Hakkında Bilgi

Hakkında Bilgi,Ansiklopedik Bilgi

Biyografi

İbn-i Arabşah Ahmed bin Muhammed Kimdir,Hayatı

İbn-i Arabşah Ahmed bin Muhammed Timur fethettiği ülkelerin bütün bilginlerini bu şehirde toplamıştı.

Bu yüzden ibni Arabşah eğitimi ve öğrenimi için çok elverişli bir ortam buldu.

İbn-i Arabşah Ahmed bin Muhammed Hayatı

Türkçe, farsça dillerini ve moğol yazısını öğrendi.

Uzun süre yabancı ülkelerde yaşadığından yabancı anlamına gelen Acemi diye de anılır.

Idgütimur medresesinde Seyyid Şerif Muhammed – ül – Cürcanî’den ders aldı. «Sarf, nahiv ve hadis okudu.

Bilgisini çoğaltmak için Çin sınırı ve Maveraünnehir’e kadar dayanan uzunca bir Türkistan gezisine çıktı (1408).

Buralarda birçok bilginle tanışarak onlardan yararlandı.

Dat ülkesine (Saray, Astırhan) ve Kırım’a gitti.

Buralarda dört yıl kaldıktan sonra Karadeniz üzerinden Edirne’ye, osmanlı sultanı Çelebi Mehmed’in (1380 – 1421) sarayına girdi (1412).

Munis-ül-Uşşak (Âşıkların Cana Yakın Olanı) adlı eserin yazarı, zamanın ünlü bilgini Şemseddin bin Hamza el Fenarî Burhaneddin Haydar el Havafî De tanıştı.

Çelebi Mehmed’den yakınlık ve yardım gördü.

Edirne’de bulunduğu süre içinde birçok eseri Türkçeye tercüme etti.

Birçok yabancı dil bildiğinden Divanı Hümayun’da görev aldı; Çelebi Mehme’in kâtibi sıfatıyla yabancı ülkelerle yapılan haberleşmeyi idare etti.

Bir yandan da dostu Burhaneddin Haydar’dan Miftah-ül-Ulûm (Bilimlerin Anahtarı) okudu.

Çelebi Mehmed’in ölümü üzerine anavatanı olan Şam’a döndü (1421).

Mescid el Kasab’ın bir odasına kapanarak münzevî bir hayat sürmeye başladı.

Eserlerinin büyük kısmını bu süre içinde yazdı.

Hicaz’dan Şam’a dönüşünde Mevlânâ Ebu Abdullah Muhammed bin Muhammed el Buhârî’ye intisap etti; zamanın bu büyük bilgini ölünceye kadar, fıkıh, usûl ve maâni bilgisini arttırmak için onun yardımcılığını yaptı (1428-1438).

Bu çalışmaları ve Mısır tekkelerinde oturması onun sofîliğe karşı gösterdiği merak ve eğilim olarak yorumlanır.

Buhârî’nin ölümü üzerine hac görevini yerine getirdikten sonra Mısır’a giderek (1438) Kahire’ye yerleşti.

Kısa zamanda buradaki şair, edip ve bilginlerle yakın dostluk kurdu.

Sultan el Malik el Çakmak kendisini himayesine aldı ve oturacak bir yer verdi.

İbni Arabşah burada Sultan Çakmak hakkındaki eserini yazdı.

Zamanın önde gelen aydınlarıyle münazara ve müşaverelerde bulundu.

Ancak, çevresindekileri hicvetmesi, kadı Hamidettin, şair Burhaneddin Baûni’nin aleyhinde bulunması üzerine etrafındakiler kendisini Sultan Çakmak’a şikâyet etmeye başladılar.

Şikâyetler çoğalıp ciddileşince sultan, İbni Arabşah’ı hapse attırdı.

Beş gün hapiste kaldı ve tahliyesinden 12 gün sonra öldü.

İbni Arabşah Eserleri 

Ukud-ün-Nasiha (Aşk öğütleri), biyografisinden parçalar; Mir’at-ül-edeb (Edep Aynası), anlam ve ifadenin esasları hakkında kaside şeklinde yazılmış 2 000 beyittik eser: Cilvet – ül – Emdah – ül – Cemâliye (Cemâl’e Ait övgülerin Görünüşü), bazı devlet adamlarının övüldüğü 183 beyittik nahiv; Hitab-ül-ihab-ül-Nakib ve Cevab-ül-Şihab-ül-Sakib (Şeyhin Yardımcısına Hitap ve Gelip Geçen Kıvılcım Adlı Esere Cevap); Marzbanname, Taberistan sultanlarından Marzban bin Rüstem Şarvin tarafından mahallî lehçe ile yazılan (X. yy.), Sadeddin Veravini’nin Farsçaya tercüme ettiği ünlü hikmet ve âdap kitabının farsça aslına uygun olarak Türkçe’den Arapça’ya tercümesi; Cami-ül-Hikâyât (Hikâyeler Toplamı); Eb-ül-Leys tercümesi; Tabir-ül-Kadirî (Kadiri Yorumu) tercümesi; Acaib-ül-Makdur fi Nevaib (Belâlar Üstüne Garip Kuvvet).

Timur’un kişiliği ve fetihleri hakkında tarihî bir eser; Et telif-üt-Tâhir fi Şeyh-il-Malik-üz-Zahir Ebi Said (Sultan el Malik el Zahir Çakmak Hakkında Eser); Gurret-üs-Siyer fi Devlet-it-Türk ve’l-Tatar (Türk ve Tatar Devletlerinin Parlak Tarihi); Arabşah’ın iki oğlu Şıhabeddin ve Haşan XV. yy.’da ün kazanmış iki bilgindi.

Bir yanıt yazın