Karaçelebizade Abdülaziz Efendi Kimdir,Hayatı

Karaçelebizade Abdülaziz Efendi Kimdir,Şeyhülislâm, ilim adamı, tarihçi ve şair (İstanbul 1591-Bursa 1658).

Karaçelebizade Abdülaziz Efendi Hayatı

Medrese tahsilinden sonra Hayreddin Paşa, Yeni Ali Paşa, Piri Paşa, Kalenderhane, Sahnı Seman, Bursa Sultaniyesi ve Edirne’de Selimiye medreselerinde müderrislik yaptı.

1623’te İstanbul’a tayin edildi.

Sadrazam Merre Hüseyin Paşa aleyhine, Fatih camiinde meydana gelen ulema ayaklanmasına katıldığından, ceza olarak, Bursa’da Molla Hüsrev medresesine gönderildi.

Murad IV’ün affı ile İstanbul’a, Süleymaniye medresesine alındı.

1624’te kadılıklara başladı; sırasıyla Yenişehir, Mekke, Edirne, ve İstanbul kadısı oldu.

Fakat Lehistan seferi sırasında İstanbul’da yağ darlığı görüldüğü için, Murad IV’ün seferden dönüşünde gazabına uğradı ve denize atılmağa mahkum edildi.

Ancak sadrazam Damad Bayram Paşanın ricası üzerine ölümden kurtuldu; Kıbrıs’a sürüldü.

Yine affa uğrayarak 1636’da Lefkoşe’den İstanbul’a döndü.

Mehmed IV tahta geçince Rumeli kazaskeri oldu (1648).

Sultan İbrahim’in hal edilmesinde ve katlinde mühim rol oynadı.

1649’da, Ravzat-ül-Ebrar (İyiler Bahçesi) adlı tarihini ve Kâfi (Yeterli) adlı eserini Padişaha sundu.

Bahâi Efendinin muhalefetine rağmen, şeyhülislâmlık payesini, Osmanlı devletinde ilk defa olmak üzere elde ederek 2 mayıs 1651’de şeyhülislâm oldu.

Karaçelebizade, şeyhülislâmlığı sırasında bazı merasimleri ve arpalık terki kaidesini yeniden canlandırdı, vakıf işlerin tanzimine büyük itina gösterdi.

Melek Ahmed Paşanın sadareti devresinde esnaf ayaklanmasına katılarak, onların başında yer aldı.

Ocak ağaları ile Saray ağaları, yani Padişahın annesi ile zevcesi Turhan Sultan arasındaki mücadelede, taraftar bulunduğu Ocak ağaları hezimete uğratıldığından cezalı olarak önce Sakız adasına sürüldü (13 eylül 1651), sonra Bursa’da oturmasına izin çıktı.

Bursa’da, dedelerinden kalma vakıf evde oturduğu sırada öldü.

Abdülaziz Efendi gayet zengin ve mağrurdu, ancak istediği kimseleri yanına çağırır ve resmi şekilde görüşürdü.

Zamanının büyük bir kısmını okumak ye kitap yazmakla geçiriyordu.

Eserlerinin başında Ravzat-ül-Ebrar adlı tarih kitabı gelir (Âdem’den 1646 yılına kadar olan kısmı Mısır’da Bulak matbaasında basıldı.

1646-1648 yıllarına ait vakalar bazı nüshalarda «yazma» olarak mevcuttur.

1648-1658 yıllarını kapsayan Tarihi ise, daha ziyade bir hatırat mahiyetindedir, birincisine zeyl olarak yazıldı, ama basılmadı).

Karaçelebizade Abdülaziz Efendi Eserleri

Eserlerinden Mir’at-üs-Safa (Safa Aynası ve Süleymanname (Bulak 1867) ile Tarih-i Feth-i Revan ve Bağdad (Revan ve Bağdat Fethi Tarihi) [Zafername] de tarihe aittir.

Süleymanname’yi, Tâc-üt-Tevâ-rih’e (Tarihlerin Tacı) zeyl olarak 1640’tan sonra yazdı.

Hilyet-ül-Enbiya, (Nebilerin Güzellikleri), Ahlâk-ı Muhsinı (Muhsini’nin Ahlâk Kitabı) tercümesi, Hall-ül-tştibah ve Kitâb-ül-Fıkhi’l-Hanefiyye de (Hanefîlerin Fıkıh Kitabı ve Şüphelerin Halli) Abdülaziz Efendi’nin eserlerindendir.

Karaçelebizade’nin, Azizi mahlâsıyla şiirleri vardır.

Mürettep divan’ı olduğu söylenir.

Gülşen-i Niyaz (Niyaz Bahçesi) adlı mesnevisinin tek yazma nüshası Nuruosmaniye kütüphanesindedir.

Arapça ve Farsçadan birçok eser tercüme etti.

Bursa’ya Müftüsuyu’nu getiren ve kırk çeşme ile bu suyu şehre dağıtan da Abdülaziz Efendidir.

Bir cevap yazın