IV. Kılıç Arslan

IV. Kılıç Arslan (1262-1266),Selçuklu Sultanı. Kılıç Arslan, Moğolistan’dan dönünce ağabeyinin azline dair bir ferman getirdi ve Sivas’ta bağımsızlığını ilan etti (1248). Fakat emirlerin araya girmesiyle üç kardeşin birlikte tahta çıkmasına karar verildi (1249). Bu ortak saltanat uzun sürmedi.

Emirlerin kışkırtmaları sonucunda, Kılıç Arslan Konya’dan kaçarak Kayseri’den yeniden tek başına sultanlığını ilan etti (1254); fakat kardeşleriyle yaptığı savaşta yenildi, önce Amasya, sonra da Borgulu (Uluborlu) kalesine hapsedildi.

İzzeddin Keykâvus 1256’da moğol kumandanı Baycu Noyan’a yenilince, Kılıç Arslan hapisten çıkarılarak tahta geçirildi. Fakat Baycu’nun Anadolu’dan ayrılması üzerine Keykavus yeniden tahtı ele geçirdi.

Kılıç Arslan ve müttefiki bulunan Moğollar ile Keykavus arasında mücadele başladı. Kılıç Arslan, Muineddin Süleyman Pervane’nin yardımıyla Moğolları ve ağabeyinin yanındaki bazı devlet adamlarını elde ederek Keykavus’u bozguna uğrattı ve selçuklu ülkesinin sultanı oldu (1261).

Kılıç Arslan tahtı elde ettikten sonra ağabeyine bağlı Türkmenlerle uğraştı. Bunları Konya-Akşehir arasında yendi; fakat Denizli ve doğusundaki Türkmenler isyan ettiler önce Oğuzların Afşar boyundan İslam Beyin, sonra da Sarum Beyin yönetiminde bulunan Korykos’a (bugünkü Kız kalesi) kadar olan yerleri Ermenilerden de Silifke dolaylarını aldılar.

Ermeni Hetum’u iki defa yenen Karaman Türkmenleri bu defa Karaman, Zeynelhac ve Bonsuz’un idaresinde, İzzeddin Keykavus ile birleştiler; Kılıç Arslan’a ve dolayısıyla Mogollara isyan ederek Konya üzerine yürüdüler.

Kılıç Arslan’ın kumandanı Muineddin Süleyman Pervane, Gevele kalesi önünde Karamanlıları bozguna uğratarak, beylerini ve bu arada Zeynelhac ve Bonsuz’u esir etti; bir süre sonra öldürttü.

Kılıç Arslan ve Muineddin Süleyman Pervane, Hulagu’nun ölümü üzerine İlhanlı tahtına çıkan (1265) Abaka Hanı tebrik etti ve ondan saltanatı için aldamga alarak Anadolu’ya döndü.

Moğollar yanında nüfuzu artmış olan Pervane de, onlardan daha geniş yetkiler alarak Anadolu’ya geldi ve Sinop’u ellerine geçiren Trabzon Rumlarıyla savaşa girişti.

Danişmend ili, Niksar ve Samsun’daki askerlerini toplayarak Sinop’u kuşattı. Rumlar denizden yardım alıyorlardı. Bu yüzden kalenin karadan alınması zorlaşınca bir Türk donanması şehri denizden de kuşattı.

Kale kumandanı Gaydan, deniz kumandanlarından Taceddin Kılıç ile çarpıştı ve öldürüldü. Böylece uzun bir kuşatmadan sonra Sinop yeniden Türklerin eline geçti.

Sinop’un fethi Pervane’nin şöhret ve nüfuzunu bir kat daha arttırdı. Kılıç Arslan Sinop’u Pervane’ye verdi. Böylece daha sonra Sinop’ta kurulacak olan Pervaneoğulları beyliğinin temeli atılmış oldu.

Sinop’tan dönen Pervane, moğol kumandanıyla buluşmak üzere Aksaray’a hareket etti; Kılıç Arslan’ı da oraya çağırdı. Aksaray’da buluştukları sırada bir süreden beri aralarında başlayan gerginlik arttı.Sultan, Pervane’yi saltanatı elinden almak istemekle suçladı.

Sinop’un mülkiyetini ona verdiğinden dolayı pişman olduğunu belirtti. Bunun üzerine sultanı artık ortadan kaldırmaya karar veren Pervane de ona karşı ağır sözler söyledi.

Şehir yakınlarında çadırda verilen bir ziyafette Pervane’nin yanındaki Moğollarla Niğde hâkimi Hatıroğlu, Kılıç Arslan’ı kendi yayının kirişi ile öldürdüler. Kılıç Arslan IV Konya’daki sultanlar türbesine gömüldü.

Yerine oğlu Keyhüsrev III geçirildi. Bilginler ve din adamları ile, bu arada Mevlana Celaleddin Rûmi ile de yakın ilişkiler kurdu. Bununla birlikte İslamiyeti, medrese mensuplarından farklı ve eski şamanı unsurları ile karışık bir şekilde anlayan türkmen babaları ile de ilgisi vardı.

 

Bir cevap yazın