalışmamızda haksız tahrik kurumunun 5237 sayılı TCK açısından nasıl uygulanacağını ele almaya çalışacağız.

Yeni Kanun’un bir çok hükmü gibi haksız tahrik hükmü de TCK uygulaması boyunca yerleşmiş içtihat ve doktrin görüşleri de dikkate alınarak ve fakat kanunilik ilkesi ihlal edilmeyerek değerlendirilecektir.

765 sayılı TCK m.51’de ve 5237 sayılı TCK m. 29’da düzenlenmiş olan “haksız tahrik” kurumu özünde aynı olmasına rağmen yeni kanunda temel fark, gerekçede açıklandığı gibi, kurumun doğru uygulanması ve özellikle töre ve namus saiki ile işlenen adam öldürme suçlarında tahrik indiriminin uygulanmamasıdır.

Bu amacın sağlanabilmesi için eski metinde geçen “haksız bir tahrikin husule getirdiği gazap veya şedit elem” ifadesi yeni kanunda “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elem” şeklinde değiştirilmiştir.

Hiddet ile gazap aynı anlama geldiğinden kurumun psikolojik esasında bir değişiklik olduğu söylenemez.

Ancak kanunun gerekçesinde “haksız tahrik” ifadesi yerine “haksız bir fiil” denilmekle “töre cinayetleri”nde tahrik indiriminin engellenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Aşağıda bu değişikliğin tutarlı ve yerinde olup olmadığını tartışacağız.

Yeni düzenlemede bir başka değişiklik ise “ağır ve hafif tahrik” ayrımının kaldırılarak, hakime tahrikin derecesini tespit etme ve buna göre cezadan belli bir oranda indirim yapma yönünde geniş bir takdir yetkisinin verilmiş olmasıdır.

Bir cevap yazın