İnkalar,Tarihi,Özellikleri,Dini,Kültürü | Tarih Bilgileri |

İnkalar Amerika’nın en geniş imparatorluğunu kurmuş olan yerli halk.On üç hükümdar yetiştirmiş olan bir sülalenin egemenliği döneminde İnkalar, kurucuları yan efsanevi Manco Gapac’tan 1532’de Francisco Pizarro’ya yenilen Atahualpa’ya kadar, egemenliklerini Güney Amerika’da geniş bir alana yaymışlardır.

İnkalarHükümdar (inka) siyasî, dinî ve askerî yetkileri elinde toplardı, inka adı, İspanyollar tarafından verilmiştir.

Ülkenin resmî belgelerdeki ve halk arasındaki adı Tahuantisuyu’dur («dünyanın dört bucağı» [?]); gerçekten de ülke, suyu adı verilen dört bölgeye ayrılır: Çinçasuyu veya kuzeydoğu kesimi, Antisuyu veya doğu kesimi, Kuntisuyu veya batı kesimi, Kolla-suyu veya güney kesimi.

İnka Tarihi

Efsaneye göre XIII. yy. başında, Keçua’larla akraba olan bir klanın inka adlı şefi, ailesini Cuzco’nun güneydoğusundaki dağlık bölgede bulunan ve «Şafak mağaraları» denilen yerden alarak aşağıdaki vâdiye getirdi; böylece burada Cuzco şehrinin ilk çekirdeği kuruldu.

Bazı efsanelere göre Virakoça’dan (Yaradan) bazılarına göre de doğrudan doğruya güneş tanrısının (İnti) soyundan gelen Manko Kapak (Kapak, büyük, güçlü anlamına gelir) adlı bu efsanevî şef zamanında inkalar komşu halklarla çetin savaşlar yapmak zorunda kaldı.

Zamanla iki şehir oluştu: Hurin Cuzco veya aşağı şehir ve Hanan Cuzco veya yukarı şehir; bu iki şehir arasında ülkede üstünlüğü elde etmek konusunda rekabet vardı.

XIII. yy. ortalarına doğru bazılarına göre Hanko’nun oğlu bazılarına göreyse yukarı şehrin şefi olan inka Sinçi Roka iki şehri birleştirdi ve vâdideki kabileleri hâkimiyeti altına aldı.

Sinçi Roka’dan sonra yerine oğlu Llokue (Mancino) Pupankui geçti ve babasının yarım bıraktığı işleri tamamladı.

Oğlu Mayta Kapak, Titikaka gölü dolaylarındaki eski krallığa birçok defa saldırdı.

XIII. yy. sonu ile XIV. yy. başında Mayta’nın oğlu Kapak Yupankui ve onun oğlu inka Roka birkaç başarı kazandı, inka Roka’dan sonra yerine oğlu Yahuar Huakak ve onun kardeşi (veya yeğeni) Virakoça inka geçti.

Virakoça doğuda ve güneyde krallığın topraklarını genişletti ve gelecekteki imparatorluğun temellerini attı.

Aymara’lara, Keçua’lara ve Çhanka’lara karşı başarıyla savaştı.

Virâkoça’dan sonra tahta oğlu inka Urkon çıktı; ancak, resmi imparatorlar listesinde Urkon’un adı yoktur, çünkü kardeşi Kusi inka Yupankui onu öldürtmüş ve adının kesinlikle unutulmasını emretmiştir.

Kusi inka Yupankui, Paçakuti adıyla bilinen ilk imparatordur (1438-1471); imparatorluğun sınırlarını genişletmiş ve çok sayıda toplumsal reform yapmıştır. Oğlu Topa inka Yupankui (1471-1493) bugünkü Şili ile Ekvator’un kuzey sınırları arasında kalan toprakları hemen bütünüyle ele geçirdi ve ülke kalkınmasına hız kazandırdı.

Yerine oğlu Huayna Kapak (1493-1527) geçti ve kuzeydeki Kuito krallığının topraklarını da ele geçirerek imparatorluğu en geniş sınırlarına ulaştırdı. Huaskar ve Âtahualpa adlı iki oğlu arasında uzun ve kanlı bir iç savaş çıktı; savaşı Atahualpa kazandı, Huascar’ı hapsettirdi.

