Heredot Kimdir,Hayatı

Heredot Kimdir Yunan tarihçisi (Halika rnassos M.ö. 484’e doğr.-Thurioi 420’ye doğr.).

Heredot Hayatı

Perses vasalı ve Halikarnassos tiranı Lygdamis ile çatıştığı için göç etmek zorunda kalan ailesiyle Sisam’a (Samos) giden Herodotos. tiranı uzaklaştırmaya çalışanlara katılmak üzere Halikarnassos’a döndü.

Herodot
Heredot,Yunan tarihçisi (Halika rnassos M.ö. 484’e doğr.-Thurioi 420’ye doğr.).

Sonra bir Asya yolculuğuna çıktı, Susa’dan daha öteye gitti; Afrika’yı dolaştı, Nil’i Elephantine adasına kadar inceledi; Avrupa’da Kimmer boğazını gördü.

Kıta Yunanistanı’nı ve Büyük Yunanistan’ı gezdi. 446-445’e doğru Atina’da yerleşti.

Perikles ve Sophokles’in dostu oldu. 443’te atinalı sömürgelilerle Thurioi’ye gitti, 439’dan sonra Atina’ya döndü. Eserini bitiremeden öldü.

Heredot Felsefesi

M.S. I. yy.da başlayan ve dokuz bölüme ayrılan tarih, Med savaslarını ve bu savaşlara katılan halkları incelemek isteyenler için en değerli kaynaktır.

Herodotos, medeniyetlere, tarihçi olmaktan çok bir etnograf gibi yönelir: daha çok Persleri konu alan bir evren tarihi ortaya koyar.

Herodotos’un eseri, durmadan anlamaya çalışan, bazen çok çabuk inansa da hiç bir zaman aşırılığa kaçmayan meraklı bir vunanlının eseridir.

Taraf tutmadan tenkit eder, önemli tanıklardan bilgi alır, hattâ sokaktaki adamı sorguva çeker, kutsal arşivleri inceler (özellikle Delphoi ve Samos’ta); resmî, malî, askerî listelerden vararlanır, sanat eserlerini araştırır ve yazıları söker.

Sonra, kitabını kaleme alır. Yazdıklarını Kharon’un, Lydia’lı Ksanthos’un ve Hekataios’un eserleriyle karşılaştırır, yani tam bir tenkitçi gibi davranır.

Geniş araştırıcılığı, yan tutmaması. insanla ilgili olanı ortaya koyabilmek için efsaneyi akıl süzgecinden geçirerek doğruyu arayıp bulma isteği, eserinin başlıca özellikleridir.

Ama derinlemesine dindar olan Herodotos. sırların çekiciliğine davanamaz; tabiatüstü belirtileri akıl süzgecinden geçirmeden benim sey i ver ir: önemli bir olayda, sebepler zincirini değil de. insanı kıskanan tanrıların doğrudan doğruya müdahelesini görür.

Böylece. kutsal’dan ilkel’e doğru kayar. Basit üslûbu, tarihsel olaylarla efsanenin geçmişi anlatmak üzere birleştiği yazılarına tatlı bir masal havası verir.

Bir cevap yazın