Kırım Savaşı,Tarihi,Nedenleri,Sonuçları

Kırım Savaşı,Tarihi,Nedenleri,Sonuçları Osmanlı devleti ve müttefikleri ingiltere fransa ve piemento ile rusya arasında 1853-1856 yıllarında yapılan savaş.

Ruslar , Türkiye’deki bütün ortodoksların himayesine Yerilmesini istedi (kutsal yerler meselesi) ve padişahın ret cevabı üzerine Eflak-Boğdan eyaletlerini işgal etti ve bir rus donanması Sinop şehrini bombalayarak Osman Paşa kumandasındaki Türk donanmasını batırdı (30 kasım 1853).

Bunun üzerine Fransa ve İngiltere, İstanbul’un ve Boğazlar’ın rus tehdidi altına girdiğini anladılar.

Türk rus antlaşmazlığı bu olaydan sonra bir defa daha özellikle Boğazlar yüzünden bir avrupa meselesi durumuna geldi.

İngiltere ve Fransa’da basın, savaş lehine yazılar yazmaya başladı; Fransa ve İngiltere hükümetleri ekim ayında, çar anlaşmaya yanaşmazsa, Türklere yardım edeceklerini bildirmişlerdi.

Nitekim bir süre sonra da İngiliz ve Fransızlara ait donanmalar Çanakkale boğazını geçerek İstanbul önlerine geldi.

Durumu haber alan rus çarı, İngiliz ye fransız donanmalarının Çanakkale boğazını geçmesini protesto etti.

Avusturya ve Prusya, Boğazlar antlaşmasını (3 temmuz 1841) imzaladığı halde, olaylarla ilgilenmediler Sinop bombardımanından sonra İngiltere kraliçesi Victoria ve Napoleon III, Osmanlı imparatorluğu ile Rusya arasındaki anlaşmazlığı çözmek için arabuluculuk teklif ettiler.

Çar Nikolay’ın bunu kabul etmemesi üzerine, Londra ve Paris kabineleri Rusya’ya birer ültimatom verdi. Bu ültimatomda, Eflak ve Boğdan’ın hemen boşaltılmasını.

Osmanlı imparatorluğunun mülki bütünlüğünün tanınmasını, ortodoks tebaa üstünde himaye fikrinden vaz geçilmesini istediler. Böylece Eflak ve Boğdan’ın boşaltılmaması, savaş için yeterli bir sebep olacaktı.

Çar bu ültimatomu reddetti, sonra da rus ordularına Tuna’yı geçme emrini verdi (9 şubat 1854).

İngiltere ve Fransa, bunun üzerine Rusya’ya savaş açılmasını kararlaştırdılar (12 mart 1854).

Osmanlılar, Fransızlar ve ingilizler arasında üç antlaşma yapıldı, ilki İstanbul antlaşmasıydı.

Bu antlaşma ile İngiltere ve Fransa, Osmanlı devletinin toprak bütünlüğünü garanti ediyor ve yenileşme hareketlerini destekliyorlardı (12 mart 1854).

İkincisi Londra antlaşmasıydı. Bunda, iki devlet Osmanlı imparatorluğundan özel çıkarlar sağlamak düşüncesinde olmadıklarını açıkladılar.

15 Nisan protestosuyle de Avrupa’nın beş büyük devleti (İngiltere, Fransa, Osmanlı imparatorluğu, Avusturya-Macaristan imparatorluğu, Prusya) barış ilkelerini kararlaştırdılar.

Buna göre, Osmanlı topraklarının bütünlüğünü, osmanlı padişahının tebaasına yeni haklar vermesi, yeni bir fermanla bunların duyurulması. Eflak ve Boğdan’ın boşaltılması öngörülüyordu.

Bu antlaşmalar sonunda Rusya üç devlete karşı savaş yapmak zorunda kaldı.

Rusya ile müttefikler arasındaki savaş alanları, Rumeli ve Anadolu kıyılarından başka Kırım ve Baltık oldu. Ruslar savaşa kutsal bir nitelik vermeye çalıştılar.

Balkanlar’a gelen rus ajanları, ortodoks tebaaya, çarın İstanbul’u Yunanlılara kazandırmak için üç devlete karşı savaştığı haberini yaydılar. Bu propagandanın etkisi görüldü.

Savaşın bir yıl içinde sona ereceği ve patriğin Ayasofya’ya girip ayin yapacağı fikri rum vilayetlerinde ilgi gördü; Epir ve Etolya’da ayaklanmalar oldu, isyan hareketi kısa zamanda Tesalya’ya da yayıldı. Yunan hükümeti askeri hazırlıklara başladı.

