Hicaz Bölgesi,Tarihi,Coğrafyası

Hicaz Bölgesi,Tarihi,Coğrafyası Arap Yarımadası’nda Suudi Arabistan’ının batısında bir bölge.

Hicaz Bölgesi – Coğrafya

Hicaz Bölgesi,Tarihi,Coğrafyası 
Hicaz Bölgesi,Arap Yarımadası’nda Suudi Arabistan’ının batısında bir bölge.

Balıkçılık ve ticaret limanları hâlâ çok ilkel bir görünüşte olan Hicaz kıyılarına gemilerin yanaşmasını, Kızıldeniz’deki mercan kayalıkları engeller.

Kıyı ovasının gerisinde sıcak ve nemli iklimli bölgede yükselen çölsü Arabistan yaylasının kenarı, faylı basamaklarla 2 300 m’ye ulaşır.

Kuzeyinde ve doğusunda kumtaşlı Nübye kıyısı dağları yükselen billûrlu Hicaz yaylasının büyük kısmı katılaşmış lav akıntılarıyla (harra’lar) örtülmüştür.

Ülkede yaşayan halkın dörtte üçü deve yetiştiriciliğiyle geçinen göçebe bedevilerdir.

Birkaç vaha, hurma ihraç eder.

Ama besin maddelerinin büyük kısmı Mısır’dan ithal edilir.

Bu ithalât yapılmadan ülkenin her yıl Mekke ve Medine’ye gelen müslüman hacıları barındırması imkânsızdır.

  Hicaz Tarihi

Hicaz bölgesi İbrahim peygamberden beri birçok dinî ve kutsal olaya sahne oldu, özellikle İslâmlığın doğuşu ve yayılmasından sonra her yıl Hac mevsiminde milyonlarca müslümanın ziyaret ettiği Mekke ve Peygamber şehri olarak nitelenen Medine İslâm dünyasının en önemli merkezleri oldu.

Hicaz, Emevîler çağında ilgi gördü.

Mekke, Medine ve Taif gibi Hicaz’ın üç ünlü şehri emevî soyundan gelen kimseler tarafından yönetildi.

Bunlar arasında Said bin Âs, Mervan bin Hakem, Ömer bin Abdülaziz, Haccac ve Halid el-Kasrî gibi ünlü kişiler de vardı.

Abbasîler çağında da Hicaz, Abbasîlere bağlı kimseler tarafından yönetildi.

Abbasî hilâfetinin son bulması ile Hicaz’da İktisadî durum bozuldu.

Karmatîlerin ortaya çıkması, Hac kervanlarının yolunu kesmesi ve şeriflik yönetiminin başlaması Hicaz’da siyasî ve İktisadî durumu daha da güçleştirdi (916).

Mekke’de kurulan şeriflik yönetimi (960), Katada’nın Mekke’yi zaptıyle son buldu (1200).

Katada bir süre sonra bütün Hicaz’a hâkim oldu.

Hicaz, Katada zamanında gelişmeye başladı.

Mısır’da Memlûklu hâkimiyeti sırasında sultan Baybars (1260-1277), Mekke’nin yönetimini şeriflere bıraktı.

Açları (1346-1375) zamanında memlûklu hâkimiyeti Hicaz’a kadar yayıldı.

Oğlu Haşan (1396-1426) ve sonra Bereket zamanında (1455-1497).

Hicaz gelişti.

Mısır’ın Yavuz Sultan Selim tarafından alınmasından sonra Hicaz bölgesi osmanlı hâkimiyetine girdi.

Osmanlılar çağında bölge şerifler tarafından yönetildi.

Vahhâbiler zamanında Hicaz bölgesi uzun süre Osmanlı-Vahhabî mücadelesine sahne oldu.

Vahhâbiler Suriye ve Mısır’daki hacı kervanlarını Hicaz’a sokmadılar (1807).

Osmanlı hükümeti Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşayı, Hicaz’ın Vahhabîlerin elinden kurtarılmasıyla görevlendirdi.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hicaz bölgesini ele geçirdi.

Vahhâbi reisi Galib’i Hicaz’dan sürdü.

Osmanlı devleti ile Mehmed Ali Paşa arasında yapılan antlaşma ile Hicaz, Osmanlı devletine bağlandı (1840).

Hicaz Bölgesi Hangi Savaşta Kaybedildi

Bu tarihten sonra bölge Cidde valileri tarafından yönetilmeye başladı.

1869’da Süveyş kanalının açılması ve telgraf hattının kurulması Hicaz-istanbul ilişkisini artırdı.

Hüseyin’in (1879-1880) kısa süren şerifliğinden sonra Abdülmuttalib, İstanbul hükümeti tarafından Hicaz şerifi yapıldı (1880-1882).

Fakat Hicaz halkı, Abadila’nın şerif olmasını istiyordu.

Hicaz’a gelen Adülmuttalib tuzağa düşürüldü.

1882’de vali tayin edilen Osman Paşa, Osmanlı hükümetinden Abadila’ya yakın olan Abdullah’ın şerif yapılması dileğinde bulundu fakat Osmanlı hükümeti Avnülrefik’i şerif yaptı.

Osman Paşayı da görevinden aldı (1886).

Yerine Cemal Paşa gönderildiyse de kısa bir süre sonra Safvet Paşa Hicaz valiliğine getirildi.

Avn’ın ölümünden sonra yerine Ali geçti (1905-1908).

1908’de Meşrutiyetin ilânı üzerine Ali görevinden çekildi.

Avn’ın diğer yeğeni Hüseyin (1908-1916-1924) son şerif olarak iktidara geldi.

Hüseyin Osmanlı devletinin Birinci Dünya savaşına girmesiyle bağımsızlığını ilân etti, önce Arapların koruyucusu, sonra da Hicaz ve arap kralı olarak tanınan (1916) Hüseyin, Abdülaziz ibni Suud’un liderlik mücadelesi sırasında Akabe’ye kaçtı (1925).

İbni Suud bütün Hicaz’a hâkim oldu.

Hicaz kralı ilân edildi (1926).

1927’de İngiltere ile Cidde’de bağımsızlık antlaşması imzalayan İbni Suud, Hicaz’da Avrupalılar tarafından da kabul edilen bir devlet kurdu.

Daha sonra da kendini Suudî Arabistan kralı ilân ettirdi (1932).

Bir cevap yazın