Kerbela Olayı

 

Kerbela Olayı İslam tarihinde, Kerbela vakası diye anılır. Üçüncü islam halifesi Osman bin Affan’ın ölümü üzerine Ali halife seçildi, Kendisine rakip çıkan Şam valisi (sonradan Emevi devletinin kurucusu) Muaviye bin Süfyan (öl. 680) ile mücadele etmek zorunda kaldı.

Halife Ali 661’de şehit edildi. Oğlu Hasan bin Ali (625 -669) ise halifelik davasından vaz geçti. Muaviye hilafet mevkiinde durumunu sağlamlaştırdıktan sonra oğlu Yezid’ı (öl. 683) veliaht tayin etti.

Yezid halife olunca Hazreti Muhammed’in ikinci torunu Hüseyin’in de (626 – 680) halifeliğini tanımasını istedi. Yezid’in halifeliğini tanımayan imam Hüseyin Medine’den Mekke’ye göçmek zorunda kaldı. Mekke’de bulunduğu sırada Küfe eşrafı ve halkından davet mektupları aldı.

Kûfeliler, bütün güçleriyle kendisin» yardım edeceklerine dair söz verdiler. Hüseyin, Küfe halkının eğilimini daha iyi öğrenmek amacıyla amcası oğlu Müslim bin Akıd’i Kûfe’ye yolladı.

Müslim, imam Hüseyin’e haber göndererek derhal gelip hareketin başına geçmesi gerektiğini belirtti. Fakat bu sırada Basra âmili Ubeydullah bin Ziyad, geniş yetkilerle, Yezid tarafından Küfe valiliğine tayin edildi. Kufeliler Müslim’e yardım etmedi.

Yeni vali, Müslim’i yakalatıp öldürttü. Sonra da imam Hüseyin ile mücadele etmek için hazırlandı. Hüseyin, Müslim’in ölümünü duymadan, Mekke’den Irak’a doğru yola çıktı.

Fakat Kûfe’ye yakın Kerbela mevkünde Ömer bin Sa’d bin Ebu Vakkas kumandasındaki askerler tarafından kuşatıldı. Ya Yezid’in halifeliğini tanıması veya teslim olması teklif edildi.

Hüseyin bu teklifi reddetti. Düşmanları, Fırat suyu tarafını tutarak Hüseyin ve beraberindekileri kızgın çölde susuz bıraktılar. İmam Hüseyin, yanındakilere, isterlerse kendisinden ayrılıp hayatlarını kurtarabileceklerini söyledi. Fakat kimse ayrılmadı.

Hasta yatan oğlu Zeynel Abidin (Ali) hariç Hüseyin ve beraberindekiler Yezid ordusu ile döğüşüp öldüler (10 ekim 680) [10 muharrem 61]. Yezid taraftarları Hüseyin’in başını kestiler; Ehlibeyt ile birlikte Şam’a, Yezid’e gönderdiler.

Sonra, Yezid, Ehlibeyti, Medine’ye geri gönderdi. 683-684 Tarihinde Muhtar bin Ebu Ubeyd es-Sakafî (622-687) Hüseyin’in intikamını almak için isyan etti. Ubeydullah bin Ziyad ve Kerbela olayı sorumlularının birçoğu öldürüldü (686), imam Hüseyin’in şehit edildiği ve gömüldüğü mevki, sonraları İslam dünyasının ve özellikle Şii’lerin bir ziyaret yeri oldu.

Kerbela Olayı Edebiyatı 

İslâm edebiyatında imam Hüseyin’in ölümü ilk defa Araplar tarafından hikâye edildi. Arapçada bu konudaki en eski eser Ebu Mihnaf’a (öl. 774) aittir. Ebu’l-Ferec Ali el-Isfahanî’nin (öl. 966-967) Makaatil-üt-Tâlibiyyin (Taliplerin öldürüldükleri Yerler) adlı eserinin genişçe bir kısmında da Kerbela olayı anlatılır.

Radieddin Ebu’l-Kasım Ali bin Musa et-Tâusî (1193-1263), Nasr bin Muzahim, Ebu ishak el-isferâyinî, Ebu Abdurrahman bin Muhammed’in maktel türüne giren eserleri vardır: İran edebiyatında Kerbelâ olayı ile ilgili olarak yazılmış eser sayısı çoktur. Fakat özellikle Hüseyin Vâiz Kâşifî’nin (öl. 1505) Raviatü-üş-Şühedâ (Şehitlerin Bahçesi) adlı eseri ünlüdür.

İran edebiyatında bu türden ün kazanmış diğer eserler arasında, Muhrik-ül-Kulûb (Gönülleri Yakan); Müheyyici-ül-Ahzân (Üzüntüleri Çoğaltan), Tufan-ül-Bükâ (Gözyaşı Tufanı), Esrâr-uj-Şe-hâde (Şehitlerin Sırları) vardır.

Ayrıca Muhteşem Kâşanî, Hakîm Kaânî ve Serbaz Kazvinî gibi şairler tarafından yazılmış Kerbelâ olayı mersiyeleri de dikkati çeker.

Anadolu türü edebiyatında Kerbela olayını bağımsız bir konu olarak ele alarak işleyen eserler şunlardır: Kastamonulu Şazî’nin Dâstan-i Maktel-i Huseyn’i (Hüseyin’in öldürüldüğü Yer Üstüne Destan) [1362]; Yahya bin Yahşi’nin (öl. 1436) Maktel-i imam Huseyn’i (imam Hüseyin’in öldürüldüğü Yer); Lâmiî Çelebi’nin (1472-1532) Maktel-i Âl-i Resul (Peygamber Soyunun öldürüldüğü Yer); Hacı Nuıeddin’in Vak’a-i Kerbelâ’sı (1530-1531); Gelibolulu Camî’nin Saa-detname’A (XVI. yy. ortaları); Fuzuli’nin (1480-1556) Hadikct-üs-Suadâ’sı. Son eser Türk edebiyatındaki en önemli ve etkili makteldir.

Tanzimattan sonra yazılan eserler arasında, Sanih’in Mersiye-i Şerif i, Vâkıa-i Kerbelâ Mukaddemesi, Kâzım Paşa’nın Riyâz-i Asfiyâ’sı, Muharrem Efendi Mersiye’si, Edhem’in Vak’a-i Kerbelâ’sı, Ali Rıza’nın Hadise-ı Kerbelâ’sı, Nevres’in Mersiyemi, Hakkı’nın Terkib-i Bend Mersiyesi, lbnür Reşad Ali Ferruh’ıın Kerbelâ’sı sayılabilir.

Bir cevap yazın