Bunun üzerine Fransızlar Pire’yi işgal ederek Yunanistan’ı abluka altına aldılar.

Yunanistan bu baskı üzerine tarafsız kalacağını bildirdi. Böylece Ruslar, Tuna kıyılarında ümit ettikleri kesin başarıyı kazanamadılar.

28 Ocak 1854’te Ruslar genel bir saldırıya geçtiler. Tuna’yı, Kalas’ı, ibrail ve İsmail’i de alarak Dobruca’ya girdiler. Bu arada bir osmanlı ordusunu yenerek Silistre’yi kuşattılar.

Kaledeki osmanlı kuvvetleri, Ruslara karşı kaleyi şiddetle savundu; mayısta yapılan altı saldırıyı püskürttüler.

Bu arada İngiliz ve fransız kuvvetleri, Osmanlılara yardım etmek üzere Gelibolu’dan Varna’ya geldiler.

Avusturya da Rusya’yı zorlamaya başladı. Osmanlılar Avusturya ile bir antlaşma yaparak Tuna bölgesindeki cepheyi ortadan kaldırdılar.

Bu antlaşmadan sonra müttefikler Rusya’yı barışa zorlamak için Kırım üzerine yürümeyi uygun buldular.

Kırım savaşının daha fazla uzamayacağını ve kesin bir zafer kazanacaklarını umuyorlardı.

Fakat fransız ve İngiliz orduları Avrupa’daki üslerinden çok uzakta dövüşmek zorunda kaldı; ayrıca böyle bir sefer için her bakımdan hazır değillerdi.

Üç devletin deniz ve kara kuvvetleri arasında işbirliği, kumanda birliği de yoktu.

Türk kuvvetlerinin başında Ömer Paşa, fransız kuvvetlerinin başında Saint Arnaud, ingilizlerin başında ise lord Raglan bulunuyordu.

89 Savaş gemisinin yanında 267 taşıt gemisi, Kırım’da Veupatoria’ya 30 000 fransız, 21 000 İngiliz ve 6 000 türk askeri çıkardı (20 eylül 1854).

kırım savaşı Sonuçları

Bu kuvvetlerin karşısında 51 000 rus askeri vardı. Müttefiklerin başlıca amacı Sivastopol’ü almaktı; Sivastopol yolunu kapayan Mençikov kuvvetlerini Alma’da yendiler.

Fakat Ruslar savaş gemilerinin bir kısmını batırarak limanın deniz tarafından güvenliğini sağladılar. Albay Totloben’in yaptığı tabyalar da karadan gelen taarruzları önledi.

Bunun üzerine şehrin sürekli kuşatılmasına karar verildi. Bu arada Rusların müttefik çemberini yarmak için yaptığı çıkış hareketleri de sonuç vermedi (25 ekim – 5 aralık 1854). Kış gelince, savaşlar durdu.

Bu sırada Küçük Piemonte hükümeti Rusya’ya karşı savaşa girecek 15 000 kişilik bir kuvvet gönderdi.

1855 Baharında müttefikler 140 000 kişilik bir kuvvetle tekrar savaşa başladılar. Malakov tabyasının Yeşiltepe mevkii ve Beyaz tabya, 7 haziranda alındı.

Yardıma gelen kuvvetler Traktir köprüsünde ezildi (16 ağustos 1854), Sivastopol sürekli topa tutuldu, Ruslar günde 1 000 kayıp verdiler.

Müttefikler 4-7 eylülde genel bir saldırı ile Sivastopol’ü savunan Malakov tabyalarını teslim aldılar, 10 eylülde bir harabe durumuna gelen şehre girdiler.

Limanı, dokları, tersaneyi tahrip ettiler. Harekat, Kangil çarpışması (29 eylül) ve Kinburn ile Orçakov’un işgaliyle (ekim) sona erdi. Bu arada Ömer Paşa da Rusları Yevpatoria’da kesin bir yenilgiye uğratı.

Bu savaşlarda iki tarafın kayıpları 240 000’e yükseldi. Müttefiklerin başarıları, Nikolay’ın ölümü ve yerine Aleksandr II’nin geçmesi, Ruslarda, savaşı kazanma ümidini yok etti. Yeni çar şerefli bir barış yapmaya hazır olduğunu bildirdi.

Barış şartlarının görüşülmesi için Paris’te bir kongrenin toplanması kararlaştırıldı.

Bir cevap yazın