1532’de Atahualpa, Cuzco’da taç giyeceği sırada, ispanyollar Francisco Pizarro başkanlığında Tumbez’e çıktı ve hızlı bir yürüyüşten sonra Caxamarca (bugün Cajamarca) şehrine girdiler; 16 kasım 1532’de kendilerini barış elçileri gibi göstererek inkayı cesur ve ustaca bir hileyle esir ederek hapsettiler (16 kasım 1531).

Atahualpa ancak büyük miktarda altın ödeyerek hürriyetini elde edebildi.

Ama Huaskar’ın hapiste öldürüldüğü haberi gelince ispanyollar Atahualpa’yı kardeşini öldürtmekle suçladılar ve ölüme mahkûm ederek idam ettiler (29 ağustos 1533).

Bununla birlikte İspanyolların inka imparatorluğunu ele geçirmesi sanıldığından güç oldu ve uzun sürdü.

Başlangıçta Pizarro’nun esiri olan inkanın öldürülmesinden korkan halk pek karşı koymadı, ama 1533’te Atahualpa’nın öldürülmesinden sonra kuraka’lar (imparatorluk valileri) İspanyollar a karşı direnişe geçtiler.

Pizarro 15 kasım 1533’te Cuzco’ya girdi, şehri yağma ederek büyük ganimet elde etti ve 1534 yılı başlarında Huayna Kapak’ın iki oğlundan birini Manko Kapak II adıyla inka seçtirdi.

1534 İlkbaharda Pizarro, Quito’yu işgal ederken adamları da İnkalara bağlı topluluklar arasındaki rekabetten yararlanarak ülkenin diğer önemli merkezlerini ele geçirdiler.

1535’te Manko Kapak II büyük bir ayaklanma hazırladı ve bu isyan ancak yeni bir İspanyol ordusunun gelmesiyle bastırılabüdi

Bu tarihten itibaren, Peru’daki yerli topluluklar, önce Pizarro ile Almagro (1535-1538) arasında çıkan ve Almagro’nun öldürülmesiyle sonuçlanan çatışmadan, sonra da Pizarro ile İspanyol hükümeti arasındaki anlaşmazlık (1535-1550) ve mücadelelerden yararlanarak conquistadores’lerin boyunduruğundan kurtulmaya çalıştılar.

26 Haziran 1541’de Franciso Pizzaro, Almagro’nun oğlu Deigo el Mozo’nun adamları tarafından öldürünlünce yerli halk ispanya krallığı ile koloniler arasındaki iç savaştan faydalanmaya çalıştı (1541-1544).

Ama Manko Kapak’ın ölümü bütün teşebbüslerin yarıda kalmasına yolaçtı.

İnka Medeniyeti Özellikleri

1545 ile 1550 yılları arasında ülke, İspanyol naiplerle (Vaca de Castro, Pedro de la Gasca) Gonzalo Pizarro arasındaki çetin savaşın sıkıntılarını çekti; Gonzalo Pizarro kendini Peru hükümdarı ilân etti, ispanyollar tarafından yarı köle durumuna düşürülen yerli halklar (özellikle Keçua’lar ve Aymara’lar) inka tahtında hak iddia edenlerin önderliğinde birçok defa ayaklandı; ama 1571’de taht üzerinde hak iddia edenlerden sonuncusu öldürülünce bütün hürriyet ümitleri suya düştü.

İnka Dini

İnka tanrılarının sayısı azdı: en büyük tanrı toprak, Güneş, Ay ve bütün canlı varlıkların yaratıcısı Virakoça idi; bununla birlikte Virakoça kültü çok yaygın değildi ve hükümdarlığın son döneminde soyluların bağlı kaldığı bir felsefe haline geldi.

Toprak (Parçamama), Mısır (Mamasara), Ay (Mamagilla), Deniz (Mamakokha), Yıldırım (illapa) ve özellikle İnkaların atası sayılan Güneş (inti) tanrıları daha çok saygı görürdü, inkalar bu tanrılardan başka, hâkimiyetleri altına aldıkları toplulukların tanrılarını da kabul etmişlerdi; ama bunların kültü, yaygın değil yöreseldi.

Tanrılara kutsal yerler (huaka) ayrılmış, en önemlilerinin onuruna da tapınaklar yapılmıştı.

İbadet yalnız inkaya tabi olan başrahibin (Villak umu) yönettiği rahip sınıfı tarafından idare edilirdi.

Bütün rahipler inkanın klanından geldiği halde küçük mahallî tapınakların rahipleri aşağı sınıftan seçilir ve devletten yardım görmezdi.

