Kıbrıs’ın Fethi

Kıbrıs’ın Fethi,Osmanlı devleti Suriye ve Mısır’ı alıp Kuzey Afrika’nın en mâmur kısmına sahip olduktan sonra yol üzerinde bulunan ve korsan gemilerine melce olan Girid adasıyla Suriye ve Anadolu sahillerine pek yakın bulunan, tüccar ve sair gelip geçen gemilere rahat vermeyen Kıbrıs adasının elde edilmesi zaruret halini almıştı.

Kıbrıs adasının Trablusşam, İskenderun, Mersin ve İçel sahillerine yakın olması dolayısı ile adanın,Akdenizin doğusuna sahip olan Osmanlılara geçmesi pek tabiî görülüyordu.

Çünkü hersene Mısırdan ve Suriye sahillerinden İstanbu’a giden ve dönen gemiler Malta ve Venedik korsanlarının taaruzlarına uğruyorlardu;bundan başka havanın muhalefeti nedeneniyle Kıbrıs’a düşen tüccar gemilerinin eşyaları musadere olunuyordu.

Devletçe bu halden şikâyet edilince bu tecavüzü yapanların Mesina ve Malta korsan gemileri olduğu cevabı veriliyodu.

977 Zilhicce-1570 mayısda 180 kadırga,10 mavna,170 barça,karamürsel denilendaha küçük deniz vasıtasından yani üçyüz altmış parçadan mürekkep (oluşan)Osmanlı donanması Kaptan-ı Derya Müezzinzâde Ali paşa kumandasında olarak İsatanbul’dan Kıbrıs’a hareket etti.

Adanın zaptına Lala Mustafa Paşa serdar tayin edilip denizdeki donanma faaliyetlerine de tecrübesine binaen  II. Selim’in kızının kocası Vezir Piyale Paşa memur edildi.

Boğazdan çıktıktan sonra donanmaya yüz kadar levend gemileride katıldı karadan sevkedilen Anadolu “tımarlı sipahileri” tahsis edilen gemilerle Fenike limanından adaya geçirildi (temmuz 1507) ve bunlar içeride adanın merkezi olan Lefkoşe üzerine sevkedililer.

Donanmadan çıkan kapıkulu ocakları nında katılımıyla Serdar Lala Mustafa Paşa elli bir günlük kuşatmadan sonra Lefkoşe’yi aldı.(9 eylül 1570) daha yukarıda söylediğimiz gibi bu sırada müttefik donanması Meyis adası önüne kadar gelmiş ise de Lefkoşenin alındığını haber alarak geri dönmüştü.

Lefkoşenin zaptından sonra adanın doğusundaki Mağosa (Famagosa)’dan başka diğer mühim Kıbrıs şehirleri teslim oldular.

Piyale Paşa düşmanın ânî baskınına mani olmak için Rodos açıklarında bulunuyordu.

Bu sırada adanın en mühim en iyi korunan şehri olan Magosa kuşatıldı. (Ekim ayı ortaları 1570)Denizdende yardım gören bu yerin düşmeyeceği zannediliyordu.

Magosa denizdende abluka olundu;kışın gelmesi üzerine Piyale Paşa Rodos beti Arap Aahmet Bey kumandasında kırk kadar kadırga bıraktıktan sonra Magosa limanından ayrıldı; adada yalnız Serdar Lala Mustafa Paşa kaldı.

Bir cevap yazın