Rahip ve rahibeler tapınakları beklemekle görevliydi; iffetlerini korumayan rahibeler ölüm cezasına çarptırılırdı.

Tanrılara, özellikle güneş tanrısına evcil hayvanlar kurban edilirdi; insan kurban edildiği ise çok enderdi.

Dinî törenler tarım yılının başladığını belirtirdi; yılın her ayında tarım faaliyetleriyle ilgili bayramlar yapılırdı (en büyük bayram töreni yazdan sonbahara geçişte kutlanan raymi’ ydi).

Gelecekten haber vermek de çok yaygındı.

Din adamları, ateşle ruh çağırarak veya hayvan iç organlarının şekillerine bakarak yorumda bulunurlardı.

Bir de kâhinler vardı; efsaneye göre kâhinler, huakalarda konuşan tanrıların sözlerini yorumladıklarını iddia ederlerdi; büyücüler ve hekimler işlenen günahlar sonucunda meydana gelen veya vücuda büyüyle girmiş yabancı cisimler veya kaza neticesinde ortaya çıkan hastalıkları iyileştirirdi.

Tıpta (özellikle cerrahî), din adamları söz sahibiydi.

Ancak bunlar büyü sebebiyle meydana gelen hastalıkların tedavisiyle uğraşmazlardı, inkalar Kristof Kolomb öncesi diğer topluluklardan çok daha evvel, hemen hemen bilimsel denilebilecek metotlarla (kinin ve tıbbî bitkilerin kullanılması, cerrahî ameliyatlar v.b.) hastalıkları tedavi etmeyi ve iyileştirmeyi başardılar.

 İnkaların Sanatı

XV. yy.da Peru sanatı üzerine büyük etkisi görülen inka sanatı gerçekte fakirdir.

Bununla birlikte, mimarlık alanında Saksahuaman. Maçupikçu, Cuzco gibi dikkate değer şehir kalelere rastlanır.

  İnka Kültürü

İnkaların zengin bir sözlü edebiyatları vardı; bununla birlikte hiç bir yazı metodu geliştirilmemiştir.

Kültür iki yolla yayılıyordu: 1. halk yolu, haranek denen geleneksel ozanlar hep birlikte köyün gençlerini eğitir ve halka inka destanlarını ve ülkede olup biten büyük olayları şarkı biçiminde anlatırdı; 2. resmî yol, devletin aylıklı edebiyatçıları (amauta) soyluların ve kuraka’ların oğullarını yetiştirir ve hayata hazırlardı.

Bu edebiyatçıların «hocası» müstakbel inkanın eğitimiyle uğraşırdı.

Daha sonra keçua dilinde yazıyla kanıtlanan eserlerin İnkalara ait olduğu sanılmaktadır.

Bu eserlerin bazıları açık havada okunmak için meydana getirilen dramlardır.

Tiyatro eserleri arasında bugüne kadar gelen en eksiksiz oyun Ollantay’dır.

Bu eser yapısı bakımından (kişiler ve koro) yunan tiyatrosunu hatırlatır ve Virakoço’nun dünyayı ve İnkaları yaratışını anlatır, inkaların kullandığı takvim üzerine çok az bilgi vardır; bir yıl, her biri bir kamer ayını karşılayan on iki aya ayrılır.

Dönencel yıl ile aradaki farkı en aza indirmek için her üç yılda bir ilâve bir ay konulduğu sanılır.

Her ayın dinî âyinler ve tarım çalışmalarıyla ilgili özel bir adı vardır, inka medeniyeti ve özellikle, inka imparatorluğunun ispanyollar tarafından fethi üzerine yazılmış en sağlam bilgiler veren eser W. H.Prescott’un Conquest of Peru (Peru’nun Fethi) [1847] adlı kitabıdır.

W. H. Prescott bu kitabı yazarken Juan de Sarmiento’nun (XVI. yy. ikinci yarısı) Relacion de la Sucesion y Gobierno de los Yngas, Polo de Ondegardo’nun Relaciones (1561-1651), Garcilaso de la Vega’nın Comentarios Reales (Lizbon 1609), Pedro Pizarro’nun Relaciones del Descubrimiento y Conquista de los Reynos del Peru (Peru Krallıklarının Keşif ve Fethinin Hikâyesi) [1571] v.b. adlı eserlerden yararlandı.

İnkalar
İnkalar
İnkalar
İnkalar

Bir cevap yazın